‘NUTUK SALLAMAK KOLAY’

Vatandaşın, siyasilere yönelik güvensiz imajının haklı olduğunu söyleyen Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, siyasilerin söylediklerinden çok yaptıklarına bakmak lazım diyerek ‘Nutuk sallamak kolay iştir’ sözlerini kaydetti.

Vatandaşın, siyasilere yönelik güvensiz imajının haklı olduğunu söyleyen Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, siyasilerin söylediklerinden çok yaptıklarına bakmak lazım diyerek ‘Nutuk sallamak kolay iştir’ sözlerini kaydetti. Ülkede bir şeylerin değişmesine katkı koyma fırsatını değerlendirecek bir kişi olduğunu aktaran Ertuğruloğlu, siyaset hayatı boyunca doğru bildiğinden taviz vermediğini savundu. İşte Hasan Hastürer’le Bugün ve Son Nokta Programı’ndan öne çıkan detaylar şu şekilde…

‘YÖNETİM TARZI’
“İyi bir başkan dediğimiz kişinin her şeyden önce vizyonu, inancı olmalı, hedefi olmalı. Başkanı olduğu kurumu, daha iyi bir yere götürme hedefiyle oraya gelmesi lazım. Ve kimse geldiği makamı sahiplenme duygusuna kapılmamalı. Makam unutulmamalı. Ben buraya geldim hiç ayrılmayacak gibi görev yapmam lazım, ama yarın da ayrılabileceğimi düşünmem lazım. Benim düşüncelerimin yönetim tartımızı etkilememesi lazım. Daima başkanı olduğumuz kurumda genelin çıkarlarının ön planda olması gerekir. Başkan olarak genelin çıkarları uğruna kişisel egodan, kapristen, intikamdan soyutlanmanız lazım.”

‘SİYASİLERİN İMAJI’
“Vatandaştaki, siyasilere yönelik imaj haklı. Çünkü yıllardır gördükleri budur. Kişinin ne söylediğine değil, ne yaptığına bakmak lazım. Nutuk sallamak dünyada en kolay iştir. Ülkemizdeki bu algılama, bu imaj maalesef haklı. Bunun ortadan kalkması için. Genel için, siyaset yapmanın gereği her geçen gün yaşanarak öğreniliyor. Ülkede bir şeylerin değişmesine katkı koyma fırsatını değerlendirme adına birisiyim. Hiçbir zaman herhangi bir makama teslim olmadım. Doğru bildiğimden taviz vermedim. Tam tersine önümde çeşitli olasılıklar varken bile, her türlü siyasi bedeli ödemeyi, siyaseti noktalamak dahil olmak üzere, tamamen her şeyi kaybetmek adına doğru bildiğimi savunan biriyim. Bu yüzden çok da eleştirildim. Çünkü alışılmış bir yaklaşım değil. Ben bu memlekette alışılmış bir politikacı olmadım. Alışılmış politikayla ülkenin ne hale geldiği belli. Onlardan birisi olacaksam, benim bu ülkeye katacak bir şeyim yok. Bir farklılığınızın olması lazım. Eğer, siz geride o makamdan gittikten sonra sizinle ilgili, halkın yazacağı olumlu bir eser yoksa, sadece yakın çevrenizi nemalandırarak o görevi bırakıp gitmişseniz keşke siz o siyasette hiç yer almasaydınız.”

‘HEM ÜZÜLÜYOR HEM SEVİNİYORUM’
“Bir süreden beridir, yaşanılanlara baktığım zaman hem üzülüyorum ülke için hem de seviniyorum. Çünkü bunu söylemek de pek istemem, en kolay iş ben söylemiştim demektir. Ama hakikatten söylemiştim. Meclisteki olayları izlerken, belirli kişilerin görüşlerine bakarken, bu görüşlerin nereden kaynaklandığını neyin tezgahlandığını, neyin hedeflendiğini hep okuyabildik. Ve bu oynanan oyunun başarısız olması için de, arkadaşlarımızın ortaya koyduğu gayreti de gördüm, sevindim. Belirli bir yerlerden tezgahlanan oyun mecliste bozulmuştur. Bazı yayın organlarının attıkları manşetlere baktığımda, yine benim çok önceden söylediğim, yaşanılan senaryoların yazıcısının kim olduğu ortaya çıkıyor zaten.”

‘KOMPLEKS YAPMADIM’
“Ben uzun yıllar eleştirileri gündeme getirdim, artık öyle bir noktaya geldik ki, sanki benim kişisel intikam duygumla, ne olursa olsun her şeyi Eroğlu’na bağlama, ve kompleks haline gelmiş imajı oluştu. İnsanlar yeter artık Eroğlu’ndan bahsettiğin diye geldiler. Yadırgamadım değil. Çünkü bunları benim kişisel imajımdan şikayet ettiğim olarak algılamak, ülkenin genel imajının neden bu halde olduğunu görmemektendir.”

‘EROĞLU’NUN CUMHURBAŞKANLIĞI’
“Yaşananlara baktığımda, Eroğlu’nun cumhurbaşkanlığına geçtikten sonra, iç siyasette bütünleştirici, her partiye eşit cumhurbaşkanlığı yapmayacağını, seçimlere giderken söylemiştim. UBP’nin seçelim Eroğlu’nu da ancak böyle kurtulalım diyerek seçime katkı koyduğunu da herkes biliyor. Ben demiştim seçileceksiniz ancak kurtulmayacaksınız demiştim. Çünkü o makama gittikten sonra ne partiyi ne de hükümeti rahat bıraktı.”

“Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kuruluşuyla birlikte Türk Milli Tutbol Takımı oluşturulmuş Rusya’ya maça gidilmiş, kaybedilmiş. Oynayanlardan biri de Atatürk’ün yaverinin oğlu Gündüz Kılıç’tı. Atatürk sormuş bu futbolu bir anlat bana diye. O da anlatmış. Atatürk dinlemiş dinlemiş, demiş ki bu bizim savaş oyunlarına benziyor. Taktik ve strateji meselesi demiş. Hayat aslında futbol oyunu gibidir. Saygı temelinde yaklaşımla sportif bir kültürle stratejinizi yapmanız gerekiyor. Başarı her anlamda bir ihtiyaçtır. Her şey hedeftir. İnsanın beyninde en kolay nereye gideceğinizi bilirsiniz. Hiç kuşkusuz, futbol hatalar oyunudur. Doğrudur, ve hata bazı hallerde sonucu belirler. Ancak en önemli olan sizin başarınızla sonucu elde etmenizdir. Bütün mesele ne kadar az hata yaparsanız o kadar başarılı olursunuz. Olağanüstü bir gelişmeyle sonuç ortaya çıkarsa da ciddi soru işaretleri olur. Bütün mesele hesap verilebilir ilkesiyle olması…”

Bu haber 445 defa okunmuştur
  • LONDRALI  U.K - 22.05.2013 TAHSIN IM >>)) eroglundan basbakanlik goltucugunu alamadin diye ..... at at salla bakalim ..

:

:

:

:

DİĞER HABERLER