Güney’deki Kriz Çözüm İçin Fırsat Olmalı!.....

Kıbrıs Türk halkı olarak yıllarca kurumsallaşma çalabalarımız karşısında gerek Federe Devlet gerekse Cumumhuriyet adı altında karşılaştığımız zorluklar ve yaptığımız hatalara bakış açısı acımasızca oldu.
Kıbrıs Türk halkı olarak yıllarca kurumsallaşma çalabalarımız karşısında gerek Federe Devlet gerekse Cumumhuriyet adı altında karşılaştığımız zorluklar ve yaptığımız hatalara bakış açısı acımasızca oldu. Aşağılık kompleksi ve özgüven erozyonu karşısında Kuzeyde yapılan her hata ve yanlışlık eleştirilerek ve biraz da abartılarak doğru model olarak Güney Kıbrıs gösterildi. Sonuç olarak ise MAALESEF Stereotyping (kalıp yargılara) şeklinde tanımlanan bir olgu Kıbrıs Türkü için bir nevi içselleştirildi. Kıbrıs türkü devlet yönetemez ve beceremez argümanına karşı bu işi Rumlar becerir iddiası özellikle sol cenah tarafından tevatüre edildi. Aynı zamanda bir zamanlar KKTC’de işsiz kalan Türklerin Tum kesiminde işe başlaması emek piyasasının yapısından değil Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Türklere verdiği değer şeklinde de lanse edilmeye çalışıldı. Halbuki, Türkler Bulgar, Uzak Doğulu ve diğer ucuz işçilerle ikame edilince gerçek acı bir şekilde anlaşıldı.

AB üyesi olmalarına rağmen Rumların nasıl bir devlet yönettikleri bugün yaşadıkları iflas sinyalleri ile çok iyi anlaşılmakta ve aşağılık kompleksi içerisinde olan Kıbrıs Türklere olumlu yönde terapi niteliği taşımaktadır.

Rumların nasıl bir kalitede Devlet yöneterek iflas noktasına geldiklerini anlamak için aşağıdaki bazı olgulara değinmek yeterli olacaktır:

• Güney Kıbrıs'ın nüfusu 1.1 milyon. Milli geliri 17.5 milyar euro. Kişi başı gelir 25 bin dolar dolayında. Bütçesi yılda 1.1 milyar euro açık verdiğinden (Milli gelirin yüzde 6.3'ü) kamu borcu milli gelirin yüzde 85'ine ulaşmış durumdadır.


• Kamu ve özel sektör borcu milli gelirin 5 katına ulaşarak 85-90 milyar euroya yükselmiştir.

• Kıbrıs Rum Bankaları'nın geçtiğimiz yıllarda Yunanistan tahvillerine bağlanan toplam 22.8 milyar euroluk yatırımı, Yunanistan ekonomisinin finansal krize girmesi nedeniyle batık hesap durumuna gelmiş, Kıbrıslı Rumlar'ın Yunanistan'da yatan 22.8 milyar euroluk tasarrufunun yüzde 50'si de buharlaşmıştır.

• 2009 Ocak ayında 15,786 olan kayıtlı işsiz sayısı 2013 Ocakında 45,109’a yükselmiştir. Buna göre Güney Kıbrıs’taki işsizlik oranı % 12,1 olarak rapor edilmektedir.

• Emlâk sektöründe bizleri aratmayan yolsuzluk iddiaları gerçekleşmiştir. 20 Milyar Euro değerindeki 130,000 emlaka koçan verilmediği ve birden çok kişiye satıldığı iddiaları Güneyde ayyuka çıkmıştır.

• İçinde bulunduğumuz günlerde Güney Kıbrıs Ekonomisine 5,8 Milyar Euro kendi kaynaklarından 10 Milyar Eurosu ise Eurobölgesi ülkeleri ve Uluslararası Para Fonu kaynaklarından sağlanmaması halinde halen kapılarına kilit vurulmuş bankalar ve daha sonra Devlet iflas bayrağını çekmiş olacaktır. Bu miktar bankacılık sektörünün yeniden yapılanması için aciliyet taşırken Temmuz ayı itibariyle vadesi gelen 2 Milyar Euroyu aşan devlet borcu için de gereklidir.

• Güney Kıbrıs Devletinden beklenen 5.8 Milyar Euroluk kaynağın bankacılık sektörüne dayandırılmasının geçmişe dönük rasyonel temeli bulunmaktadır. Bu çerçevede, 100 bin euronun altında mevduatı olanlara yüzde 6,75 ve bu limitin üzerinde mevduatı bulunanlara yüzde 9,9 kesinti uygulanması formülü 5,8 milyar euroluk kaynak için öngörülmüştür.

• 2003 yılına kadar geri giden raporlarda da belirtildiği gibi Güney Kıbrıs’ın bankacılık sektörünün milli gelirin (18 Milyar Euro) 7.5 katı büyüklüğe sahip olduğu ve bugün yaşandığı gibi ekonomiyi kırılgan bir yapıya soktuğu Avrupa Komisyonu tarafından Güney Kıbrıs’a uyarı niteliğinde iletilmişti. O günlerde gözardı edilen bu uyarının önemi günümüzde anlaşıldı. Dolayısıyla 5.8 Milyar Euroluk kaynağın bankacılık sektöründen beklenmesi sektör yapısının küçültülmesi ve AB ortalamasında olduğu gibi milli gelirin yaklaşık 3.5 katına çekilmesi amacı ile de örtüşmektedir.

• Gıpta edilen Güney Kıbrıs Ekonomisinin aslında kara para aklama merkezi de olduğu genel kabul görmektedir. Güneydeki 68 Milyar Euroluk mevduatın 25 Milyarı Rusya ve Ukrayna’lılara aittir.

Güney Kıbrıs ekonomisi ile ilgili yukarıdaki liste uzatılabilir. Günün sonunda hem Kıbrıslı Türklerin hem de Rumların anlaması gereken gerçek ortaya çıkmıştır. Kıbrıs adasında yaratılacak bir barış ortamı anavatanlar dahil olmak üzere hem Kıbrıs Türklerinin Hem de Rumların tartışmasız menfaatine olacaktır. Yaratılacak ekonomik ve siyasi istikrar ile her iki toplum için izolasyonlar kalkacak, yatırım iklimi oldukça olumluya dönüşecek, doğalgaz, petrol ve su gibi adanın tüm zenginlikleri iki toplum tarafından optimal düzeyde yararlanılacak ve ekonomik büyüme ve refah kuşkusuz sinerji yakalacaktır. KIBRIS TÜRKLERİNİN BU GERÇEĞİ GÖRDÜĞÜ ANNAN PLANINA YANITI İLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR. ŞİMDE İSE SIRA RUMLARDA......
Bu haber 1121 defa okunmuştur
  • Tabii Allah korusu, yani   - 29.03.2013 Bizde bir bankalar krizi yasansa, bize ne kadar milyar lazim??...
  •    - 29.03.2013 Tamamen bos bir makale!Rum yetkililer daha gecen gun yaptiklari aciklamada yazarin hayallerini yerle bir etti.Bir de banka onundeki Rum halki Turk bayragini yirtip yakti.Anliyorsunuz ya!Adamlar ekonomik cikmaza girince vatanlarini mi satacaklardi?Siz once Turkiye'yi yabancilara sattiktan baska PKK ile de anlasip Turkiye'nin bolunmesine zemin hazirlayan iktidardan bize haber verin de icimiz acilsin!

:

:

:

: