Ağlasam sesimi duyar mısınız?

Geçenlerde ATV’de yeni başlayan bir yarışma programını izliyordum. 3 tane yarışmacı bilgilerini yarıştırıyorlar, en çok soruya cevap veren ise birinci oluyor.
Geçenlerde ATV’de yeni başlayan bir yarışma programını izliyordum. 3 tane yarışmacı bilgilerini yarıştırıyorlar, en çok soruya cevap veren ise birinci oluyor. Şöyle bir soru geldi: “Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda? Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma ellerinizle” dizelerinin sahibi kimdir? Bilgisine güvenerek o programa çıkan 3 yarışmacı da bu soruya cevap veremedi…

Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp demişler lakin kusura bakmayın da bir Orhan Veli’yi bilmemek bana göre “ayıptır” hatta o da yetmez rezilliktir! İlkokulda dahi Türkçe derslerinde az rastlamadık bu dizelere. Nasıl olur da bilgisine güvenip televizyona yarışmaya çıkan insanlar, Orhan Veli Kanık gibi büyük bir şairi bilmezler diye bütün gece hayıflanıp durdum. Sonra pek tabii ki “değerlere olan saygımız” geldi aklıma. Sorgulanması gereken o kadar çok şey var ki bu konuda…

Bazı değerleri bilmek için illa ki o değerler hakkında uzman olmak gerekmez. Değerlerimize ne kadar ki verdiğimiz önem? Globalleşmek adına verdiğimiz yaşam savaşı mı kopartıyor bizi değer yargılarımızdan? Yoksa uğruna ölüp bittiğimiz batıcılık anlayışı mı yüz çevirtiyor bizi doğduğumuz kültüre? Bilemedim…

İnsanoğlu ne garip! Bir yandan geçmişe duyduğu özlem içerisinde kavrulurken diğer yanda geçmişin kilometre taşlarını oluşturan değerleri unutmanın ironisi içinde yaşıyor. İnsanoğlu siyasete duyduğu merakın 10’da 1’ini sanata duysaydı şu anda daha ileri seviyede bir toplum olarak sergileyebilirdik dünya duruşumuzu. Dedikoduya, magazine verdiğimiz merakı sanata verseydik şu anda daha kültürlü toplumlar yetiştirmiştik yeryüzünde. Sanatı seven insan doğayı da sever, insanı da sever, yeryüzündeki tüm güzellikleri sever ve saygı duyar. Boşuna dememiş Mustafa Kemal, “Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” diye. İşte buradan geliyor yoksunluğumuz…

Hey gidi Orhan Veli hey! Sen sordun sormasına da, belli ki bazıları hala duyamamış seni mısralarında. O halde bir kez de biz duyuralım sesini bu satırlarda;

“Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda?
Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Orhan Veli Kanık.”

:

:

:

: