'Yorgancıoğlu oyuna geldi'

“Kıbrıs Türk halkının güvenlik, refah ve mutluluğu ,Cumhuriyet Meclisi için esas olup, Anayasamıza göre hükümet görev ve yetkilerini Anayasa ve yasalara uygun olarak kullanır ve yerine getirir.
“Kıbrıs Türk halkının güvenlik, refah ve mutluluğu ,Cumhuriyet Meclisi için esas olup, Anayasamıza göre hükümet görev ve yetkilerini Anayasa ve yasalara uygun olarak kullanır ve yerine getirir. Görevini layıkıyla yerine getiremeyen, desteğini yitiren bir hükümetin görevine devam etmesine izin verilmesi Anayasamıza ve demokrasiye terstir.

Mevcut hükümet icraatları yüzünden şu anda ülkemiz insanı mutsuz ve umutsuzdur. Bunun başlıca nedenleri arasında mevcut hükümetin hükümet programında öngörülenleri, söz verilenleri ve ortaya çıkan sorunların aşılması için yapılması gerekenleri yapmamış olmasını sayabiliriz. Bundan dolayıdır ki halkımızın mevcut hükümetin sorunları çözeceği yönünde inancı kalmamıştır. Son zamanlarda sivil toplum örgütleri de dâhil olmak üzere halkımızın geniş bir kesimi hükümetten şikâyet etmekte ve medyaya da yansıyan şekliyle hükümete istifa çağrısı yapmaktadır. Ayrıca iktidar partisi içinde yaşananlar, hükümetin arkasındaki desteği yitirdiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Böylesi bir hükümetin halkımıza ve ülkemize hizmet vermesi mümkün değildir.

Yukarıda belirtilenler ışığında mevcut hükümetin halkımıza daha fazla zarar vermesini önlemek amacıyla ülkemizdeki siyasi istikrarın yeniden inşa edilmesi ve toplumumuzun Meclis’e olan güveninin yeniden sağlanması ve seçimin önünü açmak adına mevcut hükümete güvensizlik önergesi verilmesi zaruri olmuştur.”

Ulusal Birlik Partisi hükümeti için verilen ve 27 imzaya sahip güvensizlik önergesi yukarıdaki içerikten oluşuyor.

Kıbrıs Türk siyasi hayatı önemli bir sınav sürecini yaşıyor.
Bu sınav sadece siyaset dünyamızla sınırlı değil.
Aslında toplumsal olarak da bir sınav sürecinin içerisindeyiz.
Birçok ilke tanık olduk son birkaç yılda.Milletvekilinin kim olduğunu, görevlerini hatırladık, tartıştık.Toplum olarak, iradenin sadece oy vermekle sınırlı olmadığını tecrübe ettik.Tabloya baktığımızda durum pek de iç açıcı değil.Siyasette uzlaşı ve hizmet önceliği pazarlık, kazanç, çıkar ve “nasıl olsa toplum unutur” düşüncesine bıraktı.
Kültür, seviye ve etik anlamdaki değerler yerle bir durumda.
Sokakta bile yaşanmayan ilişki ve düzeysizlik sözde toplumun en yüce irade mihrabı Meclis’te yaşanıyor.
Meclis çatısı altına kimler tarafından ve hangi gerekçe ile getirildiğini unutanlar kendi evlerinde bile yapmadıklarını bu çatı altında yapabiliyorlar.
Bunun adı esasen topluma saygısızlıktır.
Yaşadığımız günlerde siyasetçi denince akla ilk gelen şüphedir.
Ve 'Yalan' siyasetçi için artık normal kabul ediliyor.
Durum o derece vahim.
Yazımın girişinde paylaştığım iktidar partisine verilen güvensizlik önergesinin içeriğinde yer alanlar uzun zamandır yaşananların bir özetidir.
Yanlış olan;
Onca pazarlık ve görüşme yapılırken değil de, halka mecbur kalınınca bunların hatırlanmasıdır.
Güvensizlik önergesi olumlu cevap bulur mu?
Bence bulmaz.
Çünkü ağırlıklı olarak istenilen erken seçim kararı bir şekilde alındı.
CTP tamamen iç dengeleri nedeniyle tavır değiştirdi.
Aslında Sayın Yorgancıoğlu bu tavra pek de sıcak bakmıyordu.
CTP kanadından bir isim' Yavu Yorgancıoğlu, Soyer ve Kalyoncu'nun oyununa geldi. Ama zaten seçim yasakları girecek İrsen beyin birşey yapması mümkün değil' ifadelerini kullandı.
TDP kanadından ise 'Resmen oyuna geldik hem de beklemediğimiz taraftan. Ama ben anladıydım çünkü bu adamlar daha önceden sabıkalıdır'.
Diğer tarafta ise UBP içinden muhalif bir ses 'Bizi ihraç edemezler istifaya zorlayacaklar ama bir yere gitmiyoruz' diye cevap verdi yorum istencime.
Siyaset veya politika “devlet işlerini düzenleme sanatı” olarak açıklanabilir.
Her düşüncesi, her konuşması, her adımı kin, nefret, ihtiras ve hırs anımsatan bir siyasetçi, değil devlet işlerinde sanatçı olmak figüran bile olamaz.
Meclis kanalıyla topluma saygısızlık yapıldığını söylemiştim.
Ve şimdi söz toplumda.
28 Temmuz 2013 tarihi erken seçimin günü olarak belirlendi.
Önemli bir kırılma yaşanmazsa bu tarih yarın güncellenecek.
Kuzey Kıbrıs yepyeni bir heyecana ve umuda kavuşacak.
Kıbrıs Türkü kendi iradesi ile baş başa kalacak.Ayni seçim sistemi ayni isimler ayni yüzler sözde sadece toplum için yine meslek haline gelen vekilliği yine çalıştırılmayan Meclisi çalıştırmak, üretmek için oy isteyecek.İlk defa toplumun ne istediği bu kadar önemli.Ve ilk defa değişmeyen halk mı, siyaset mi açık seçik belli olacak.

SAYIŞTAY MAĞDURLARININ MESAJI;

'420 gün boyunca yaşadığımız mağduriyet, en nihayet son buldu. Hem Bağımsız Yargımıza hemde bize verdiğiniz destekler için size, kendimiz ve ailelerimiz adına çok teşekkür ederiz.'

KHK'nun konu ile ilgili açıklaması:

'Sayıştay Başkanlığı ve Maliye Teftiş ve İnceleme Kurulu kadrolarına Mart, 2012’de atanan 6 kamu görevlisinin Kurumlar arası görüş ayrılığından doğan sorunları, Kurumların karşılıklı mutabakatı ile çözülmüş ve ilgili kamu görevlileri değiştirilmiş şekliyle 7/1979 sayılı Kamu Görevlileri Yasası’nın 76.(1)(D) maddesi uyarınca görevlerine başlamışlardır.”
Bu haber 554 defa okunmuştur

:

:

:

: