Sezar Salatası’nın bilinmeyen gerçeği…

Yaz mevsimi yaklaşıp, fazla kilolardan kurtulma zamanı geldiğinde en fazla tükettiğimiz lezzet olan salatalar bu günlerde yine sofralarımızın baş tacı değil mi?


Yaz mevsimi yaklaşıp, fazla kilolardan kurtulma zamanı geldiğinde en fazla tükettiğimiz lezzet olan salatalar bu günlerde yine sofralarımızın baş tacı değil mi? Bu hafta sizlere birkaç tarifini de vereceğim salatalar hakkında bir yazı hazırlamak istedim. Fakat sonra düşündüm ki, restoran ve kafelerde en fazla tükettiğimiz, hemen her mekânın salata menülerinde yer alan “Sezar Salatası”nın tarihine kısa bir yolculuk yapmak hiç fena olmayacaktı…

Bir zamanlar bu salata için “Amerikalardan gelen en önemli gastronomik buluş” diye söz edilirmiş. Bu salata Roma’ya ve Sezar'a dayanmıyor mu? Peki, Amerika ile ne alakası var diyebilirsiniz. Eğer merak ediyorsanız, bu yazıyı mutlaka okumanızı tavsiye ederim...

Gerçekten de “Geleneksel Amerikan Mutfağı” denildiğinde ilk akıllara gelmesi gereken lezzet “Sezar Salatası” olmalıdır. Doğranmış marul, sarımsaklı ekmek krutonları, rendelenmiş parmesan peyniri ve Sezar sosun karışımından elde edilen bu harika salata, Amerika Birleşik Devletleri’nde hemen her restoranın mönüsünde yer alıyor. Aynı şekilde “Tex-Mex” diye tabir edilen mutfağın yemeklerini satan “TGI Friday’s” veya “Hard Rock Cafe” gibi uluslararası restoranlarda da tercih ediliyor. “Tex-Mex”, Meksika’ya sınırı olan Teksas Eyaleti’nde gelişmiş olan ve Teksas’laştırılmış Meksika Mutfağı anlamına gelen bir tanım. Fajita, Burrito, Guacamole gibi yemekler, bu mutfağın Kıbrıs’ta da en fazla tanınan örnekleri arasında yer alıyor.

“Sezar Salatası”da aslında bir Meksika icadı. Ama yerel ve geleneksel bir Meksika yemeği olmaktan çok, akıllı bir girişimci tarafından Amerikalı yemek-severler için geliştirilmiş olan bir salata. Bu icadın kökenlerine dair rivayetin şöyle olduğu söylenir: 1920’li yıllarda Amerika’da yaşanan içki yasağı döneminde parası yetenler San Diego’dan sınırı geçip Tijuana’ya giderler ve burada içki yasağını delip, doyasıya içerlermiş. O dönemin Tijuana’sında çok ünlü olan “Hotel Casesar's Palace”ın sahibi ve şefi “Caesar Cardini” (1896-1956), 1924 yılı, 4 Temmuz (Amerika’nın bağımsızlık günü) kutlamalarının yapıldığı bir hafta sonu oldukça kalabalık bir müşteri grubuna boğulmuş. O hafta otele gelen müşteri sayısı o kadar fazla ve tüketim o kadar yüksekmiş ki, kilerdeki erzakın çoğu tükenmiş. Bunun üzerine “Caesar”, mutfakta geriye kalan malzemeleri bir araya getirip müşterileri için ve onların gözleri önünde bu salatayı yaratmış. “Caesar Cardini”nin o hafta sonu yaratmış olduğu “Sezar Salatası” tarifinde marul, sarımsak, kruton, parmesan peyniri, yumurta, zeytinyağı ve Worchester sosu yer almış. Yine, ilk uygulamanın devamı olarak da bu salata artık misafirlerin masalarının yanı başında hazırlanmış ve servise sunulur olmuş. Ama özgün “Sezar Salatası”nda kaşık marulu yaprakları bıçakla doğranmaz, onun yerine salata sosu bütün haldeki yaprakların içlerine sürülür, üstlerine kıtır ekmek parçaları konup, düz bir tabağın içinde marullar yan yana dizilerek servis edilirmiş. Daha sonra, 1926 yılında, “Caesar”ın erkek kardeşi “Alex Cardini”, abisinin Tijuana restoranında çalışmaya başlamış. Fakat Alex, İtalyan ordusunda pilotmuş ve daha önce 1. Dünya Savaşı’nda savaşmış. Lokantada çalışmaya başladıktan bir süre sonra Alex, abisinin ünlü sosu üzerinde varyasyonlar geliştirmeye başlamış. Bunların en önemlisi, salatanın sosuna ançuez (konserve sardalya) eklemesi olmuş. Önceleri bu yeni salataya “Pilot Salatası” anlamına gelen “Aviator's Salad” adını vermiş ama zaman içinde Alex’in geliştirmiş olduğu mayonezli ve ançuezli sos çok daha fazla tutulduğundan, “Sezar Salatası” adı artık bu yeni tarz sosu içeren salataya verilir olmuş. 1948 yılında ise “Caesar Cardini”, Sezar sosunun patentini almış. Bu hikâyenin geliştiği yıllarda Sezar salatasının öyküsü Amerika’da dalga dalga yayılmış ve o yıllar Tijuana’ya geçip “Sezar Salatası” yemek çok trend bir etkinlik haline gelmiş. “Clark Gable” ve “Jean Harlow” gibi dönemin efsanevi Hollywood yıldızları buraya çok sık giderlermiş. Gazetelerin dedikodu sütunlarından bu salata ile salatanın etrafındaki yıldız yaşamları hiç eksik olmamış.

“Sezar Salatası”nın Avrupa sofralarında görülmeye başlanması da dedikoduluk bir öyküye dayanıyor. Bir rivayete göre ileride aşkı uğruna tahtını terk edecek olan “İngiltere Kralı 8. Edward”, önceleri metresi ve sonraları karısı olacak “Mrs.Wallis Simpson” ile 1920’li yıllarda San Diego’da tanışmış. Bayan Simpson, Tijuana’ya sıkça gidermiş ve en büyük zevklerinin başında, “Caesar Cardini”nin salatayı yanı başında kendisi için hazırlaması gelirmiş. Çok seyahat etmesiyle tanınan Bayan Simpson, Avrupa’da her gittiği yerde bu salatanın yapılmasını istermiş ve böylelikle “Sezar Salatası” hızla tüm Avrupa’ya yayılmış. Peki, bizim sofralarımıza nasıl gelmiş? Bunun cevabını da son cümlede almışsınızdır sanırım.

Gerçek “Sezar Sos” ve Salatası

Malzemeler:
1 adet büyük Marul
½ bardak Sızma Zeytinyağı
3 su bardağı Tost Ekmeği (küp kesilmiş)
1 diş Sarımsak
4 tane Konserve Sardalye Balığı
1 tatlı kaşığı Worcestershire Sos
1 tatlı kaşığı Toz Hardal (yoksa Dijon hardalı)
2 çorba kaşığı Taze Limon Suyu
1 çay kaşığı Taze Çekilmiş Karabiber
1 çay kaşığı Taze Çekilmiş Deniz Tuzu
2 adet Yumurta Sarısı (oda sıcaklığında)
½ su bardağı Rendelenmiş Parmesan Peyniri
¼ su bardağı Kalın Rendelenmiş Parmesan Peyniri

Hazırlanışı:
Marulun kararmış kısımlarını atıp, geri kalanı yıkandıktan sonra kâğıt havluyla iyice kurulanır ve yaprakları 3 cm. kalınlığında kesilir. Kurulanmış marullar, daha çıtır olmaları için buzdolabında yarım saat bekletilir. Kruton yapmak için 1 cm. küp şeklinde kesilen ekmekler 170 derece fırında peksimet halini alana dek kızartılır. Sarımsak dövülüp büyük bir salata kâsesi içine koyulur. Sardalyeler de koyulup, bir kaşığın tersi ile ezilir. Ardından kâseye toz hardal, Worchstershire sos, limon suyu, karabiber ve yumurta sarıları eklenip, iyice karıştırılır. Elektrikli çırpıcı ile karışım bir yandan sürekli çırpılırken, sızma zeytinyağı mayonez yapar gibi hafif hafif karışıma eklenir ve mayonez benzeri bir kıvama getirilir. Marullar, parmesan peyniri, krutonlar ve tuz eklenip, hepsi iyice karıştırılır. Çukur tabaklar içine paylaştırılır ve üzerlerinde iri rendelenmiş parmesan peyniri ile servis edilir. Arzu edilirse en üste ızgara tavuk dilimleri veya ızgara karides de eklenip ana yemek olarak sunulabilir.
Bu haber 729 defa okunmuştur

:

:

:

: