Suna ERDEN
Oğlu Mustafa Diker’i tecavüz ettikten sonra öldürdüğü iddiasıyla Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanık Erol Diker’in davası devam ediyor. Yargı sürecinde,dünkü duruşmada dinlenen 6 tanık ile birlikte 31 tanık dinlenmiş oldu. Sanık Diker’in savunmasını üstlenen avukat Özkul Özdevim, sanık aleyhindeki tecavüz iddialarını çürütmek için taktik değiştirdi. Planlayarak adam öldürme ve tecavüz olmak üzere tüm suçlamaları ret eden savunma, Mustafa Diker’in Erol Diker ile yaşamaya başlamadan önce Lefkoşa Surlariçi bölgesinde yaşadığını, O bölgede cinsel suçların yüksek olduğunu öne sürdü.
TANIKLAR DİNLENDİ: Acımasızca öldürülen 7 yaşında Mustafa Diker cinayeti davası ağır ceza mahkemesinde devam ediyor. Dünkü duruşmada Sosyal Hizmetler Uzmanı YeşimGürçınar, uzman doktorlar Nesil Bayraktar, Nadire Taşçıoğlu, hemşireler Müesser Ulusoy, Şükran Baykurt ve polis memurları Mehmet Sülün,Oytun Çakır tanık kürsüsüne çıktı.
BABASIYLA YAŞAMAYA BAŞLADI:Sosyal Hizmetler Uzmanı YeşimGürçınar,Mustafa Diker olayı ile ilgili sosyal tahkikat raporunumahkemeye aktardı.Gürçınar, Mustafa Diker’in babası Erol Diker ile birlikte Haspolat’ta yaşadığını söyledi.
OKU SURLARİÇİ’NE ÇEVİRDİ: Sanık Diker’in avukatıÖzkul Özdevim, aktarılan sosyal tahkikat raporunda Mustafa Diker’in Haspolat’ta yaşamaya başlamadan önce nasıl bir yaşam şekli sürdürdüğüne dair bilgisi olmadığını ileri sürdü. Avukatı,Mustafa Diker’in babası Erol Diker ile yaşamaya başlamadan önce Lefkoşa Surlariçi’nde annesi Şemse İri ile bir pansiyonda kaldığını, annesinin işe gittiğini, bu esnada Mustafa’ya kimin baktığının meçhul olduğunu ifade etti. Avukatı,Surlariçi bölgesinde suç oranlarının diğer bölgelere göre daha fazla olduğunu savundu. Avukatı, özellikle bu bölgede cinsel suçların yüksek olduğunu öne sürdü.
DOKTORLAR: “İŞKENCE İZİ YOKTU”: Daha sonra tanık kürsüsüne çıkan Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Doktoru Nesil Bayraktar ile Dâhiliye Uzmanı Doktor Nadire Taşçıoğlu 16 ve 17 Nisan tarihlerinde poliste tutuklu bulunan sanık Diker’i muayene ettiklerini söyledi. Doktorlar, sanık Diker’de işkence izine rastlamadıklarınadair rapor tuttuklarını ifade etti. Her iki doktor da sanık Diker’in muayene esnasında üzerinde iç çamaşırı olduğunu belirtti.
SAVUNMA, İYİ BAKILMADI:Tanık kürsüsündeki Doktor Nesil Bayraktar’ı sorgulayan avukat, işkence iddialarını gündeme getirerek, sanık Erol Diker’in ayaklarının altına bakılıp bakılmadığını sordu. Doktorun “Hayır”cevabı üzerine avukat, falakayönetiminin işkence yöntemlerinden biri olduğunu,doktorların ayakaltınıkontrol etmedikleri için işkence olup olmadığına karar veremeyeceğini söyledi.Avukat, Doktor Nesil Bayraktar’a sanık Diker’in anal ve cinsel organ muayenesi yapılıp yapılmadığını sordu. Doktorun, anal muayene ve cinsel organ muayenesi yapılmadığına dair cevabı üzerine avukat, anal bölge ve cinsel organ muayenesi de yapmadığını, cinsel organa elektrikverilmesi, makata sert bir şekilde vurulması gibi yöntemlerin de işkence yöntemi olduğunu ifade etti. Avukat, doktorların cinsel organ ve makat muayenesi yapmadığı için işkence olup olmadığına dair kanıya varamayacaklarını iddia etti.
İŞKENCE OLSAYDI, BELLİ OLURDU: İddialar üzerine Doktor Nesil Bayraktar, makat bölgesine işkence yapılması durumunda, kuyruk sokumu ve sırt bölgesine kadar izler oluşabileceğini, ayakların altında vurulması durumunda ise darp izlerinin ayaktan yukarı çıkacağını söyledi.Bayraktar, muayene esnasında sanığın ağrısının olmadığını ifade etti.
KARI KOCA BİRLİKTE GİTTİLER: Doktorların ardından tanık kürsüsüne çıkan hemşireler Müesser Ulusoy ile Şükran Baykurt, başhekimin talimatı ile sanık Erol Diker’den kan örneği aldıklarını söyledi. Olay tarihinde Değirmenlik Karakolunda görevli olan polis memuru Oytun Çakır, sanık Erol Diker ile eşi Özlem Diker’in 7 Nisan 2012 tarihinde saat 19.00 sıralarında karakola geldiğini, Mustafa Diker’in kayıp olduğuna dair ifade verdiklerini belirtti. Polismemuru, akşam saat 20.00 ‘da sivil savunma ve Değirmenlik Karakolu’nda görevli polis ekiplerinin Haspolat’ın tüm bölgelerinde arama yaptıklarını ancak Mustafa Diker’i bulamadıklarını anlattı.
CEZA ALDI, KABUL ETMEDİ:Trafik polisi Mehmet Sülün ise 7 Nisan 2012 tarihinde Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda kontroller için bulunduğunu, o gün saat 13.00 sıralarında sanık Erol Diker’in aracını plakasız olduğu için durdurduğunu ve ceza yazdığını anlattı.Polis memuru sanığa 130 TL ceza yazdığını ancak sanığın ceza makbuzunu imzalamadığını belirtti.