Hatay-Samandağ

Atatürkçü Yaşam Derneği olarak geçtiğimiz Perşembe günü saat 11.05’de Ercan Havaalanından Türkiye’nin Hatay iline doğru yola çıktık.
Atatürkçü Yaşam Derneği olarak geçtiğimiz Perşembe günü saat 11.05’de Ercan Havaalanından Türkiye’nin Hatay iline doğru yola çıktık.
45 dakika süren bir yolculuktan sonra saat 12.00’da Hatay Havaalanına iniş yaptık.
Düzenli ve nispeten küçük bir hava limanı.
Yol almaya başlarken ilk karşılaştığımız manzara yolun sağında ve solunda bulunan pamuk tarlaları.
Artık insan gücüyle toplanmıyormuş pamuk.

Bu görevi makineler yapıyormuş.
Hatay’ın Samandağ ilçesine geldiğimiz zaman Derviş Dönmez’e ait Dervişan Apart otelde konakladık.
Otelin karşısında “Hz. Hızır Aleyhüsselam” türbesi ve müthiş bir kalabalık.
Hemen arkası park ve sahille birleşen deniz.
Dünyanın en büyük ikinci sahili.
Ellenmemiş, bakir kalmış tertemiz bir sahil.
İlk dikkatimi çeken nokta öğle saatleri olmasına rağmen tüm işyerlerinin kapalı olması.
Açık olan sadece devlet daireleri ve kurumları.
Sonradan öğrendim ki bu olayın sebebi bu günün bayram olması.
Alevi vatandaşların Kurban Bayramını takiben yedinci günde kutladıkları “Gadir Hum” bayramı.
Bu günde Hz. Muhammed’in Hz. Ali’ye hilafet yani görev vermesi kutlanıyor.
Bu bayramda insanlar çalışmıyor.
Esnaf kepenk açmıyor.

İşyerleri, dükkânlar her yer kapalı.
Bayram yerleri kurulup insanlara hizmet verilirken türbeler ziyaret edilerek dualar ediliyor.
Samandağ gelişmekte olan bir ilçe.
Konakladığımız otelin sahibi Derviş Dönmez 1936 doğumlu.
Çok şeyler görüp yaşadım diyor.
“Kimi seçtikse olmadı. Doğanın tüm nimetleri burada var. Eşi olmayan bir denizimiz, her kültüre ait eski eserlerimiz var. Maalesef gerekli ilgi gösterilmiyor. Yollarımız asfalt yapılmaya yeni başlandı. Henüz bitmedi. Belediyemizin de gücü belli. Sonuçta istenen, beklenen bir şekilde yapılamıyor”.
Gerçekten özellikle turizm yatırımı açısından Hatay’ın Samandağ ilçesi oldukça müsait ve doğal kalmış bir bölge.

Kıbrıs’ta yapılan otellerin neden bu sahilde yapılmadığı sorusu geliyor akıllara.
Sebep mutlaka tamamen “Duygusaldır”.
Yine bu bölgelere yatırım anlamında hiçbir katkı yapılmaması da ayrıca bir soru işareti.
İlk iki gün bazı ziyaretlerimiz oldu.
Kaymakam, Belediye başkanı, Cumhuriyet savcısı ve Atatürk’çü Düşünce Derneğinde temaslar yaptık.
Bölgede yaptığımız gezilerde tarihi ve yöresel mekânlar gördük.
Türkiye sınırları içerisinde sayıları daha önce yedi olan fakat zamanla tek kalan bir köy var.
Ermeni köyü.
Nüfusu yüz otuz kişiden oluşuyor.
Şuanda Türkiye’nin tek Ermeni yerleşim yeri “ Vakıflı” köyünde farklı din ve düşüncede insanların bir arada oluşuna tanık olduk.
Samandağ belediyesi kırk beş bin kişilik bir nüfusa hizmet veriyor.
Personel sayısı yüz.
Temizlik şubesinde sadece beş kişi çalışıyor.
Emlak vergisi KKTC’de olduğu gibi metre kare üzerinden hesaplanıyor.
Fakat en yüksek emlak vergisi miktarı sadece 40 TL.
Samandağ belediyesi vergilerinin %60’ını tahsil edebiliyor.
“Hizmetlerimiz arttıkça vatandaşımızın vergi verme alışkanlığı da artacaktır” diyor belediye başkanı Mithat Nehir.

Daha öncede yazdığım gibi Hatay kuzey Kıbrıs’a yabancı değil.
Bu ülkede yaşayan binlerce insan bu il ve ilçelerinden gelmiş.
Kıbrıs’la doğa ve ekonomik anlamda benzerlikleri var.
Bu bölge Ortadoğu da turistik çekim merkezi olabilecek özelliklere sahip bir bölge.
Geceleyin Suriye’nin sınıra yakın bölgesinde konutların ışıkları görülebiliyor.
Suriye’deki karışıklık ve Türkiye ile yaşanan olumsuzluk Hatay’ı ciddi anlamda etkiledi.
Sokakta ve üst düzey ziyaretlerde yaptığım sohbetlerde ortaya Kıbrıs’la ilgili ilginç görüşler çıktı.
Mesela bir yetkili “Kıbrıs’ın sadece bir ada olduğunu biliyorum” dedi.
Bir başka yetkili Kıbrıs’ı “Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti” olarak seslendirdi.
Bir esnaf “Bizde olmayan sadece kumarhaneler. Kıbrıs’a kumar için birkaç kez geldim” diyor.
Hemen herkesin ortak bir düşüncesi var.

“Biz Kıbrıs’ı, Kıbrıslılar da bizi tam olarak tanımıyor”.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 89. Kuruluş yıl dönümü için Hatay-Samandağ Atatürk’çü Düşünce Derneği’nin davetlisi olarak gittiğimiz Hatay’ın Samandağ ilçesinden dün KKTC’ye döndük.
Bir tarafta Ortadoğu’dan bir şehir görüntüsüne sahip Hatay, bir tarafta savaş yaşanan Suriye’nin ışıkları ve diğer taraftan kendi sorunlarını kendince büyüten kuzey Kıbrıs.
Hayat yaşandığı yerde devam ediyor.

Farklı coğrafyalar da, farklı sıkıntılar ve farklı beklentiler var.
Dün bir başka coğrafya da, bir başka şehrin beklentilerine tanık olurken, bugün bıraktığımız yerden kuzey Kıbrıs’ı sorgulamaya devam ediyoruz.

Bu haber 615 defa okunmuştur

:

:

:

: