Kod Adı: “Statüko” ve Sendikalar

Nihayet geçtiğimiz hafta 2013-2015 dönemini kapsayan ekonomik ve mali işbirliği protokolü imzalandı. Ancak paket imzalanır imzalanmaz malum kesimler şaşırmayacak şekilde pakete karşıtlıklarını dillendirmeye başladılar. Tabi ki, mazeretleri de hep aynı “empoze” veya “yıkım” paketi....
Nihayet geçtiğimiz hafta 2013-2015 dönemini kapsayan ekonomik ve mali işbirliği protokolü imzalandı. Ancak paket imzalanır imzalanmaz malum kesimler şaşırmayacak şekilde pakete karşıtlıklarını dillendirmeye başladılar. Tabi ki, mazeretleri de hep aynı “empoze” veya “yıkım” paketi....

Kimler mi pakate karşı? Elbette hükümetin her yaptığına karşı çıkan muhalefet partileri ile mevcut sistemin kemiricileri sendikalar, protokol dernek ve birlikleri....
Paketlerin yapılma ve protokollerin imzalanma sebebi açık ve net. Teknik olarak maalesef Güney Kıbrıs’tan daha kötü olan ekonomimizi sürdürülebilir kılmak bu program ve protokollerin temel amacını oluşturmaktadır. Türkiye’nin ise kasıtlı olarak bize bir şeyleri empoze etmek diye bir niyeti olduğu söylenemez. Türkiye hükümeti Sadece programa göre KKTC’ye tahsis edilen kaynakların rasyonelce kulanıldığını güvence altına almak istemektedir. Bundan daha doğal birşey olabilir mi?
Sürdürülebilir ekonomiye geçiş adı altında Türkiye Cumhuriyeti ile imzaladığımız protokole ilişkin program döneminde temel hedefleri aşağıdakiler oluşturmaktadır:
“Kamu hizmetinin kalitesinin artırılması, insan kaynaklarının etkin kullanılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve katma değeri yüksek ihracat odaklı mal ve hizmet üretimin geliştirilmesi, AR-GE ve yenilikçiliğin geliştirilmesine yönelik programların hazırlanarak etkin bir biçimde uygulanması, enerjide arz güvenliğinin sağlanması ve kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilmesi”
Objektif ve mantıklı yaklaşılması durumunda yukarıdaki hedeflere karşı çıkan herhangi bir kişi, kurum, birlik, dernek veya sendika olabilir mi? diye okuyuculara sormak istiyorum.
Kendi açımdan bu sorunun yanıtını vereyim. Mevcut durumun değişmesi, KKTC’nin daha verimli ve etkin bir ekonomi olması durumunda çıkarlarının zedeleneceğine inanan kesimler böylesi program ve protokollara tabikide, karşı çıkabilir. Bu kesimlere de biz “STATÜKOCU” diyoruz.
Elbette ülkemizdeki statükocular sadece sendikalar ve protokol dernekleri değildir. Maalesef hükümetler de statükonun bekçilerindendir. Şöyle ki, siyasi açıdan doğrudan veya dolaylı oy kaybettirebilecek ve/veya populizm yapma potansiyelini ortadan kaldırabilecek yapısal önlemleri hükümetler devamlı geciktirmektedirler. Bunların başında kamu reformu, e-devlet, sayıştayın güçlendirilmesi, kayıt dışı ekonominin önlenmesi ve sosyal adaletin esas alındığı vergi reformudur. Öncelikle, populizmden kendini alamayarak bir önceki protokolü uygulamayan hükümete özellikle istihdam ve ek mesai konusunda yeni prokolde daha net sınırlamalar ve bunun beraberinde de daha sıkı denetim ve gözetim getirilmiştir.
Sürdürülebilir ekonomi oluşturmada baş statükocu olarak “SENDİKALAR” karşımıza çıkmaktadır. Çünkü, verimlilik ve performansa dayalı bir çalışma düzeni yerine kaynağını ve hak edişi sorgulamadan kıdem esaslı olarak sistemi sömürmek onların işine gelmektedir. Aksi takdirde, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki sendikaların dahi reddedemeyeceği aşağıdaki önlemlere neden karşı çıktıklarını KKTC halkına anlatmaları gerekmektedir:
• Mevcut insan kaynağına yönelik ve işletmelerin ihtiyaç duyduğu “yeni beceriler kazandırma” ve kısa süreli “meslek edindirme” programları gibi aktif işgücü piyasası politikaları oluşturularak, altı aylık sürelerle bu politikaların izleme ve değerlendirme raporu yayınlanacaktır.
• İşgücü piyasalarını düzenleyen yasaların tamamı AB normlarına göre gözden geçirilerek uyumu sağlanacaktır.
• İLO ve AB standartlarına uygun olarak sendikal haklar ve kurumlar gözden geçirilerek gerekli uyum sağlanacaktır.
• Özel sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla; “işgücü piyasası ihtiyaç analizleri” yapılacak ve elde edilen veriler doğrultusunda “ulusal meslek standartları” hazırlanacak, bu çerçevede eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki işbirliği güçlendirilecektir.
• “KKTC’de İşgücü Piyasası Analizi-Strateji Raporunda” yer alan öneriler de değerlendirilmek suretiyle “KKTC İstihdam Stratejisi Eylem Planı” hazırlanacak ve uygulamaya konulacaktır
Bu haber 1247 defa okunmuştur

:

:

:

: