Barış ve çözüm,dünyasal cennete giden en önemli yoldur

En iyi Türk ölü Türk diyenden,en Rum ölmüş Rum diyene bir çok kişiye rastlansa da,bunlar işin özünü değiştirmez.Ben iddia eder derim ki, eğer bugün yaşayan gerçekçi bir anlaşma olsaydı,Rum tarafında kriz olmazdı veya etkisi bu kadar derin olmazdı.

En iyi Türk ölü Türk diyenden,en Rum ölmüş Rum diyene bir çok kişiye rastlansa da,bunlar işin özünü değiştirmez.Ben iddia eder derim ki, eğer bugün yaşayan gerçekçi bir anlaşma olsaydı,Rum tarafında kriz olmazdı veya etkisi bu kadar derin olmazdı.

Gerçek bir federasyonda özellikle uyulması bizim açımızdan zorunlu olan iki kesimlilik ve her kesimde bir tarafın büyük çoğunluğunu oluşturacak bir nüfus ve işleyen,işlevsel bir merkezi ve federe yönetimin olduğu ve olabildiği kadar gevşek bir federasyon,hem Rumların hemde bizlerin yaşama standardını birden yükseltir ve AB kuralları alıp uygular ve içselleştirirsek daha kaliteli,daha nitelikli bir hayata kavuşmak çok olasıdır.

Böyle olası bir ablaşmada Türkiye’den gelen turist sayısı artarken Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin bir çoğu da Kıbrısı görmek isteyeceklerdir.ve olası bir anlaşmanı yankıları ve sinerjisi öyle artar ki,özellikle Avrupa’dan daha da fazla turist gelecektir.
Bütün bunlar,hayal bile edemeyeceğimiz imkanları,iş olanaklarını bizlere sunacaktır.
Bunun adı DÜNYASAL CENNET olabilir.

Bizler,HAK olarak bunun savunuculuğunu her durumda savunuyor,bazı teknik ve süreçle ilgili çekince veya not düşerek.
Bunun aksini düşünmek, taşları kaldırmak için vinç varken, insan kuvvetini kullanmaya benzer.
Daha özgür,daha demokratik,daha kaliteli bir yaşam bizi bekliyor.
Bu haber 1361 defa okunmuştur
  • Sayın İNCE Mustafa ulaş  lefkoşa - 11.05.2013 Sayın İnce,saydığınız yerler konum ve diğer özellikler itibariyle Kıbrıs'tan çok farklıdlr.Ben Annan Planına bir çok eksiklikleri,geçiş sürecinin kısa olması,bizdeki federe devletteki nüfusun sulandırılması ve merkezi hükümetin güçlü olması nedeniyle karşı çıktım.Aynı şeyler geçerli olursa yine karşı çıkarım.Ama amaç her iki toplumun iyi ve kaliteli yaşaması ise işleyen bir anlaşmaya evet demek bu amaç bakımından bir zorunluluktur.Aama biz her şeye evet diyerek bunu istemiyoruz.İnsanları çatıştırmadan,nüfus olarak az olan tarafı anayasal olarak mutlaka koruyarak bir anlaşma istiyoruz.Bu anlaşma gerçekten işlevsel olursa herkes mutlu olur...Saygılar...
  • Sayin Mustafa Ulas ince  NY - 10.05.2013 Arzu etmis oldugunuz birlesme sadece gecici bir sureligine maddi olarak rahatlma getirebilir. Maddi imkanlarin yukslemesi icin surdurluebilir bir idare ve kontrol lazim. Kibrisin birlesmesi ile Maddi basarilarin arasindaki baglantiyi ben kurabilmis degilim. 1987 – Kara Pazartes, 1989–91 – ABD Tasarruf ve Borclanma krizi, 1990 – Japon krizi, 1990 Finlandiya crizi, 1992–93 – Kara carsamba, 1994–95 – 1994 Mexika Krizi, 1997–98 – 1997 Asya ulkelerinin krizi, 1998 Rus krizi, 2000–2001 – Turk krizi, 2001 – Arjantin Krizi, 2001 – Ozellilkle ABD'de Internet sirketleri'nin yartamis oldugu finansal kriz, 2008-2009 - Izlanda Krizi. Bu krizlerin ciktigi ulkelerin ne federasyone nede birlesmeye ihtiyaclari vardi fakat kotu yonetim insanlarin alin terini bir anda yok etti. Sayet akli selim bir idare olmaz ise ne birlesme, ne yeni krediler, ne de bagislar ile maddi olarak ayakta durmak mumkundur degildir kanisindayim... Saygilar

:

:

:

: