Karpaz’da kaş yapayım derken göz çıkarıldı

ADA TV ekranlarında sevgili Ediz Tuncel’le her Cuma “Söz Sizde” programını hazırlayıp sizlere sunuyoruz.
ADA TV ekranlarında sevgili Ediz Tuncel’le her Cuma “Söz Sizde” programını hazırlayıp sizlere sunuyoruz.
“Söz Sizde” her Cuma akşamı saat 20.30 da ülke gündemindeki konulara her kesimden insanla çözümler arıyor.
Geçtiğimiz Cuma günü genel de kuzey Kıbrıs’ın özelde Karpaz bölgesinin turizm konusunda ki sorunlarını irdelemeye çalıştık.
Üç önemli konuğumuz vardı;
Turizm bakanlığı ve YAGA’nın direktörlüğünü yapmış şimdilerde Kıbrıs Türk Otelciler Birliği yöneticisi Ayşe Dönmezer.
Dip Karpaz Belediye Başkanı Mehmet Demirci.
Ve Karpaz Eko Turizm Birliği Başkanı Yusuf Duman.
Görevimiz elbette sorunları gündeme taşıyıp çözümler konusunda ilgililere mesajlar vermek.
Hep söylenir, küçük bir ülke ve küçük bir toplumuz.
Herkes birbirini tanır ve bilir.
Aslında bu durumun bir avantaj olması gerek.
Ama maalesef öyle değil.
Sorunları biliyor, tartışıyor fakat yüzeysel kalıyoruz.
İşin içine girmeden yaşananları gerçek anlamda anlayamıyorsunuz?
Hep şunu düşünmüşümdür;
Her insan ayrı bir dünyadır.
Herkes kendi içinde ayrı bir dünyada, ayrı bir hayatı yaşıyor.
Bu küçücük ülke de öyle değil mi?
Her bölgesi ayrı bir dünya ve hayat yaşamıyor mu?
Bu bölgelerde yaşanan ayrı dünyaları da burada emek harcayan, mücadele veren, hayatını devam ettiren insanlardan daha iyi kimse bilemez.
Bu elbette şu demek değildir;
Kapalı kalmak, dışa, yardıma, ilerlemeye, birlikteliğe imkân vermemek.
Kimse bu ülkenin kötülüğünü istemez.
Yeniden konuya dönersem;
Karpaz bölgesinin özellikle bölgenin bakirliğini, temizliğini, doğallığını, kültürünü ve dokusunu bozmadan turizm sektörüne kazandırmak, bunun yanında sektör kazanırken Karpaz’lının da kazanması herkesin hemfikir olduğu nokta.
Durum böyle olunca ortaya çıkan sonuç sade şekliyle şu oluyor;
“İLETİŞİM” eksikliği.
Karpaz bölgesinde merkezden uzak olmanın olumsuzlukları ve kırgınlıkları var.
Profesyonelce hazırlanmış proje ve ciddiyet olmadan, iş ola, sırf yapılmış olmak adına atılan adımlar faydadan çok zarar getirmiş bu bölgeye ve bölge insanına.
Karpaz bölgesin de yılın on iki ayı he türlü turizm şeklinin yapılma imkânı var.
En başta bu durumun açlığını yaşıyor bölge ve bölge insanı.
Öncelikle bu bölgede turizm devlet politikası haline getirilmeli.
Bölge insanının bu sektöre yatırım yapması sağlanmalı.
Bu gibi kırsal bölgelerde özel ve sıradan işyerleri gibi değil korumalı politikalarla destek paketleri bu bölge için hazırlanmalı.
Ve elbette bu iş popülizm için değil sonuç almak için ciddi anlamda yapılmalı.
Bu sıkıntıya çare olabilecek bir proje başlatılmış Karpaz’da.
“Pansiyonculuk projesi”.
Projenin finansmanı Kalkınma Bankası aracılığı ile sağlanmış.
Fakat bu yatırıma girişen küçük yatırımcılar bugün önemli bir borçla karşı karşıya.
Finansmanın yarısı girişimciye yarısı Kalkınma bankasına kalmış.
İnşaatlar devam ederken geri ödenmenin başlaması istenmiş.
Ortada tam olarak çalışan işletme yokken.
Turistler henüz gelmeye başlamamışken.
Ve kazanç ortaya çıkmadan pansiyonunu satmaya karar veren insanlar olmuş.
Ki bu pansiyonlar satılsa bile kredilerin ödenmesi mümkün değil.
Çünkü öngörülen maliyetlerin iki katından daha fazla bir maliyet varmış ortaya çıkan ve ödenmeyi bekleyen.
Projeyi çizdiren onaylayan, maliyet öngören ilgili bakanlık.
Ön kriter olarak hiçbir şey ortaya konmamış.
200 bin TL maliyetli diye başlayan inşaatlar bugün 450 bin TL civarında bir maliyet çıkarmış ortaya.
Altı ayda bitmesi gereken binalar üç yılda ancak bitmiş.
13 kişilik bir mağduriyet söz konusu.
En önemli sorun faizlerle günden güne büyüyen ve her türlü adımda karşı karşıya gelinen borç.
Öneriler yapılmış.
Borcun sabitlenmesi ve sürenin uzatılması.
Ki belli bir yıl kazanç fırsatı sağlansın.
Turizmin hizmetine sunulacak turistik pansiyonlarda malzeme alımı da yapılmış.
Adı üstünde turizm amaçlı kullanılacak bu malzemeler.
Fakat getirilen malzemeler için %15 oranında da devlete harç ödenmiş.
Sebep, bakanlık projesi olması.
Devletin her türlü imkânı sağladığı oteller ve ülkeye katkıları tartışılırken küçük yatırımcıya reva görülen tuhaf uygulamalar.
Daha çalışmaya başlamadan, kazanmadan devlet insanların boğazına yapışıyor.
Bu proje devlet projesi ve tam bir fiyasko yaşanıyor.
Karpaz da proje devletin olmasına rağmen işyeri sahipleri bugün bin pişman ve kendi sosyal yatırımlarını bile yapamıyorlar.
2006 yılından buyana devam eden bir süreç bu.
Ne zaman sonlandırılacağı ve bir çözüm bulunacağı da belli değil.
Turizm her daim tüm yetkililer tarafından ülkenin lokomotif sektörü olarak gösterilir.
Fakat bırakın tam yılı, birkaç ay bile layıkıyla çalıştırılamayan bir sektör var ortada.
Sebep ilgisizlik ve umursamazlık.
Bu konuda profesyonel popülizmden uzak ekipler çalışmalı ve Karpaz gibi Lefke gibi Akdeniz gibi bölgeler kendi özellikleri ön plana çıkarılarak bölge insanları işin içine çekilerek teşvik edilerek, yönlendirilerek, korunarak imkânlar sağlanmalı.
Sonuçta hem devletin yükü hafifleyecek, hem de herkes kendi işini yaparak ülkeye hizmet verecek.
Bu haber 824 defa okunmuştur

:

:

:

: