Sayıştay mağdurlarından mektup var

Bugün bu köşeyi kendilerini 'Sayıştay Mağdurları' diye adlandıran ve aylardır haklı bir mücadele veren beş genç insanın mesajına ayırdım.
Bugün bu köşeyi kendilerini 'Sayıştay Mağdurları' diye adlandıran ve aylardır haklı bir mücadele veren beş genç insanın mesajına ayırdım.

“Artık siz de dâhil bütün KKTC yaşadığımız mağduriyeti biliyorsunuz. Bir yıldır yaşadığımız bu süreci baştan anlatmaya gerek görmüyoruz.
Bu yazıyla birlikte, 2013 yılı içerisinde Yüksek İdare Mahkemesi’nin almış olduğu başka bir karar ışığında, hukukun hiçe sayılarak bize nasıl mağduriyet yaşatıldığına değineceğiz.
Mahkemeler.net http://www.mahkemeler.net/cgi-bin/kararindir.aspx?cnt=3572 adresinden de indirebileceğiniz YİM kararında, Kıb-Tek çalışanı bir vatandaşımız, Kıb-Tek yönetimi tarafından kendisine verilen 2 ay süreyle görevden uzaklaştırma cezası nedeniyle mahkemeye başvurmuş, mahkeme ise bu vatandaşı haklı bularak alınan uzaklaştırma cezası kararını iptal etmiştir.Bu kararda da söz konusu vatandaş işe başlayacak diye bir hüküm yoktur. Zaten idare hukuku davalarında verilen iptal kararı ile buna gerek de yoktur.
Kıb-Tek yönetimi bu çalışanına Sayıştay başkanlığının bize yaptığı gibi 'kararda işe başlat yazmıyor' biz seni almıyoruz mu demiştir?

Bizim konumuza gelecek olursak, Sayıştay Başkanı-Başkanlığı, iki bağımsız anayasal kurumun da avukatı olması gereken fakat nedense taraf tutan Başsavcılığı da yanına alarak, Kamu Hizmeti Komisyonu’na karşı bölümlerimizin yasada yazmıyor bahanesiyle atama kararlarımızın iptali-yok hükmünde sayılması için dava açmış, bunu yaparken de yine iddia ettikleri gibi bölümleri yasada belirtilmeyen bölümleri bitirmiş ve Komisyon tarafından Sayıştay’a denetçi olarak atanan bazı arkadaşlarımızı da bizden ayırarak kabul etmiş ve işe başlatmıştır.
Görülen dava sonrasında, almış olduğu hukuki yenilgiyi içine sindiremeyen Sayıştay Başkanlığı, açmış olduğu dava ret ve iptal edilmesine rağmen, Yüksek Mahkeme’nin kendisine sen dava açamazsın, böyle bir yetkin yok dediği kararda “işe başlat yazmıyor” bahanesiyle bizi mahkeme kararına rağmen yine işe başlatmamıştır.

Bu süre içerisinde de öğretmen atamaları şaibe iddiaları üzerine durmuş, bu durum üzerine Başsavcılıktan görüş istenmiştir. Başsavcı yardımcısı imzalı Başsavcılık görüşünde, usulüne göre yapılan sınavlar sonucunda atamaların yapılmasının ve dolayısıyla işe başlatmanın yasa gereği olduğu ve bu atamaların ancak mahkeme emri ile durdurulabileceği belirtilmiştir.
Hakkımızda hiçbir şaibe iddiasının da olmadığı, Sayıştay başkanlığı ile beraber hareket edip aleyhimize dava açan ve bu davada başarısız olan başsavcılık bizim için ne hikmetse bu görüşü verememiştir.
Bir yıl boyunca bize yaşatılanlar, yetkilerinin ne olduğunu bilmeyenlerin ve bu yasal yetkilerinin ne olduğunu bilmediklerinden dolayı aldıkları hukuki yenilgiyi hazmedemeyenlerin sahneye koydukları bir hukuk komedisinden başka bir şey değildir...
Bir taraftan kurultay için yapılan Anayasamıza ve yasalarımıza aykırı yüzlerce hukuk dışı kamuya istihdama olur görüşü veren, diğer taraftan da alın terimizle, hakkımızla sınav kazanan bir avuç olan bizlere her türlü engeli çıkaran, atanan 24 denetçi arasında ayırım yapıp öyle dava açan Sayıştay başkanlığının bu tavırları çok manidardır.
Bağımsız yargımıza hep güvendik, yine güveniyoruz. En kısa zamanda hukuk dışı gasp edilen haklarımızın bize teslim edileceğine olan inancımız tamdır.”
Mağdurları' diye adlandıran ve aylardır haklı bir mücadele veren genç arkadaşlardan gelen mesaja ayırdım.

“Artık siz de dâhil bütün KKTC yaşadığımız mağduriyeti biliyorsunuz. Bir yıldır yaşadığımız bu süreci baştan anlatmaya gerek görmüyoruz.

Bu yazıyla birlikte, 2013 yılı içerisinde Yüksek İdare Mahkemesi’nin almış olduğu başka bir karar ışığında, hukukun hiçe sayılarak bize nasıl mağduriyet yaşatıldığına değineceğiz.
Mahkemeler.net http://www.mahkemeler.net/cgi-bin/kararindir.aspx?cnt=3572 adresinden de indirebileceğiniz YİM kararında, Kıb-Tek çalışanı bir vatandaşımız, Kıb-Tek yönetimi tarafından kendisine verilen 2 ay süreyle görevden uzaklaştırma cezası nedeniyle mahkemeye başvurmuş, mahkeme ise bu vatandaşı haklı bularak alınan uzaklaştırma cezası kararını iptal etmiştir.Bu kararda da söz konusu vatandaş işe başlayacak diye bir hüküm yoktur. Zaten idare hukuku davalarında verilen iptal kararı ile buna gerek de yoktur.

Kıb-Tek yönetimi bu çalışanına Sayıştay başkanlığının bize yaptığı gibi 'kararda işe başlat yazmıyor' biz seni almıyoruz mu demiştir?

Bizim konumuza gelecek olursak, Sayıştay Başkanı-Başkanlığı, iki bağımsız anayasal kurumun da avukatı olması gereken fakat nedense taraf tutan Başsavcılığı da yanına alarak, Kamu Hizmeti Komisyonu’na karşı bölümlerimizin yasada yazmıyor bahanesiyle atama kararlarımızın iptali-yok hükmünde sayılması için dava açmış, bunu yaparken de yine iddia ettikleri gibi bölümleri yasada belirtilmeyen bölümleri bitirmiş ve Komisyon tarafından Sayıştay’a denetçi olarak atanan bazı arkadaşlarımızı da bizden ayırarak kabul etmiş ve işe başlatmıştır.
Görülen dava sonrasında, almış olduğu hukuki yenilgiyi içine sindiremeyen Sayıştay Başkanlığı, açmış olduğu dava ret ve iptal edilmesine rağmen, Yüksek Mahkeme’nin kendisine sen dava açamazsın, böyle bir yetkin yok dediği kararda “işe başlat yazmıyor” bahanesiyle bizi mahkeme kararına rağmen yine işe başlatmamıştır.

Bu süre içerisinde de öğretmen atamaları şaibe iddiaları üzerine durmuş, bu durum üzerine Başsavcılıktan görüş istenmiştir. Başsavcı yardımcısı imzalı Başsavcılık görüşünde, usulüne göre yapılan sınavlar sonucunda atamaların yapılmasının ve dolayısıyla işe başlatmanın yasa gereği olduğu ve bu atamaların ancak mahkeme emri ile durdurulabileceği belirtilmiştir.
Hakkımızda hiçbir şaibe iddiasının da olmadığı, Sayıştay başkanlığı ile beraber hareket edip aleyhimize dava açan ve bu davada başarısız olan başsavcılık bizim için ne hikmetse bu görüşü verememiştir.
Bir yıl boyunca bize yaşatılanlar, yetkilerinin ne olduğunu bilmeyenlerin ve bu yasal yetkilerinin ne olduğunu bilmediklerinden dolayı aldıkları hukuki yenilgiyi hazmedemeyenlerin sahneye koydukları bir hukuk komedisinden başka bir şey değildir...

Bir taraftan kurultay için yapılan Anayasamıza ve yasalarımıza aykırı yüzlerce hukuk dışı kamuya istihdama olur görüşü veren, diğer taraftan da alın terimizle, hakkımızla sınav kazanan bir avuç olan bizlere her türlü engeli çıkaran, atanan 24 denetçi arasında ayırım yapıp öyle dava açan Sayıştay başkanlığının bu tavırları çok manidardır.

Bağımsız yargımıza hep güvendik, yine güveniyoruz. En kısa zamanda hukuk dışı gasp edilen haklarımızın bize teslim edileceğine olan inancımız tamdır.”
Bu haber 595 defa okunmuştur

:

:

:

: