Ödenemeyen maaşlar, araştırılmayan nedenler !

BAŞKENT kendine geliyor, çöpler kalkıyor , yerler ilaçlanıp yıkanıyor. Tamam bu sorun şimdilik rafa kaldırılır olur biter, ama aybaşı yine geldi bile.
BAŞKENT kendine geliyor, çöpler kalkıyor , yerler ilaçlanıp yıkanıyor. Tamam bu sorun şimdilik rafa kaldırılır olur biter, ama aybaşı yine geldi bile. Gelişmiş yönetim sistemleri sorunları bir tecrübe olarak da değerlendirirler, sorunu ve çözümü kurumun hafızasına kaydederler.

Bundan amaç aynı sorunu yeniden yaşamamak içindir. Paydaşlar sorunun nedenlerini birçok açıdan incelerler, irdelerler gerekli ‘dersi’ aldıklarına emin olurlar. Lefkoşa Belediyesi nde merak ediyorum, bu sorunu bugün değerlendirmeye çalışanlar var mıdır?

Baskan grev günlerinde ‘suçluları’ çok kolay işaret etmişti. Ama sorun ‘suçluların’ maaşları ödenince giderildi veya şimdilik donduruldu. Belediye Meclisi suçun borçlanma olduğunu savunmuş ama yine de Maliye den borç,bağış veya katkı alıp sorun çözüldü. Sendika, kendisi ve üyeleri hariç herkesi hatta Belediyeye ait emlakı hedef seçerek grevi yönetti. Çözüm tabi ki Belediye Başkanlığı, Hükümet ve Maliye den gelen uzlaşı ile çözüldü. Vatandaş ise ya organik olarak taraf olduğu yapıları savundu, ya da veryansın etti bu düzensizliğe.

ÇOK ÜZÜCÜ olan toplumumuzun her kademesindeki yöneticilerinin bir türlü çözümlere müdahil olamayışı. Her sorun birkaç siyasinin masasından çıkacak imzaya, veya o siyasinin konu ile ilgili bilgi ve uzmanlığının kısıtlı olabilmesine rağmen ordan gelecek karara bağlı olmasıdır.

Siyasiler iyice kaçıyor uzmanların,(gerek bürokrat gerek hükümet dışı) bilgilerinden.

Siyasiler teknoloji den de kaçıyorlar. En basit teknoloji yöntemleri ile devlet dairelerindeki kaos,hastanelerdeki hastaya eziyet, her taraftaki vergisiz kaçak işlemler kolaylıkla kontrol altına alınabilir halbuki. Buna yüzlerce vergi dışı çalışan işyerlerinden tutun gelirleri belirlenmeyip ruhsat, lisans,stopaj adı altında keyfi ödemelerle muazzam vergi kaçırır olabilecek işletmeler de dahil.

Siyasiler görev kabül ettkleri halde başta AB İnsan Hakları kuralları olmak üzere tüm yasalardan da kaçıyorlar, kendi koydukları yama yasalardan bile.

Hele şeffaflık ilkeleri, açıklık prensipleri, hesap verebilirlik sanki afaroz nedeni siyasiler için.

Öyle bir gelenek şekillendirilmiş ki hem iktidarlar hem muhalefetler bu uygulamadan nemalanıyorlar sanki. İktidarlar aslan payını alırken muhafeletler sus payı ile idare ediyorlar.Üstelik bir de vatandaşı suçlu gösterebiliyorlar.

BU ACAYİP GELİŞMELER kesinlikle KKTC nin başındaki izolasyonlarla da ilgilidir. En azından doğru örneklerden etkilenebilmek için gerekli iletişimler kısıtlı. Ancak KKTC de her konu ile ilgili, kurum,daire,Bakanlık yok mu? Meslek örgütleri, sendikalar, sivil toplum örgütleri yok mu? Bu kurumlarda çalışanlar bu ülkenin insanları değil mi? Ama siyaset hem iktidar hem muhalefet buraları sadece seçimlere endeksleyerek etkinsizleştirmiştir. Biz Kıbrıslı Türkler küçük bir milletiz, KKTC de ancak bizim toplum olarak sahip olduğumuz kapasite kadar değer kazanabilir.

Biran once gücü paylaşan siyasiler, resmi kurumlar,sivil toplum örgütleri öncelikle kendilerini geliştirmek ve biraraya gelip öncelikli sorunlara çözüm bulmalarının gereğini kavramalıdırlar. Toplanamayan meclisler, yönetim kurumları ve örgütler sadece yokoluşa götürürler yapılarını.

ERDEM, sadece kendinin doğru ve haklı olmayabileceğine inanmaktır.
Bu haber 572 defa okunmuştur
  • DR. M. R. Ertanın   - 13.06.2012 Sana katılırım YANİ, izolasyonu da bahane ettiler başarısızlıklarına. Bir de kendi toplumumuza uyguluyorlar izolasyonlar ı ....
  • yani  Londra - 11.06.2012 Hocam ben bu 'izelasyon' 'ambargo' laflarini artik komik buluyorum!!.. Nicin mi?? Siz ulkenin tek milli hava yolunu batirin.. Onun yolcularini ucak alanlarinda perisan edin ve ustelik tekrar ucuramadiginiz binden fazla yolcunun parasini 26 aydir hala geri odemeyin.. Sonra ambargo, izelasyon ayirimcilik diye aglayin...Valla sorry ama artik bu laflara maynunlar bile guler..
  • herşey eksik lefkoşa  sadiye - 11.06.2012 hocam size katılıyorum, siyasiler başta olmak üzere tüm kuruluşlar biraraya gelip çözüm yolları arayıp buldktan sonra bunu faaliyete geçirmeliler,ama sadece herşey lafta kalıyor,yokoluşa gitmek istemiyoruz..akılcı,samimi ve aktif çözümler istiyoruz..
  • yanan biziz abdulcelil  lefke - 09.06.2012 hocam bu tarz krizlerden nereye çıkarsa çıksın etkilenen yine halk oluyo.. hem seçiyoruz hem de seçtiklerimizle acımzı çekşyoruz

:

:

:

: