Asil Nadir davasında neler oluyor ?

Kıbrıs’ın en ünlü işadamı Asil Nadir’in davasıyla ilgili uzun süredir bir şey yazılmadı.. Zannetmeyin dava bitti veya ertelendi..
Mihrişah SAFA

Kıbrıs’ın en ünlü işadamı Asil Nadir’in davasıyla ilgili uzun süredir bir şey yazılmadı..
Zannetmeyin dava bitti veya ertelendi.. 2010 Ağustos ayında , 17 yıllık aradan sonra büyük gürültülerle İngiltere’ye dönen işadamının davası Ocak ayından bu yana devam ediyor..

Ancak altıncı ayına girecek davada duruşmalar beklenen hızda gitmiyor.. Bu nedenle dava uzadıkça uzuyor.. Arada hastalıklar, beklenmedik kazalar duruşmanın seyrini de etkiliyor doğal olarak..
Biraz hafızalarımızı tazelemekte yarar var.. Asil Nadir, 1980’lerde iş dünyasına damgasını vuran, dünyanın dört bir yanına kol salmış Polly Peck PLC imparatorluğunun hem yönetim kurulu başkanı, hem de en büyük hissedarıydı.. Dokunduğu herşeyi altına çevirdiği için adı “Midas Dokunuşlu adama” çıkmıştı.. Öyle ki 1000 sterlinlik Polly Peck hissesi, on yıl sonra 1 milyon sterlin değerini buluyordu.. İngiliz basınında Asil Nadir’in adı fırtınalar estiriyor, her attığı adım haber olmaya yetiyordu.. O yıllar “Demir Leydi”, İngiltere’nin ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher’in dönemleriydi..

Sonra bu müthiş imparatorluk çatırdamaya, daha doğrusu çatırdatılmaya başlandı.. 1990’ların başı Polly Peck PLC ile Asil Nadir’e hiç de uğurlu gelmedi.. İncelemeler, soruşturmalar, gözaltına almalar derken, bu koca imparatorluğun hisseleri düşmeye , adı üzerinde kara bulutlar dolaşmaya başladı.. Nadir, Polly Peck hesabından para çalmakla suçlanarak mahkemeye verildi.. Ve tam bunların ortasında işadamı, Mayıs 1993’de filmlerdeki gibi bir planla Kuzey Kıbrıs’a döndü.. Ve esaret yılları da başladı..

Aslında pek de esaret denemezdi.. Alışageldiği ihtişamlı yaşamını ana vatanında da sürdürdü.. Ancak yıllar geçtikçe, adını temize çıkartma isteği, herşeyden ağır bastı.. Ve 26 Ağustos 2010 yılında krallara yaraşan şekilde , İngiltere’de görülmeyen biçimde muhteşem bir dönüş gerçekleştirdi.. Ancak ne Nadir eski Nadir’di, ne de İngiltere , geride bıraktığı İngiltere..

Nadir’in ilk mahkemesi 3 Eylül 2010’da görüldü ve o tarihten bugüne kadar sayısız defa mahkemeye yargıç karşısına çıktı.. Bu kez Asil Nadir’in yanında genç eşi Nur Nadir de vardı.. Nadir’i davalarında hiç yalnız bırakmadı.. Hemen hemen tüm davalarını izlemeye geldi..

Evet bu yılın 24 Ocak tarihinde de Londra’daki Ağır Ceza Mahkemesi Old Bailey’de asıl duruşmalar başladı.. 180 sayfalık iddialar arasında çok tanıdık isim okundu.. Buradan, oradan.. Asil Nadir davası 1990’lardaki gibi 21’inci asırda da büyük ilgi çekiyordu..
Davalar beklenmedik gelişmelerle gecikti, ertelendi dedim.. İlk başlandığında duruşmaların 6 ile 8 hafta sürmesi bekleniyordu. Ancak aradan 5 ay geçmesine rağmen, nisan başında başlayacağı belirtilen Asil Nadir’in ifadesine daha sıra bile gelmedi.

12 kişilik jüriden rahatsızlananlar oldu.. Dava aksadı.
Asil Nadir, geçtiğimiz günlerde bronşit oldu,bir hafta davaya gelemedi.
Ondan önce eşi attan düştü, belinden sakatlandı, dava ertelendi..
Evdeki hesap çarşıya hiç uymamıştı..

Davada İngiliz ve Türk çok sayıda şahit dinlendi.. İddialarda çok tanıdık isim var demiştim.. Bunları zaman zaman yazdık.. Çoğu Polly Peck lehine şahitlik yaptılar.. Bazıları yaşları ilerlediği için video linkle mahkemeye gelmeden, ifade verdi.. Bazılarının ki bunlar Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Türklerdi.. Onların ifadeleri ya yazılı okundu, veya video linkiyle verildi .. Şahsen Londra’ya gelip ifade verenler de oldu. Hatta ifadesi okunanlar arasında ölenler bile vardı..

En çok adı geçen kişilerden biri de Ersin Tatar.. Maliye Bakanının adı uzun yıllar çalıştığı Polly Peck PLC’de yardımcı sayman olarak iddianamede yer almakla kalmadı, ilerleyen günlerde de gündeme geldi.. Birkaç hafta önce ifadesi dinlenen Metropolitan Polis Dedektiflerinden Müfettiş Michael Hawkins, 1990 Ekim ayında Polly Peck imparatorluğunun Berkeley Square’deki merkezine gittiğinde, kendisine firmanın direktörü Peter Compson tarafından içinde yırtılmış kağıt parçalarının bulunduğu bir zarfın verildiğini söyledi.. Müfettiş daha sonra güvenlikçinin odasında Ersin Tatar’ı gördüğünü ve konuştuğunu, neden kağıtların yırtıldığını sorduğunda “ Önemli değil” yanıtını aldığını söyledi.. Ve devam etti.. “Kendisine, neden önemsiz kağıtları saklamak istediğini sordum... Bana “evrak çantamda bulunmasını istemiyorum” yanıtını verdi.... Ben de “ Belgeyi küçük parçalara ayırıp, yırtmışşın. Belli ki önemliymiş. Bu belge neydi” diye sordum.. Bana yine “önemsiz” dedi... Ancak sıkıştırınca, sonunda “ Asil Nadir’in Kıbrıs’taki Bozkurt gazetesine para transferine ilişkili bir belge olduğunu” itiraf etti.. “

Bunlar Kıbrıs’taki tanıdık isimlerden mahkemede adı en çok geçenlerden Sayın Tatar’la ilgili olanlar..
Beş ay içinde birkaç kişi, şahsen gelip mahkemede ifade verdi.. Bazı anahtar şahitler öldüğü için sağken verdikleri ifadeler okundu.. Bazıları da video link ile bağlandı..
Asil Nadir duruşmasında bence en can alıcı ifadeler, tüm olayların kahramanı 71 yaşındaki işadamı ifadesini vermeye başladığında ortaya çıkacak..

Basının büyük ilgisini gören bu dava, yine 1980, 1990’lardaki gibi İngiliz medyasında geniş yer bulmaya devam edecek.

Ben de Asil Nadir’in ifadesini dinlemek için sabırsızlananlardanım..
Ve gerçekten adaletin yerini bulmasını diliyorum.
Bu haber 734 defa okunmuştur

:

:

:

: