“Eğer çıkarımıza olacaksa, geçsin”

“Başpiskopos Hrisostomos, Kıbrıs’ın doğal gazının Avrupa pazarlarına Türkiye aracılığıyla taşınmasına karşı değildir, ancak bunun için de iki koşul koyuyor:Birincisi, milli çıkarlara hizmet etsin, ikincisi de ekonomik kar sağlasın
(AndreasBimbisiis- Fileleftheros Gazetesi)

“Başpiskopos Hrisostomos, Kıbrıs’ın doğal gazının Avrupa pazarlarına Türkiye aracılığıyla taşınmasına karşı değildir, ancak bunun için de iki koşul koyuyor:Birincisi, milli çıkarlara hizmet etsin, ikincisi de ekonomik kar sağlasın.Başkan adayı NikosAnastasiadis’in, doğal gaz boru hattının Türkiye’den geçerek Avrupa’ya gidebileceği yönündeki açıklamasını yorumlayan Başpiskopos, ‘konunun iki bacağı vardır: eğer boru hattının Türkiye’den geçmesi, milli açından vatanın ve halkımızın çıkarına olacaksa, aynı zamanda ekonomik açıdan faydamıza olacaksa, geçsin’ dedi.Başpiskopos ‘Tüm uluslarla ve Türklerle iyi ilişkilerimiz olsun istiyoruz. Kıbrıs halkının, hem Rumların, hem Türklerin, hem de diğer azınlıkların çıkarına olan her şeye açığız. Buna karşı çıkmamız için hiçbir neden yoktur. Kilisenin görüşü budur ve tüm halkımızın görüşü de bu olmalıdır’ dedi.Böylesi bir hareketin, Kıbrıs’ı, boru hattını keyfine göre açıp kapatabilecek olan Türkiye’nin ‘tutsağı’ yapacağının hatırlatılması üzerine Başpiskopos, ‘ben de bu yüzden eğer milli açıdan çıkarımıza olursa dedim. Eğer milli açıdan çıkarımıza olursa bunu yaparız, olmazsa yapmayız’ ifadelerini kullandı.Kitium Metropoliti Hrisostomos ise yaptığı açıklamada, ‘eğer Türkiye mantıklı davranırsa, askerlerini geri çekerse ve Kıbrıs halkı için adil ve onurlu bir çözüme razı olursa, o zaman neden onlar da tanrının vatanımıza bahşettiği zenginliğin bir bölümünden almasınlar?’ dedi.Aynı konuyla ilgili olarak açıklama yapan AKEL Genel Sekreteri, Türkiye’nin doğal gazın değerlendirilmesine katılabilmesi için, ilk önce Kıbrıs sorununun çözümlenmesi gerektiğini söyledi. Kiprianu, Türkiye’ye hodri meydan diyerek, Türkiye’nin de doğal gazın kullanılmasında rolü olabilmesi için, onu Şubat’ta yapılacak seçimlerden sonra ortaya çıkacak yeni hükümetle işbirliği yapmaya davet etti.Çevreciler Hareketi Genel Sekreteri YoannaPanayotu ise yaptığı açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti dışında başka hiç kimsenin, Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesindeki doğal zenginliğin kullanılmasında söz sahibi olmaya hakkı olmadığını söyledi.Memorandumda doğal gaz ile ilgili ifadeler konusunda yapılan tartışmalar nedeniyle Hükümet Sözcüsü StefanosStefanu yaptığı açıklamada, memorandumda, doğal gaz konusunda Troyka ile ortak karar alma konusunda bir maddenin yer almadığını ifade ederek, bu tür iddiaların Kıbrıs’ın yaşamsal çıkarları için tehlikeli olduğunu söyledi.Steafnu, bazı kişilerin Memorandumda bu konuda belirsizlik olduğuna ilişkin iddialarının, Kıbrıs karşısında saldırıda bulunmaya devam etmek için doğal gazı fırsat bilen bazı çevrelerin iştahını açtığını belirtti.”




“Geçmişle ilgili debate”

(MikalleasLoizus-Simerini Gazetesi)

“Kıbrıs sorunuyla ilgili dün geceki debate, tıpkı Kıbrıs sorunu gibiydi. Kötü geçmişle, belirsiz gelecek arasında sürekli olarak bir ileri bir geri gidildi. Anlaşmazlık, karşılıklı suçlama ve sorumluluk yükleme resitali…Adaylar dün gece Kıbrıslılara birçok söz verdi. Ortak yönetim, ortak istişare ve ortak karar alma konusunda birçok söz… Her ne kadar adayların iyi niyetine güvensek de, siyasi güçlerin farklı yaklaşımlarından dolayı, hataya geçirilmesi çok zor olan sözler… ‘İki bölgeli, iki toplumlu federasyon’ terimi ile neyi kast ettiğimiz açıklığa kavuşturulmadığı sürece, hayata geçirilmesi çok zor olan sözler…

TEZLER BOŞLUKTA
Dün akşamki debabe’te her üç aday da gerçekte Kıbrıs sorununu DimitrisHristofyas’tan daha iyi ele alabileceklerini iddia ettiler. Ancak stratejilerini vatandaşa tam olarak anlatamadılar. Geniş ve kapsamlı fikirler sunamadılar. Geçmişte Kıbrıs sorununa çok fazla zarar vermiş olan yapıcı belirsizliklerden kurtulamadılar.Her üç aday da farklı bir dille konuşarak, birlik istediler. ‘Ne olması gerekir’den daha çok, ‘ne olması gerekirdi’nin üzerinde durdular. Debate’i izleyen vatandaşlar televizyonlarını kapattıklarında, çok da bilgi sahibi olmamışlardı. Ekonomik kriz bizi vurmadan, Kıbrıs’taki siyasi tartışmalarda yıllardır devam eden bir potpurinin tekrarını izlediler.

BİR ZAFER VE BİR BERABERLİK
Her ne kadar Kıbrıs’ta debate’lerin seçmen kitlesinin kararlarını etkiledikleri yönünde herhangi bir kanıt olmasa da, adayların performanslarının son yapılan anketlerin sonuçlarına çok yakın olduğunu söylemekte fayda var… Yani vatandaşların görüşlerine göre NikosAnastasiadisdebate’in galibi olurken, StavrosMalas ve YorgosLillikas berabere kaldılar.Prime şirketinin ‘Sigma’ adına yaptığı araştırmada vatandaşların %43’ü debate’in galibinin DİSİ ve DİKO işbirliğinin adayı olduğunu ifade ederken, %18.2’si de EDEK ve AKEL’in adaylarının daha iyi olduğunu düşünüyor. Vatandaşların beşte birinin de üç adaydan hiçbirinden etkilenmediğini söylemesi de önemlidir.

NİKOS ANASTASİADİS
NikosAnastasiadis dün akşamki debate’te, Kıbrıs sorunundaki yeni sürecin herkesin yoldaşlığına ihtiyaç duyduğu bir süreç olduğuna ikna çabasındaydı. Birçok kez, seçilmesi durumunda Kıbrıs sorununu birlik içinde ele alacağı, bunu da Ulusal Konseyin rolünü yükselterek yapacağı taahhüdünde bulundu. Anastasiadis ‘süreci, Cumhurbaşkanı başkanlığındaki Ulusal Konsey kontrol edecek’ diyerek, önceliğinin, geniş kabul görecek bir öneri çerçevesinin oluşturulması için, Ulusal Konseyi toplayıp verileri değerlendirmek olacağını ifade etti.NikosAnastasiadis ‘Downer’ konusunu bile incelenmek üzere Ulusal Konseye havale etti. Özellikle ABD ve Rusya ile çok yönlü işbirliğine, aynı zamanda AB’nin Kıbrıs sorununda oynaması gereken rolün yükseltilmesine vurgu yaptı.DİSİ ve DİKO’nun adayına debate sırasında birçok kez, 2004 yılında ‘evet’ derken, sürekli olarak halkın kararına saygı duyduğunu söylediği ve bugün oluşan veriler dikkate alındığında Annan Planı karşısındaki tutumunun ne olduğu soruldu. Bir ara Anastasiadis, kendi tezinin doğruluğu konusundan emin bir şekilde, planın olumlu yanlarını ortaya çıkarmaya çalıştı. Anastasiadis ‘43.000 asker buradadır. Yerleşiklerin sayısı 50.000’den 250.000’e yükseldi. Kıbrıslı Rumların malları bir biri ardına kaybediliyor. Ben kimseden özür dilemesini istemedim. Halk karar verdi. Benim de karar verme hakkım var. Halkın kararına saygı duyuyorum’ dedi. Anastasiadis birçok kez sürekli olarak geçmişten söz edilmesinden vazgeçilmesini istedi.Anastasiadis vatanımızın, uygulamada birliğe ve Türkiye üzerinde nüfuzu olan ülkelere baskı yapılmasına ihtiyacı olduğunu söyledi. AnastasiadisLillikas’a yanıt vererek, halkın referandumu onaylamaya çağrılmayacağını ifade etti ve gelecek olan planın, yeni bir plan olduğunu vurguladı.

YORGOS LİLLİKAS
YorgosLillikasdebate sırasında kendisinin, mevcut adaylar arasında Annan Planı aleyhinde tavır takınan tek aday olduğunu ortaya koymaya çalıştı. Lillikas ‘zor anlarda Kıbrıs Helenizminin yanındaydım ve meaculpa dememe gerek yok’ dedi. Gali Fikirler Dizisine destek vermesi gibi konularda kendi meaculpasını söyleyip söylemeyeceğinin sorulması üzerine Lillikas, Annan Planının başka fikirlerle kıyaslanmadığını, kendisinin politikadaki tecrübeleriyle realist bir ekole sahip olduğunu ifade etti.EDEK’in adayı, debate sırasında Malas’tan çok Anastasiadis’e saldırdı.Lillikas, iki bölgeli iki toplumlu federasyonu reddetti ama federasyon zemininde herhangi bir çözüm olasılığını tamamen reddetmedi. Amacının, bunu masada netleştirmek olduğunu ifade etti. Lillikas birçok kez rakiplerini insan haklarına saygı duymamakla ve kaderci yaklaşıma sahip olmakla suçladı.Lillikas’ın önerisi, 1974 yılından bugüne kadar değişen tüm verileri göz önünde bulunduracak, yeni jeopolitik verilere dayanan yeni bir strateji oluşturmaktır. Lillikas bu mantık çerçevesinde Ankara’ya baskı yapmak için değerlendirilecek stratejik ittifaklar kurma konusunda taahhütte bulundu.
Lillikas amacının, Türk uzlaşmazlığını bertaraf etmek ve Türkiye’nin devam eden işgalden fayda sağlamak yerine, büyük bedel ödeyeceği koşulları yaratmak olduğunu söyledi.YorgosLillikas, 38 yıl çözüm olmadan müzakere edildiğini ve tavizler verildiğini ifade etti. Lillikas, müzakerelerin yapıldığı şekliyle sonuç getirmediğini, bu nedenle Kıbrıslı Türklerle kendilerini ilgilendiren konularda, Ankara ile de Kıbrıs sorununun esas konularında paralel müzakere önerisinde bulundu. Lillikas son olarak başkanlık seçiminde, ya referandumun sonucunun onaylanacağını ya da iptal edileceğini söyledi. Lillikas ‘vatandaşlarımızı referandumunun sonucunu onaylamaya davet ediyorum’ dedi.

STAVROS MALAS
StavrosMalas dün akşamki debate’te Cumhurbaşkanı Hristofyas’tan oldukça farklıydı. Ancak Hristofyas’ın politikasını da tamamen boşlamadı. Tartışmanın birçok yerinde, deneyimsizliğinden kaynaklanan hatalar yaptı. Örneğin, dört temel özgürlük diyeceğine, üç temel özgürlük dedi.Malas, 2004 yılında siyasi bir kişilik olarak değil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sıradan vatandaşı olarak Annan Planından yana tavır takındığını söyledi. Malas kendisinin hiçbir zaman planın yeniden gelmesini savunmadığını, halkın iki bölgeli iki toplumlu federasyonu ve Kıbrıs sorununun çözümünü değil, işlevsel olmadığını düşündüğü bir planı reddettiğini ifade etti.Malas, Annan Planı ile benzer bir planı görüşmeyeceği taahhüdünde bulunarak, kendisinin temel özgürlüklere saygı duyan, her göçmene evine dönüş hakkı tanıyan, üniter, güçlü, federal bir devlet istediğini belirtti.Malas, debate sırasında birçok kez Lillikas’ın önerisinin mantığının izlenmesi halinde, Türk tarafının masaya iki devlet çözümünü getirmesine yardımcı olunacağını ileri sürdü.Malas aynı zamanda NikosAnastasiadis’i sürekli olarak tezlerini değiştirmekle suçladı ve Anastasiadis’in seçilmesi halinde, iki yıl içinde birçok ‘meaculpa’ daha söyleyeceğini ifade etti.StavrosMalas, Kıbrıs’ın NATO’ya üye olma önerisine karşı çıkarak, ‘çocuklarımızın Afganistan’da öldürülmesini mi istiyoruz?’ dedi.AKEL’in adayı Malas, Kıbrıs sorununu AB’nin dekoratif değil, özlü katılımıyla, birlik çerçevesi içinde ele alacağı taahhüdünde bulundu. Malas, doğal gazın Türkiye’ye baskı yapma imkanı sağlayacak stratejik müttefiklerin çekim kutbu olmasını önerdi.”





Bu haber 399 defa okunmuştur

:

:

:

: