“Evlenirsem ancak”

“1993 doğumluyum. Kıbrıs’a 2003 yılında geldim. Öz babam rahmetli olmuştu. Annem tekrar evlendi ve ailemle adaya geldim. Babam KKTC vatandaşı olduğu için annemde vatandaşlık aldı.
“1993 doğumluyum. Kıbrıs’a 2003 yılında geldim.
Öz babam rahmetli olmuştu. Annem tekrar evlendi ve ailemle adaya geldim.
Babam KKTC vatandaşı olduğu için annemde vatandaşlık aldı.
Benim öz babam vatandaş değildi.
Bu yüzden bana vatandaşlık hakkı verilmiyor.
Buraya geldiğimde çocuktum ve de bana kimse “Kıbrıs’a gitmek istiyor musun?” diye sormadı.
Kendi iradem dışında buradayım.
Bu benim seçimim olmadığı gibi benim suçum da değil.
Rahmetli olan babam KKTC vatandaşı olmadığı için bana da vatandaşlık verilmiyor.
İlkokul, ortaokul ve liseyi burada okudum.
Meslek lisesi elektrik bölümü mezunuyum.
Ve elektrikçilik yapıyorum.
Şubat da Türkiye de askere gitmem gerek.
Türkiye de hiç kimsem yok.
Bütün ailem bütün arkadaşlarım burada.
Yapılan haksızlıkları duymasam, görmesem canım yanmayacak.
Haspolat’ta altı ay önce adaya gelmiş insanları vatandaş yaptılar.
Artistleri, şarkıcıları, mafyaları yarım günde vatandaş yapıyorlar.
Benim eksiğim torpilsiz olmam mı?
Yasalar, kanunlar sadece sahipsizler için mi çalışıyor?
Hakkım değilse vatandaş olmayayım.
Ömrüm böyle geçsin.
Ama haksızlıkta yapılmasın.
Adalet olacaksa bende hakkım neyse istiyorum.
Sayın İçişleri Bakanımızdan ailemle randevu istedik.
Geçen hafta gittik.
Derdimizi anlattık.
Şuan bir şey yapamazsınız, birisiyle evlendirin o zaman olsun dedi.
Benim vatandaş olmak için evlenmem mi gerek?
Bu yol daha mı yasal?
Bu yolla vatandaş olan insanlar biliyorum.
Ben onlar gibi olamam.
Araştırsınlar, ne gerekirse yapsınlar.
Hakkım değilse istemiyorum.
Ama hakkımı da sonuna kadar arayacağım”.
19 yaşındaki Öztekin Akdöl bunları söylüyor.
Her daim yazıyor ve her fırsatta söylüyorum.
KKTC’nin planlı olarak yaptığı hiçbir uygulaması yok.
İktidar kimse onun kurallarının ve icraat anlayışının hâkim olduğu bir rejimin ağırlığı vardır bu ülkede.
Bu ülkede hak, hukuk, şeffaflık ve hepsinin ortak çatısı olan demokrasi ve demokratik düzenin “D’si” yoktur.
Bu ülkede yaşamak, bu ülkede ölmek, bu ülkede var olmak tamamen tesadüflere bağlıdır.
Bu ülke insanının verdiği mücadeleye yaşım itibarı ile bire bir tanık olmadım.
Ama yokluk yıllarına, mücadele zamanlarına her şeyi ile katkı koymuş insanlar hep etrafımda olmuştur.
Her zaman geçmişle bugünün kıyaslanmasına şahit olmuşumdur.
Her sohbetin sonunda ortak olan tek cümle şu olmuştur;
“Biz bunları hak etmiyoruz”.
Bu ülkede hızla büyüyen bir tehlike var.
Adaletsizlik.
Her anlamda her alanda istismar ediliyor ve rant kapısına dönüştürülüyor.
İşte istihdamlar, işte verilen vatandaşlıklar.
Dünyanın hiçbir yerinde vatandaşlık verilmemesi gibi bir uygulama yok.
Ama dünyanın hiçbir yerinde bu konunun KKTC olduğu gibi keyfi olduğu ülkede yok.
Candan Erçetin vatandaş oldu.
Sordum;
“Candan mı, Gökhan mı?” diye.
Ve ekledim bu ülkede Gökhan çok.
Keyfi, haksız, adaletsiz, yerli nüfusun oranına göre yapılmayan vatandaşlıklara karşıyım.
Kimisi Türkiye de tuttuğu takımın kulüp yöneticisine, kimisi sevdiği şarkıcıya, kimisi beğendiği dizi film artistine kıyak geçiyor.
Devletin olanaklarını ve hak saydığını yerlere sererek ayaklara düşürüyor.
Bu kadar kolay olmamalı.
Birileri bu ülkeye kendi seçimi olmadan gelip mağdur olurken, birileri bakanların özel araçları ve etkili torpiliyle iki saatte kimliğini alıp gidiyor.
Şimdi bu ülkeye kimin faydası var?
Candan Erçetin’in mi, Polat Alemdar’ın mı, yoksa kendi tercihi olmadan bu ülkede doğan bu ülke yaşamına katkı koyan Gökhan’ların, Öztekinler’in, Mehmet’lerin, Murat’ların mı?




Bu haber 815 defa okunmuştur
  • Degistirilmesi gerekenler ince  NY - 04.12.2012 Yasalar degil, yasayi yapanlarin ve uygulamayanlarin degistirilmesi gerek.
  • CEMAL DAĞLIKOCA  LEFKOŞA - 04.12.2012 VATANDAŞLIK YASASI TEKRARDAN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR. BAZEN HAKKI OLAN ALAMIYOR OLMAYAN ALIYOR BAZENDE HEM HAKKKI OLAN ALIYOR HEMDE HAKKI OLMAYAN ALIYOR. DEDİĞİM GİBİ VATANDAŞLIK YASASI TEKRARDAN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

:

:

:

: