Lefkoşa yerel yönetim hizmetleri bakımından cadı kazanına dönmüştü. Ve KKTC’nin başkenti Lefkoşa, yerel yönetim hizmetleri bir miktar ağırdı değil, resmen bir kaos yaşıyordu. Demokraside çareler tükenmez. Eğer demokrasiye zarar vermek isteyenler varsa ilk yaptıkları demokrasinin çare üretme yeteneğine darbe vurmaktır. Demokrasi aynı zamanda pahalıdır. Çare arayışında pahalı gelebilir birilerine. Bu çerçevede Pazar günü Lefkoşa bir ara seçim yaşadı. Sonuç artık ortada CTP adayı Kadri Fellahoğlu yarışı birinci olarak tamamladı. Çok büyük bir oy farkı var mı evet var. Yani genel anlamda daha bir at başı yarış bekleniyordu. Kendi adıma bu sonucu sürpriz olarak niteledim. Kuşkusuz özellikle siyasal partiler bu sonucu süreciyle birlikte masaya yatırmalıdır. Nereden nereye geldiler ve neden bu sonucu elde ettiler. Bunu çok açık bir şekilde ortaya çıkarmaları bir kazanımdır. Tabii ilk dikkat çeken husus katılım oranının uzun yıllar dikkate alındığı zaman en düşük olması şeklindeydi. %42 dolayında seçmen Lefkoşa’ya sandığa gitmedi. Batılı ülkelerde de katılım oranlarının düşük olduğu seçimler çok yaşanıyor. Ancak orada sistem oturmuştur ve herhangi bir partinin gelmesiyle çok fazla bir şey değişmeyecek. Bizde de seçmen gelecek olanlarda bir farklılık olmayacağı düşüncesinde. Siyasal partilerin çok dar bir alanda seçmene yönelik yaptıkları çabalar yüksek oranda katılıma yetmedi. Lefkoşa’da doğmuş büyümüş biri olarak katılmayan insanlara sitemim daha ağırdır. Bunca olumsuzluklar yaşanırken “banane” dememeliydi insanlar. Bugün ve dün sandığa gitmemişse, gitmeyenin oyu bu sonucun ortaya çıkmasında etkili olmamıştır. Bundan sonra da oy vermeyenlerin bu sonuçlarla ilgili söz hakkı kısıtlıdır. Katılım daha yüksek olsaydı ne olurdu? Benim şahsi kanaatim belki daha yüksek bir katılım olsaydı yine Fellahoğlu kazanırdı, oy oranı bir miktar artardı ama oy oranı biraz düşerdi. Lefkoşa’daki seçimlerin geçmişine göz attığımız zaman UBP’nin tek başına büyük seçim başarıları elde ettiği dönemde bile Lefkoşalı, belediye seçimlerine çok sıcak bakmamıştır. CTP artan bir grafikle seçmenden oy aldı. CTP’nin ilk adayı Ergün Vehbi’ydi. Bana sorarsanız sonuçlar bütün partilere bir miktar teselli olmuştur. CTP seçimin galibidir ancak UBP bütün olumsuzluklarına rağmen Sertoğlu’nun şahsında iyi bir oy kazanmıştır. TDP son üç seçimi aldığımızda oylarını ciddi oranda artırmıştır. Arabacıoğlu bu seçimin en gel gitli ismiydi. Kamuoyu yoklamaları aslında güvenilir şirketi deniliyor ama öyle bir şeyin olmadığı ortaya çıktı. UBP Genel Başkanlık sonucu ortada Küçük denildi, ikinci turda da az farkla seçildi. Bu kez de Arabacıoğlu denildi ancak üçüncü sırada kalabildi. Arabacıoğlu oğlu DP’nin oylarını artıran görüntü veriyor ancak bakıldığı zaman Bulutoğluları ile birlikte 6.800 oy almıştır DP. Hüseyin Özgürgün’ün de 4800 dolaylarında olmuştu oyu. Bu seçim bitmiştir. Acaba Fellahoğlu ne yapacak sorusunu sormaktan daha yanlış bir soru olmaz. Belediye başkanı var LTB’nin, meclis üyeleri var. Kuvvetler ayrımı gibi görmemek gerekiyor. Belediye meclisi bir anlamda LTB’de yürütmenin parçasıdır. Ve bu nedenle, işte artık UBP’neLTB’de muhalefet görevi düştü diye bir şey yok. 11 UBP, 6 CTP, 3 DP, 2 DP meclis üyesi rozetlerini bir kenara bırakacaklar ve Lefkoşa’yı içine düştüğü bu durumdan takım anlayışı ile kurtaracaklar. Olumlu adımlara her kim ki engel olmaya çalışır bence Lefkoşalı affetmemeli. Ve affetmemesi için de bir Lefkoşalı gazeteci olarak ne gerekiyorsa yapacağımı söylemek istiyorum…Bu bir yarıştır çok partili çok adaylı. Kazanan da olacak kazanmayan da. Eğer her kazanan karşısında kaybedenler red cephesi gibi davranıp muhalefetiz iyi işlere destek vermeyiz davranışında bulunulursa bu demokrasinin kalitesiz örneklerinden biri olur. Hiç kuşkusu UBP’de özellikle 2010 seçiminden sonra çok dramatik bir yolculuk yaşanmıştır. Şaibeden öte yanlış işler yapılmıştır. Belediyenin kendi içindeki mekanizmaları devre dışı kalmıştır. Şimdi LTB’de saydamlık önemli. Bunun yanında demokratik katılımcılık da eklenecek. Lefkoşa’nın seçilmiş muhatarları vardır, insan kaynakları var, 3 üniversite ve potansiyeli vardır, hükümet vardır. Ve Lefkoşa’nın özellikle 14 aylık dönemde ciddi bir takım ruhu ile çalışmaya ihtiyacı vardır. Keşke bu seçim yaşanmasaydı da partiler uzlaşsaydı ve Lefkoşa kaymakamı da UBP’ninkaymakamı değil gerçekten Lefkoşa kaymakamı gibi davranarak belediye kurtarılsaydı. UBP’den 11 üye vardır, netice itibariyle belediye başkanı ve 11 üye toplanır mı orada bir bilgi boşluğu var. Başkanın ayırt edici oyu ile beraber Lefkoşa bu kilitleme koymuştur. DP ve TDP’den bir miktar tepki gelmiştir. Onlar da normal. Ben bunun kısa sürede aşılacağına inanıyorum. DP ve TDP’nin LTB meclis üyeleri bakımından önemi var. UBP’ye gelince, çok önemli olan nokta UBP hükümettedir. UBP hükümeti LTB Başkanı’na bir UBP’li başkana yardım etmekten öte bir anlayışla yardım edip katkı koyması gerekiyor. Hani biz Fellahoğlu’nu engelleyelim düşüncesi olmamalı. Bu düşünce içine girilirse bu devlete , bu ülkeye ihanet edilmiş olur. Yeni bir sayfa açıldı. LTB’de yeni bir takım vardır. Fellahoğlu Başkan’dır, yeni meclis üyeleri ve sendika, çalışanlar vardır. Çalışanların sosyal güvenlikleri yatırılmamıştır uzun süre, bu insanlar iş başı yaptıkları zaman motivasyonlarını yitirmemeleri gerekiyor. Bu insanların itibarları ile oynanmıştır. Artık LTB çalışanları maaşları kesin olmayan durumundadır. Fellahoğlu, ilk toplantısını gerçekleştirdi sendika yetkilileri ile birlikte. Sendikalılar, makul bir hoşgörü gösterme niyetindeyiz yeter ki bize güvenilir bir takvim verilsin dediler. Lefkoşalı’nın da bir beklentisi var. Bu demokratik sürece oy kullanarak katkı koyan herkesi yürekten kutluyorum…