Kim Takar “ Rekabet Edebilirlik” Raporunu?

Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından 2009 yılından beri yanınlanan Rekabet Edebilirlik Raporunun beşincisi açıklandı.
Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından 2009 yılından beri yanınlanan Rekabet Edebilirlik Raporunun beşincisi açıklandı.

Rekabet edebilirlik raporu her yıl olduğu gibi, iş çevrelerinin görüşleri yönetici görüşleri anketi aracılığıyla alınmış, yayınlanmış sosyal ve ekonomik göstergeler Dünya Ekonomik Formu’nun (WEF) geliştirdiği yöntemden de yararlanarak kullanılmış ve Kuzey Kıbrıs rekabet edebilirliği hesaplanmıştır.

Yapılan hesaplamaya göre Kuzey Kıbrıs’ın 2012-2013 rekabet edebilirlik puanı 7 üzerinden 3,54 olarak hesaplanmıştır. Geçen yıla göre 0,04 puan gerileyen rekabet edebilirlik puanı ile Kuzey Kıbrıs Dünya sıralamasında 144 ülke içerisinde ancak 123üncü sırada yer bulmuştur.
Rekabet edebilirliğin hesaplanmasında kullanılan toplam 12 bölümden 9unda kısmı iyileşme olmasına rağmen, makroekonomik istikrar, altyapı ve teknolojik hazırlık bölümlerinde gerçekleşen yüksek oranlı düşüş, ülke puanın artmasına engel olmuş ve hatta 0,04 puan gerilemeyle sonuçlanmıştır
Raporun en çarpıcı sonuçları arasında işletmelerin “Yönetici Görüşleri Anketi’ bulunmaktadır. Şöyle ki, işletmelerin iş yaparken karşılaştığı en önemli dört sorun sırasıyla “politika istikrarsızlığı”, “verimsiz bürokrasi” ,“hükümet istikrarsızlığı” ve “finansal erişim” gelmektedir

Raporda yapılan diğer bir vurgu ise ülkemizde “ekonomi odaklı siyaset” yerine “siyaset odaklı ekonomi” anlayışının hakim olduğudur.
Neredeyse her kuruma olan güvenin zedelendiği ve kuşku ile bakıldığı günümüzde rekabet edebilirlik raporuna da kuşku ile bakış ve tepkisel eleştiriler olabilir. Ancak, bilinmelidir ki; bu rapor uluslararası ölçek ve yöntem kullanılarak ülkemizin saygın araştırma şirketi ve bilim adamları tarafından yapılmıştır. Dolayısıyla, bir akademisyen ve ekonomist olarak bu raporun geçerlilik ve güvenilirliğinden şüphe duymuyorum.

Biraz üzücü olacak ama, KKTC’nin kronikleşmiş statik yapısı rekabet edebilirliğimizi 123. yani sondan 11. duruma getirmektedir. Tabi ki, bunda siyasilerin savunduğu gibi tanınmamışlığın ve ambargoların etkisi olabilir ve bunlar bizim kontrolumuz dışında gerçekleşen hadiselerdir. Ancak, raporun vurgu yaptığı ve rekabet edebilirliğimizi olumsuz etkileyen temel problemler düzeltebileceğimiz ve aslında protokollarla da düzeltmeyi hedeflediğimiz problemlerdir. Başka bir ifade ile, “Rekabet Edebilirlik” raporu son olarak imzalanan ve yürürlükte olması gereken “2013-2015 Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı” nın gerekliliğini ortaya koyan Noter tarafından tasdikli belge niteliğindendir.
“2013-2015 Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı”ında alınması gereken başlıca önlemler arasında bazılarını teşkil eden aşağıdaki maddeler birebir Rekabet Edebilirlik raporunda ortaya konan problemlerin çözümüne yöneliktir.

• Devlette Kurumsal ve Fonksiyonel Gözden Geçirme Raporu çerçevesinde uluslararası iyi uygulama örnekleri ile iyi yönetişimi dikkate alan etkin bir kamu yönetimi oluşturmak amacıyla Kamu Yönetimi Reformu Eylem Planı hazırlanacak ve uygulanacaktır (Haziran 2013).
• Ekonomi ile ilgili kararlarda ve uygulamalarda birimler arası koordinasyonu sağlamak üzere “Ekonomi Koordinasyon Kurulu” yeniden yapılandırılacaktır (Şubat 2013).
• Yerel yönetimler, idari, mali ve denetim yönünden yeniden yapılandırılacaktır (Aralık 2013).
• Kamu hizmetinin etkin bir şekilde yürütülmesini teminen yürütülen e-Devlet projesi bitirilecektir.
• Kamu personelinin politika oluşturma, karar alma ve uygulama kapasitesini artırmaya yönelik etkin ve planlı hizmet içi eğitim programları düzenlenecektir.
• Kayıt dışı işgücü ile mücadeleye devam edilecek, sosyal güvenlik fonlarının üzerindeki yükler disiplin altına alınacak ve böylece sosyal güvenlik fonlarının uzun dönem aktüeryal dengesi sağlanacaktır (Aralık 2013) .
• Tüm kamuyu kapsayan, mali disipline hizmet eden, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerini sağlayan, uluslararası standartlara uygun, Kamu Mali Yönetimi Yasası çıkarılacaktır (Haziran 2013).
• Sayıştay denetiminin güçlendirilmesi amacıyla gerekli yasal düzenlemeler yapılarak, Sayıştay denetimi uluslararası standartlara uygun hale getirilecektir (Aralık 2013).
• Üretimde etkin ve verimli tarım uygulamalarına sahip, pazar imkânlarını geliştiren, rekabetçi, gıda güvenilirliğini artıran, kayıtlılığı esas alan, ekonomik ve sosyal politikaları dikkate alan, destekleme sistemini etkinleştiren bir “Tarım Strateji Belgesi” yayınlanacaktır (Mart 2013).
• KKTC’nin sınır ötesi ticarette avantajlı ülke konumuna gelmesini sağlamak amacıyla “Kuzey ile Güney Arasındaki Ticaret Kaymasının Analizi ve Kuzey İçin Politika Önerileri” araştırma raporu da dikkate alınmak suretiyle “Sınır Ötesi Ticaret Stratejisi Eylem Planı”hazırlanacak ve uygulamaya konulacaktır (Haziran 2013).
• Ürün ve işletme kalitesini artırıcı, pazarlama anlayışını geliştiren ve yatırımları planlı bir şekilde yönlendirecek KOBİ stratejisi oluşturulacaktır (Aralık 2013).
• KKTC Yatırım Danışma Konseyi daha etkin bir yapıya kavuşturulacak ve Konsey’in önerileri doğrultusunda çalışmaları izlemek ve koordine etmek üzere YOİKK “Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu” kurulacaktır (Mart 2013).
• Reel sektörün geliştirilmesi, projelerin ve girişimciliğin desteklenmesi gibi konularda çalışmalar yapmak üzere “Reel Sektör Danışma Kurulu” oluşturulacaktır (Mart 2013).


Yukarıdaki protokol maddeleri dışında banka ve finans sektörünün sorunlarının çözümüne yönelik oluşturulan ad hoc komite yönetici anketinde ortaya konan finansal erişim probleminin vehametini açıklamaktadır


Kısaca özetlemek gerekirse Rekabet Edebilirlik raporuna ideolojik, populist veya siyasi rant beklentileri ile bazı kesimler tarafından tepki konması gayet doğal karşılanmalıdır. Ancak, hükümet edenlerin bu rapora tepki koyması akıl tutulması anlamına gelmektedir. Zira, bu raporun sonuçları hükümetin uygulamayı taahhüt ettiği programın ne kadar isabetli olduğunu göstermektedir. Rekabet edebilirlik raporunun ortaya koyduğu sonuçlar ve belirlediği problemler hükümet edenlerce kabul edilmiyorsa ve KKTC güllük gülistanlık ise halka kabul ettirilmeye çalışılan protokolün gereği yok demektir. BÖYLESİ BİR SAPTAMA İSE RAPORUN OYTAYA KOYDUĞU ARGÜMANI DOĞRU ÇIKARACAKTIR. YANİ ÜLKEMİZDE “EKONOMİ ODAKLI SİYASET” BULUNMAMAKTA, AKSİNE “SİYASET ODAKLI EKONOMİ” HAKİM OLMAKTADIR.
Bu haber 841 defa okunmuştur

:

:

:

: