Yeni, yine, yeniden veya sil baştan Annan planı

Henüz hiçbir şey yok. Olan biten “nabız yoklaması” seviyesinde.
Henüz hiçbir şey yok. Olan biten “nabız yoklaması” seviyesinde.

Elçiler, müsteşarlar, katipler her seviyede kafa patlatıp, fikir teati ediyorlar sadece Kıbrıs’taki sürecin çıkmazdan kurtarılmasını, görüşmeler devam ediyormuş gibi bir algı yaratılmasını değil, bu sefer “sonuç alacak” bir çalışma için hazırlık yapıyorlar.

Bizim “domestik zevat” malum, Ulusal Birlik Partisi’ne kim başkan olacak, kim başbakan olacak, musluk kimin elinde olacak kavgasında… Ama teker dönmeye devam ediyor.

Kıbrıs sorunuyla ilgilenen tüm kesimlerde aynı algı mevcut: Süreç tıkandı; canlandırılması çok zor. Öyleyse? Elde fazla imkân yok. Bu saatte ne Rum tarafının Avrupa Birliği üyeliği ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunulabilinir, ne Mart 1964 veya 1983-84 Güvenlik Konseyi kararları geri alınabilinir ne de öyle bir arzu var.

Rumlar adanın tek meşru hükümeti, AB üyesi ve Kıbrıs’ın tek sahibi iken Kıbrıs Türk devleti “yoktur, bağımsızlık deklarasyonu yok hükmündedir” mealindeki iki Güvenlik Konseyi kararları orada iken kimse Kıbrıs Rumlarına çözümde onların da çıkarı olduğuna ikna edemez. Rahmetli Rauf Denktaş’ın hemen her görüşmesinde yabancı diplomatlara söylediği, Kıbrıs’ta çözümü imkânsız kıldığından yakındığı durum budur. Bu durum değişmeden, ki değişecek gibi görünmüyor, Kıbrıs sorununda çözüme yönelik ciddi adım atılabilmesi mucize gerektiren bir durumdur. Olmaz mı? Olur, hem de bal gibi olur ama olabilmesi için bazı anlamlı adımların atılması gerekir.

Ne demişler ölümle korkutulup sıtmaya razı edilebilirmiş insan. Rum tarafının Kıbrıs görüşmelerinde motivasyon eksikliği var ise, o zaman Kıbrıs Rumlarına Kıbrıs görüşmeleri akamete uğraması durumunda ne gibi bir faturayla karşılaşabilmelerinin mukadder olduğu söylenebilir. Bırakın söylenmesini bu yöndeki bir ima bile Kıbrıs’ta yol açıcı olabilecek gelişmelere sebep olabilir.

Bu dediklerim benim yıllardır söyleyip yazdığım şeyler. Enteresan olan geçen günlerde bir araya geldiğim Atlantik ötesinden çok üst düzey bir diplomatın hemen benim cümlelerime yakın bir şekilde aynı şeyleri bana anlatması idi. Hayret ki ne hayret. Demek ki, ışıklar içerisinde yatsın, rahmetli Başkan çok doğru söylüyormuş “Bu deyyuslar bizden iyi bilir Kıbrıs meselesini ama işlerine gelmez söylemek… Gün gelir işerine geldiği zaman hiç şaşırma benden daha net niye çözüm olamadığını anlatırlarsa” diye serzenişte bulunurken.

Elbette, İngiltere eski müstemlekesinin nasıl geliştiğini, sorunun nasıl çıktığını ve ne aşamalardan geçtiğini oldukça önemli katkılarda bulunan hatta oyun kurucusu olarak gayet iyi biliyordur. ABD de öyle, BM de. Rusya ve Çin zaten olan biteni soğuk savaş dönemi boyunca gayet iyi öğrendiler, çıkarlarına başarıyla kullandılar. Şimdi de kullanıyorlar. Rum tarafındaki yüzlerce Rus ve Sırp şirketi, para aklama operasyonları, gaz meselesindeki Rus rolü ve AKEL-Rusya ilişkileri hiç de göz ardı edilebilecek konular değil.

Peki mevcut süreç tıkandı ve ümit yok ise ne yapılmalıdır? Aynı sürece birkaç yıl daha zaman tanımak, tarafları baskı altında 5-10 veya 20 toplantı daha bir araya getirmek ne anlama gelecektir? Sadece havanda su dövmek anlamında bir çalışma olmayacak mı bu?

Peki geri adım da atılamaz ve görüşme zemini değiştirilemez ise ne yapılabilinir? Hiçbir şey. Anahtar görüşme zeminindedir. Görüşme zemini değiştirilmelidir. Zemin 1959 zemini, veya Bürgenstock zemini olmalıdır. Nasıl yanı? Kıbrıs Cumhuriyeti kurucularının bir araya gelmesiyle yeni bir kurucu heyet oluşturulmalı, yeni devletin kuruluş şartlarını bu kurucu heyet oluşturmalıdır.

Anlatabildim mi? Çok mu karışık?

Değil… Rumlar, Türkler, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin, yani 1960 cumhuriyetini kuran beş tarafın tekrar bir araya gelip görüşmelerde bulunması ne anlamına gelir? Gayet basit. Uluslar arası hukuk açısından “Kurucu İrade”nin tekrar toplanmasıdır bu. Peki Kurucu İradenin yetkisi nedir? Kendi kurduğuna istediği yeni şekli istediği gibi verebilir. Anahtar da işte budur.

Ne Rum tarafı pozisyonundan geri adım atacaktır, ne de Türk tarafı. Sadece “1960 cumhuriyeti” gibi “kurucu irade” yeni bir “devlet” ortaya koyacaktır. Yani “Bakir doğum.” Alın size yeni, yeniden, sil baştan bir Annan Planı.

Her halde bu nedenledir hem benimle konuşan üst düzey diplomatik kaynak hem diğer kaynaklar ısrarla “kurucu irade”den bahsetmekte, ancak mevcut sürecin aksine Annan planı gibi “bütünlüklü çözüm planı” gereğinin altını çizmekte idiler.

Yani?

Öyle haftada bir-iki lider toplantısı, liderlerin izin verdiği kadar ilerleyebilen komite toplantıları yerine bir açılış toplantısı sonucu kal-palı kapılar arkasında ama liderlere doğrudan temas imkanına sahip üst düzey temsilciler arasında gizli toplantılarda anlaşmanın olgunlaştırılması ve nihayette liderlerin katılacağı bir en az “beşli” konferansta yeni Kıbrıs’ın ilanı…

Referandum? Olsa ne olur, olmasa ne olur desek de Rum tarafı bilhassa ısrarlı bu konuda. Niye beşli? Kurucu beş unsurdan dolayı. Niye en az beşli? Kıbrıs’ın AB ve BM boyutları da var, belki beşli değil AB ve Güvenlik Konseyi de “gözlemci” olarak sürece dahil olabilir…

Peki bütün bunlar kararlaştırıldı mı?

Aceleniz ne? 1968’den bu yana sabrettiniz de şimdi mi zamanı hatırladınız? Bütün bunlar “nabız yoklaması” aşamasında henüz. Hele Rum tarafında yeni başkan belli olsun. Hele UBP’nin lideri kim olacak, başbakan koltuğunu koruyabilecek mi ve hatta 2013’de Cumhurbaşkanı derviş Eroğlu’nun koltuğu sağlam mı bir belli olsun, Mart, Nisan gibi açılır dosya yeniden…

Bu arada, ilgilenen var ise, Ankara mesaj üstüne mesaj gönderiyor KKTC’deki erk sahiplerine: Yetti bu kendi aranızdaki güç kavgası!
Bu haber 655 defa okunmuştur
  • Ince NY Londra   - 27.11.2012 Aynen oyle!!.. Bu kibris ortadogu hanci, 'deli kibrislilar' hep yolcu.. :))
  • ince  NY - 26.11.2012 Acelemiz yok kaybetcek birseyimizde yok daha nice planlar gelir gecer o cografyada, ha hayat o cok kisa.
  • gercekci   - 26.11.2012 Yorum guzel oldu da mal-mulk duzenlemesini Yahudi kendi cikari dogrultusunda KKTC'de coktan halletti de kimsenin haberi olmadi!
  • Hocam bilet magduru   - 26.11.2012 Sayet yeni kibris cumhuriyeti kurulacak ve yeniden mal mulk duzenlemesi yapilacaksa,.. onu ingilizler yapsin. cunku ben ne ruma, ne de bizimkilere guveniyorum..

:

:

:

: