Toplum bu Meclis’e saygı duyar mı?

Alacak-verecek davası, kurşunlama, dolandırıcılık, sahtekârlık, hırsızlık derken en sonunda “Namus” cinayetimizde oldu. Durum öyle ki bu ülkenin polis binası da bombalanıyor artık.
Alacak-verecek davası, kurşunlama, dolandırıcılık, sahtekârlık, hırsızlık derken en sonunda “Namus” cinayetimizde oldu.
Durum öyle ki bu ülkenin polis binası da bombalanıyor artık.
Ülkedeki “İSTİKRAR” her yönden ve de tekmili birden büyüyerek devam ediyor.
Haydi hayırlısı.
Bakalım bu işlerin sonu nereye varacak.
Memleket’te hiçbir şey eskisi gibi değil.
Adli anlamda olay olmayan ülke var mı?
Elbette yoktur.
Ama bu olaylarda artış varsa ve önlem alacak erk kendi halinden memnunsa esas sorun bu noktadadır.
KKTC’de toplumu ilgilendiren sorunların çözüm merkezi Meclistir.
Siyaset de Meclis aracılığı ile sorun çözme sanatı ve en önemli yoldur.
Siyaset ve sorunlar birer doğa olayı değildir.
Hiçbir şey kendiliğinden gelişmez.
Merkez insandır.
İnsanların hataları ve hatalarda ısrarları başka başka insanların hayatını etkiliyor.
Yani sorunları çözecek olan her ne kadar insansa, sorunları yaratanda insandır.
Geçmişte yapılan yanlışlar sahiplenilse, gereken tepki gerektiği zamanda gösterilse, etki ve tepki ile doğru bulunsa hem yanlışlar önlenir hem de bir daha tekrarlanmaması sağlanırdı.
İçinde bulunduğumuz durumda pek çok yönden eksiğimiz olduğu, bazı adımları atmakta geç kaldığımız ortada.
Yapılması gereken daha fazla zaman kaybetmeden eksikleri gidermek.
Tüm bunlar için irade ve niyetin buluştuğu ortak çatı söylediğim gibi KKTC Meclisidir.
Fakat ne yazık ki Meclis toplumun sesi değil, bir geçim yolu, bir meslek, adeta sıradan bir devlet dairesi gibi kullanılıyor.
Üretkenlikten uzak, ciddiyetin ve saygının olmadığı her türlü kavganın, küfürleşmenin, arbedenin merkezi noktasında.
Meclis kurumunda kalitenin, düzeyin, seviyenin yerini ücra bir sokak kahvehanesi aldı.
Devamsızlık ve üretkensizlik toplum boyutunda da sorgulanıyor.
Geçtiğimiz Cuma günü Meclis Başkanı Sayın Bozer’in konukları vardı.
Aydınlık Yarınlar Hareketi heyeti.
AYH Başkanı Sayın Anıl Kaya birçok konu yanında Meclis’teki nisap sorununa da dikkat çekti.
Sayın Kaya ziyarette “ Meclis’in sürekli olarak nisap sorunu yaşamasından duyduğumuz rahatsızlığı dile getirmek istiyoruz. Bu toplumsal bir rahatsızlık” dedi.
Yani kendi açınızdan düşünün, çalıştığınız işyerine üstününe üstük hatırı sayılır bir de maaş çekerken gitmezseniz sonucu ne olur?
Bir süre maaşınızdan kesinti yapılır, daha sonrada kapının önüne konursunuz.
Tabi ki doğrusuda budur.
Buna “Çalışmadan para kazanmak” yani “Haksız kazanç” denir.
AYH’nin Meclis Başkanını ziyaretine dönersek;
AYH Başkanı Sayın Anıl Kaya’nın konu ile ilgili düşüncelerine benzer sözler de Meclis Başkanı Sayın Hasan Bozer tarafından söylendi.
“Parlamento mutlak yetkilidir. Bu vasıftaki bir organda ceza vermenin çok şık olmadığı kanısı bugüne kadar geldi. Ancak halk olarak da Başkanlık olarak da artık sabrımız taştı. Devam cetvelini sıkı bir şekilde takip ediyorum. İç tüzüğün bana verdiği yetkiler var bu noktada. Maaş kesemiyorum ama onun da dışında yapabileceğim işler de var. Buna ihraç da dâhil”.
Bunlar sözde kalmamalı.
Meclis Başkanlığı Meclis çalışmalarının denetiminden sorumludur.
Bunları yapmayanlar kadar, yaptıramayanlarda sorgulanmalı.
Seçilmişlik veya dokunulmazlık açıktır ki suiistimal ediliyor.
Halkın yolunu açmak için halktan yetki alanların bu yönleriyle tartışılmaları utandırmalı ve düşündürmeli.
Toplum yasalara uymak zorunluluğuna saygı gösteriyorsa, yasaları hazırlayanlarda bu yasalara uymanın gereklerini yerine getirmeli.
Vekiller Meclise saygı göstermezse, toplum böyle bir Meclise nasıl saygı duysun?
Nasıl ki ülkede hiçbir şey eskisi değil, Meclis’te de hiçbir şey eskisi gibi olmamalı.

Bu haber 947 defa okunmuştur
  • ince  NY - 12.02.2013 Meclistekiler sadece meclise saygi duysalar yeterde artar bile fazlasi ile ama nerdeeeeee..
  • CEMAL DAĞLIKOCA  GÖNYELİ - 12.02.2013 AĞZINA SAĞLIK GARDAŞ...
  • ali rıza   - 11.02.2013 Toplumun yokda Meclisin topluma saygısı var mı?

:

:

:

: