Demokrasi-Sizsiniz

Flaş, flaş, flaş diye geçti haber bültenleri. Neydi bu önemli haber? Sağlık Bakanı Sayın Ahmet Kâşif ile Milli Eğitim ve Spor Bakanı Sayın Kemal Dürüst’ün görevlerinden alınmaları.
Flaş, flaş, flaş diye geçti haber bültenleri.
Neydi bu önemli haber?
Sağlık Bakanı Sayın Ahmet Kâşif ile Milli Eğitim ve Spor Bakanı Sayın Kemal Dürüst’ün görevlerinden alınmaları.

Sayın Başbakan görev yerlerine gitmiyorlar, kurultayla ilgileniyorlar, aramızda uyum sorunu var diyerek bazı gerekçeler üretti.

Yani kısacası “Şiddetli geçimsizlik”.

Önce şu cümlelerin altını çizerek anlatayım.

Kesinlikle hiçbir siyasi partiye bir diğerinden daha fazla yakınlığım yok.

Bu konuda çok rahatım.

İsteyen her partiye de üye olurum.

Sol veya sağ fark etmez.

Ulusal Birlik Partisinin kurultayında da taraf değilim.

Konu ile ilgili her yazımda beni ilgilendiren kısmını yazıyorum, katıldığım televizyon programlarında da söylüyorum.

Halk ne kazanacak? Benim için öncelik budur.

Bu öncelikten sonra ikinci önemli konu “Demokrasi”.

Bu yarışın ülkenin hayrına olacak şekilde yaşanıp sonlanması demokrasi kültürümüze bir artı kazandıracaktı.

Kazandıracaktı diyorum çünkü bu süreçte bu durumun tam tersi yaşanıyor.

Önce Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun kurultaya müdahalesi konuşuldu.

Hala daha konuşuluyor.

Kızını milletvekili sonra da parti başkanı yapmak istiyor diyenler çok.

Daha sonra Türkiye hükümet yetkililerinden destek istendi.

Geldiler “İstikrar” sürmeli dediler.

Ama kimin istikrarının sürmesi gerektiğinden söz etmediler.

Daha sonra mevcut Genel Başkan ve Başbakan Sayın irsen Küçük dışında herhangi bir ismin UBP Genel Başkanlığına aday olmasının etik olmayacağından söz ettiler.

Demokrasi mi, demokratik mi?

Asla değil.

Evvela şu açık seçik bilinmeli;

Bahsi geçen isimlerin hepsi aynı partinin mensupları.

Ve mensubu oldukları parti şuanda iktidarda.

İstedikleri her şey var.

Meclis çoğunluğu, sessiz bir halk, dağılmış bir sendikal birliktelik, etkisiz bir muhalefet.

Ama ne yapıp, ne ediyorlarsa kendi kendilerine sorun yaratmayı ve o sorunla boğuşup ve de yıpranmayı başarıyorlar.

Sözü görevden almalara getirecek olursak.

Sayın Başbakan kabinesinde görev verdiği Sağlık ve Eğitim Bakanını görevlerinden aldı.

Sebep Sağlık Bakanının kurultayda aday olması, Eğitim Bakanının da aday olan Sağlık Bakanına destek vermesi.

Olamaz mı yani?

Sayın Başbakan kendisine destek veren fakat yaptığı Bakanlığı aslında yapamayan Bakanları neden görevden almıyor?

Adil bir yarış için kendisi de görevinden istifa etsin.

Kendiside devletin imkânlarından sırf kurultayda çıkar sağlamak için faydalanıyor.

İstihdamlar devam etmiyor mu?

Ediyor.

Arsa, tarla verilmiyor mu?

Veriliyor.

Krediler sağlanmıyor mu?

Sağlanıyor.

Peki, hani adil bir yarış ortamı?

Yok.

Okulların açılmasına günler kaldı. Yürütülen çalışmalar ne aşamada?

Müdür, Öğretmen, hizmet görevlisi, derslik birçok eksiklikten söz ediliyor.

Öğrenci taşıyan şirketler hala daha geçen yılın parasını alamadıklarını söylüyor.

Bunlar varken sırf kurultay için eğitimi başıboş bırakmak doğru mu?

Sayın Başbakan, Eğitim Bakanlığını vekâleten kendisinin yürüteceğini söylüyor.

Demek ki Sayın Başbakanda görev yerine gitmeyecek.

Sayın Kemal Dürüst’ü de Sayın Ahmet Kâşif’i de kişisel olarak tanımıyorum.

Karşılaşıp konuşmuşluğumuz vardır.

Ama bu düşünceleri seslendirmemin tek sebebi ortada söylendiği gibi demokratik bir yarış sürecinin olmamasıdır.

Hatta böyle bir ortamın olmasının engellenmesidir.

Böyle bir durum hangi siyasi parti de olursa olsun bu tavrım aynen geçerli olurdu.

UBP’ de bundan sonra dönülmez bir yola girilmiştir.

Kimse sonuç fark etmez kurultaydan sonra yine birleşiriz demesin.

Bana göre bu saatten sonra esas konu kurultaydan sonrasıdır.

Yaratılan parti içi bu yıkım nasıl düzeltilecek.

Hangi aday kazanırsa kazansın kabine de mutlaka değişiklikler olacak.

Bu hükümet icraatlarını nasıl etkileyecek.

Ve sonunda gününde veya gününden önce bir seçim süreci yaşanacak.

Bu sürece bu derce dağılmış kendi içinde parçalanmış bir UBP güçlü bir şekilde girebilecek mi?

Tüm bu soruların cevapları bu halkın yaşantısını nasıl etkileyecek?

Ki ortada olan en somut gerçek halk kimsenin umurunda değil.

Hastanede yanlış işlemlerden dolayı insanlar hayatlarını kaybetti.

O zaman Sağlık Bakanı neden görevden alınmadı?

Sel yaşandı bu ülkede yine hastanede ölüm olayları yaşandı üstelik birden fazla ve aynı gün.

Sağlık Bakanı o zaman uyumlumuydu ki görevden alınmadı?

Eğitim Bakanının bazı gazetecilere devlet kasasından ödemeler yaptığı ortaya çıktı.

Neden görevden alınmadı?

Okullarda onca eksik varken neden bunların hesabı sorulmadı?

Olmazdı çünkü bunlar daha çok halkı ilgilendirirdi.

Ama kurultayda rakip olunca iş değişti.

Bu yarışın sonucu son güne kadar belli olmaz.

Bu ülkenin siyaset kültürü son gece bile her şeyin değişebileceğini öğretti bize.

Ortam şimdiden bu kadar kızışmışsa, daha çok şeye tanık olacağımız kesin.
Bu haber 601 defa okunmuştur

:

:

:

: