21 gün Avustralya

Başlığa bakıpta Avutralyada ki Sydney Opera Binasını, kangruları, Aborijinleri ve dünyanın en güzel ve tümü, kaliteli hizmetleri dahil halka ücretsiz mükemmel altyapılı plajları falan anlatırım herhalde demeyin.
Başlığa bakıpta Avutralyada ki Sydney Opera Binasını, kangruları, Aborijinleri ve dünyanın en güzel ve tümü, kaliteli hizmetleri dahil halka ücretsiz mükemmel altyapılı plajları falan anlatırım herhalde demeyin.

Avustralyadaki insan-insan ilişkilerindeki inanılmaz samimiyeti, vatandaş-devlet arasındaki katıksız güveni ,özel ve kamu kuruluşları ile tüketicilerin etik ilişkisini, insanın canlı cansız doğaya tapma derecesindeki saygısını ve diller,dinler,etnik toplulukların oluşturduğu danteli atlamak, farketmemek veya bize özel şekilde küçümsemek Avustralya’yı görememektir.

Dahası da var, Avustralya’yı bugün dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına getirmeyi başaran Ozi’ lerin (Avustralyalıların kendilerini tanımladıkları kısa isim) rasgele örnekleyerek başarılarının şifrelerini çözmek için herkese heryaşta ulaşabilecekleri ve ödeyebildikleri eğitim ağlarına bakılmalı. Eğitim süresince karşılıksız geçim desteklerine kaynak nasıl yarattıklarını irdelemeli.
Olmadı, sağlık sistemine bakın. Yaşlıların evlerine kadar bakım, ilgi ve sağlık hizmeti götüren Oziler bir de yaşlının bir yakınını kamu veya özel işyerinden haftada bir gün ödenekli izinli sayılmasını ve yaşlı yakını ile ‘kaliteli zaman’ geçirmesine imkan yaratabilmişler.

Mahkemelerin yükünü Kira Komisyonu, Sigorta Komisyonu, Yerel Yönetimler Komisyonu, Küçük Talepler Komisyonu, Rekabet Komisyonu, ve daha onlarca etkin çalışan komisyonlarla paylaşan adalet sistemi zaman kaybını ve hukuki savunma giderlerini en aza indirirken, meslek örgütleri de hakemlik ve ombudsmanlıkla sektörlerdeki üreticiliği ve kaliteyi yönlendirebiliyorlar.

Megacity’lerde olsun ,kasabalar ve kırsal yerleşimlerde olsun halk ve Yerel Yönetimler uyumu, bölge halkından ve işletmelerden gelen vergileri bir ressamın gözalıcı fırçasına dönüştürüp hayranlık duyulacak yaşam alanları yaratırken, evler, ve her ölçekteki işyerleri bu tabloyu gözleri gibi sakınarak organik çöpleri kompost çukurlarında, diğerlerini de görünmeyen yerlerdeki farklı ayırışım ve dönüşüm kaplarında toplama günlerine saklıyorlar. Parklar, yollar, sahil şeritleri, donanımlı piknik alanları, spor ve etkinlik alanlarında oturan, yürüyen, koşan, bisiklet süren, teknesiyle suya inen her yaştan ve her sosyal kesimden Oziler, ödedikleri vergilerin karşılığını son santimine kadar almanın keyfini yaşıyorlar.

Yaqzının bu bölümü interaktif, ne kadar bizim yaşadığımız çevreye benziyor veya benzemiyor siz ekleyin lütfen. Birde, bu anlatılanlar dünyanın her iyi yönetilen ülkesinde zaten böyle diyenlere katılırım, ama bir de Oziler ile tanıdıkları medeniyetler listesini zenginleştirmelerini öneririm.

220 yıl kadar once iki İngiliz donanma gemisi ile 1000 asker ve mahkum bu uzak kıtaya ilk yerleşenler. Zamanla diğer yerleşiklerde kıtaya ulaştı. 200 yıldan az bir zaman içinde bu ateş, çöl, cennet ve okyanus kıtasını neredeyse mücizeye dönüştüren Avustralyalıların ne ‘Bir Ozi Dünyaya Bedeldir’ ne de ‘Ne Mutlu Oziyim Diyene’ gibi güçlü deyimleri bile yok. ’Anzaklar ölmez Oziler Bölünmez’ gibi bir milli değerleri de yok. Üç kıtada hüküm sürmediler, dinleri, dilleri milletleri de tek değil! En güçlü milli duygularını Yeni Zelandalılarla yaptıkları Rugby maçlarında ve spor karşılamalarında Matilda şarkısını söyleyerek dışa vuran Oziler nasıl oldu da bu Avustralya’yı yarattılar!

Yok mu sorunları Ozilerin? Bu 21 gün içinde ciddi sorunlarla boğuştu Oziler. Görev harçlarını, taksi, lokanta, kulüp, iç hatlar hava yolculuğu gibi özel harcamalara kullanan birkaç milletvekili, bir spor salonunun soyunma odasında bulunan ve doping testlerini atlatmak için kullanmaya yarayacağı öngörülen gizlenmiş idrar örnekleri, infialler yarattı. Bazı yerleşim bölgelerini etkileyen orman yangınları ve sel felaketine karşı Oziler sivil örgütleri ve devlet imkanları ile mücadele ettiler.

Sonuç yok, özgürüz,herkes dilediğini seçsin!
Bu haber 708 defa okunmuştur
  • hoşgeldiniz. kadriye bayraktar  lefkoşa - 15.03.2013 yeniden sizi burada okumak büyük bir ayrıcalık. toplumsal güvenin olmadığı yerde çözülme kaçınılmazdır.devlet mekanizması doğru bir şekilde işletilirse gezdiğiniz ülkeler bu dünyada çoğalacaktır. ama malesef devlet mekanizmasının çalıştırılmaması ve toplumun çözülmesinin her yolu deneniyor .
  • ne zaman neşeli okr  leefkoşa - 15.03.2013 sizi TV de de izliyorm. yazılarınız daha da güzel. en azından program ortağı sözünüzü kesmiyor....
  • cevap zeynep musa  Güzelyurt - 14.03.2013 daha evvelki yorumlarıma cevap beklkerim. bakın eski yazılara
  • Nihayet murat  Girne - 14.03.2013 Hoş geldin Mustafa Bey... Bu yazıyı belediye başkan adaylarına okutup ınav yapmak lazım....

:

:

:

: