Yalnızlaşan Suriye politikası

Peşin söyleyelim, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hocayı eleştirmek değil amacım; zaten küçük bir “hayran çevre” ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ne yaparsa yapsın doğrudur görüşündeki bağnaz destekçiler haricinde herkes acı gerçeği teslim ediyor artık: Gelmiş geçmiş en başarısız dışişleri bakanı…
Peşin söyleyelim, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hocayı eleştirmek değil amacım; zaten küçük bir “hayran çevre” ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ne yaparsa yapsın doğrudur görüşündeki bağnaz destekçiler haricinde herkes acı gerçeği teslim ediyor artık: Gelmiş geçmiş en başarısız dışişleri bakanı…

Acımasız olmamak lazım… Bu “Gelmiş geçmiş en başarısız bakan” unvanı bence biraz abartılı. Yani, tüm dış politika mevcudiyeti dışişleri bakanı olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yaptığı “resmi ziyaret” ile kısıtlı Ahmet Kurtçebe Alptemoçin’den de mi başarısız Davutoğlu?

Laf yani…
Davutoğlu bir akademisyendir. Kendince vizyonu olan, vizyonunu cesaretle kitaplaştıran bir akademisyen. Sıkıntı, akademik vizyon ile siyasi gerçekliliğin örtüşmemesini kabul edememe, reel-politiği okuyamama ve ısrarla operasyonsal durumu akademik vizyona sıkıştırma, sokuşturma, uydurma ısrarındadır.

Eveeet… Davutoğlu bakan olmasaydı o kötü Türkçe ile diyemesek bile çok düzgün bir Türkçe ile yazılmamış ve benim de muzdarip olduğum yaptığım gibi uzun cümlelerle insicamını muhafazada büyük sıkıntılar içeren kitabını belki talebeleri okurdu, o kadar… Hâlbuki şimdi Türkiye’nin dış politika doktrinini olmayı aşıp sanki kelimesi dahi değiştirilemeyecek Kuran metniymiş gibi bir algıyla yarı-kutsal bir kitap oldu…

İstediğimiz kadar “resmi” düzeyde reddedelim, birileri Türkiye’ye “hadi koçum ilerle” dedi, bizim hükümet de “İlerlemek ne demek, ben koşuyorum yeter ki siz isteyin dedi” sonra tek başına koşmaya devam etti, Suriye meselesinde yalnız kaldı. Müttefiklerimiz kimler? Suudi Arabistan ile Katar… Konu ne? Suriye’ye demokrasi getirilecek. Kimlerle birlikte yapılacak bu iş? Suudi Arabistan ile Katar parayı verecek, biz “yumuşak gücümüzü” ortaya koyacağız, Suriye’de oluşturulan bir koalisyon ise bu hedef için ölecek adam devşirecek… Peki Suudi Arabistan veya Katar demokrasiden herhangi bir düzeyde nasiplenmiş ülkeler mi? Yooo… Ama paraları var! Ayrıca, kimse Suriye’ye demokrasi götürmek için yola çıkmadı, Suriye halkı istedi onun için destek olunuyor…

Peki Bahreyn’de ne olmuştu? Orada insanlar demokrasi değil de şeftali verin bize mi diyorlardı? Ne idi onların talebi de Suudi Arabistan önderliğindeki Körfez İşbirliği Teşkilatı göndermişti tankı tüfeği üzerine Bahreyn halkının? Demokrasi talebini niye desteklememişlerdi orada?

Çünkü onlar Şii idi, Suriyeli muhalefet ise Sunni…
Sonra “mezhepler kavgası bu” diyenlere iftira atıyor, yalan söylüyor muamelesi çekiliyor. Sanki Suriye’deki Aleviler kendilerini hep Nusayri olarak tanımlıyorlarmış gibi, Türk Alevileri bu Sünni cepheden alınmaması için, operasyonun hedefine Baas partisini, Nusayri cemaatini koyuyor bizim çokbilmişler. Hatırlayın, kırk yıllık Başer al Esat da bir anda Beşer Eset oluverdi ya… Malum Esat bizim başbakanın birlikte ortak kabine toplantısı yaptığı, beraber ailece tatile çıktığı kardeşi değil miydi… Halbuki Eset acımasız bir diktatör.
Ama yine de halk yemiyor bu kandırma gayretlerini.

Bakın, Vatan gazetesinde yayınlandı Gezici Araştırma Şirketi sonuçları. Araştırmaya toplam 6 bin 460 kişi katılmış; yani ciddiye alınması gereken bir araştırma. Katılımcıların yüzde 64’ü Türkiye’nin Suriye politikasını olumlu bulmadığını vurgulamış. Yine araştırmaya katılanların yüzde 60’ı Kürt açılımı mı saçılımı mı olduğu bir türlü belli olmayan uygulamaları başarısız bulmuş…

42 ilde toplam 6 bin 460 denekle 25 ve 26 Ağustos tarihlerinde uygulanan kamuoyu araştırmasında Suriye’deki olayların da çıkış nedeni olan Arap Baharı hakkında, ‘Arap Baharı’nı nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusuna yanıt veren katılımcıların yüzde 63,7’si yeni bir sömürge düzeni kurulacaktır diye yanıt verirken, yüzde 36,3’ü de refah ve özgürlük getirecektir diye yanıt verdi. Yine AKP seçmeni olduğunu belirten katılımcıların yüzde 48,1’i de yeni bir sömürge düzeninin kurulacağı görüşünü savundu.

Türkiye’de son dönemlerde artan terör olayları ile ilgili olarak, istihbarat ve kontrol zafiyeti olduğu iddiası da raporda soruldu. ‘Türkiye’de yaşanan ve artan terör olaylarına baktığınızda sizce TSK’dan MİT’e, Emniyet’ten hükümete istihbarat ve kontrol zaafiyeti var mıdır?’ sorusuna yanıt veren katılımcıların yüzde 62,8’i evet var, yüzde 37,2’si ise hayır yok diye cevapladı.

Daha birçok enteresan soru ve cevabın yer aldığı anketi Vatan gazetesinde bulup okumanızı tavsiye ederim.
Yaşamakta olduğumuz dönem çok hassas. Gelişmeler kontrolden her an çıkabilir ve bir bölgesel hatta dünya savaşına dönebilir. İsrail’in İran’ı vurma tehditleri; İran’ın hem İsrail’i hem de Malatya radar üssünü bahane ederek aba altından Türkiye’yi tehdit etmesi; Suriye olayının giderek Türkiye açısından bir de iç güvenlik sorunu haline dönüşmesi… Daha sayayım mı? Durum giderek vahimleşiyor…

KKTC’de durum mu ne?
Doğrusunu söylemek gerekirse iktidarda bile olsa bir partinin kurultayının bu kadar gürültü çıkarması, sanki dünyanın en önemli konusuymuş gibi algılanması herhalde dünyada başka hiçbir yerde olmaz…

Demokrasilerde iddia olmaz ise olmaz… Siyasetin, demokrasinin temeli “ben daha iyi yaparım” iddiasına sahip adayların çekişmesi, kazananın kaybedenle kucaklaşarak hizmet için çalışmasıdır. Tüm bu yaşananlar, üstelik de aynı parti içinde yaşananlar, üzücü değil mi Allah aşkına?

Gören de sanki ABD seçimleri için yarışıyorlar sanacak!
Bu haber 276 defa okunmuştur

:

:

:

: