Baba var baba var

Bütün erkekler değilse bile, büyük çoğunluğu yuva kurmak, bir eş edinmek ve ondan sonra da evlat sahibi olmak isterler.

Bütün erkekler değilse bile, büyük çoğunluğu yuva kurmak, bir eş edinmek ve ondan sonra da evlat sahibi olmak isterler.

Evlat edinmek genelde çok kolay. Kadınla erkeğinin bir araya gelerek cinsi münasebette bulunması yeterli olur diyorlar. Fakat, nice aileler tanıdım, mutlu eşler çok uğraşmalarına rağmen evlatları olmadı, olmuyor da. Her türlü tıbbi, bilimsel, sıhhatli yola başvurmalarına rağmen çocukları olmuyor.
Diğer olanları gıpta ile izliyor ve evlatları olan çiftlere, eşlere bakmakla yetiniyor, “ah bizim de bir oğlumuz ya da kızımız olsun. Allah ne nasip görürse olsun, yeterki sağlıklı bir evlada biz de kavuşalım” diye dua ederler.

Bazı aileler de var, “aile planlaması” bilgisinden yoksun, durmadan çocuk doğuruyorlar. O kadar ki, 8-10 evlatları olunca da onları nasıl yedireceklerini, giydireceklerini, sağlıkları ve eğitimleri ile nasıl ilgileneceklerini, başa ne şekilde çıkacaklarını düşünüyorlar, bir türlü içinden çıkamıyorlar. TC Başbakanı Erdoğanın 3 çocuk edinin demesinde bir mana olsa gerek.
Bazı yuvalar fazla nüfus yüzünden geçinemez hallerle karşılaşınca dağılıyor.
Öyle babalar vardır ki, kendi öz evlatlarını istemez, onlara çok kötü muamele eder. Öyleleri de vardır, fırsatı bulurkenden evlatlarını da, eşlerini de terkederler.
Bunlar psikopatdır. Sorumluluktan kaçar, kendi keyfine bakar.

Öyle babalar da vardır ki, evlatları ve ailesi için etini tırnağına geçirir, kendi yağı ile kendi ciğerini kavurur misali, her zorluğa rağmen , sağlıklı evlatlar yetiştirmek için mücadele eder. Ne yavrularını ne de eşlerini terketmezler.
İşte böylesi babalara can kurban. Her türlü saygıya ve sevgiye layıktırlar. Yaşlandıkları zaman da, evlatlarını nasıl yetiştirmiş ise öylesine bakım, saygı ve alaka görürler.

Öyle babalar da vardır ki!
Hep kötülükle uğraşırlar. Para babası, güç babası olurlar da bir türlü gerçek evlat babası olamazlar.
Etraflarına ve etki alanına aldıkları kişilerle güç ve servet sahibi olurlar. Kanunsuzluk, saygısızlık, şiddet, zulüm, işkence onların kitablarının başsayfalarında yer alır.
Ne evlat ,ne eş, ne de arkadaş sevgileri yoktur.

Dün, bir kez daha “babalar günü” kutlandı . Parası olan ekonomik sıkıntısı bulunmayan evlatlar, babalarına hediyeler aldı. Olmayanlar ise sadece hatırladı, ziyeret etti, babalar günlerini kutladı.
Hediye alan ve almayan babaları, veren ve veremeyen evlatları her Allahın günü muhabbet, sevgi, saygı ve dayanışma içinde olmaktan daha güzel bir inanç olamayacağına inandırmak istiyorum.

Ebeveyinler, babalar-analar, her zaman ne olursa olsun elleri öpülecek insanlardır.
Şu veya bu nedenle dargınlıklara, saygısızlıklara, yakışıksız davranışlara kimse tevessül etmemeli.
Sert babalar, yumuşak babalar diye babaları ayıranlar vardır. Olabilir. Amma, bir de değişmez gerçek vardır ki unutulmamalı. Her baba, her evladının iyiliğini ister. Hiçbir babanın kendi kanından olan çocuklarının kötülüğü için çalıştığı iddia edilemez. Olamaz. Bu doğanın bir kendi kanunudur. Diğer yaratıklar bile çocuklarını sevgi, ilgi ve özenerek yetiştirdiklerine bir bakınız yeter.
İnsanoğlu da ne kadar zalim, geçimsiz, ilgisiz ve evlatlarına karşı sert davranırsa davransın kötü niyetleri olamaz.
Bütün babaları saygı, sevgi ve takdirle selamlarım,
Evlatları da baba ve annelerine layıkolmaya, onları mahcup edebilecek davranışlar içine girmemeye davet ederim.

Herkese mutlu, sağlık ve karşılıklı sevgi dolu günler dilerim.
Bu haber 161 defa okunmuştur

:

:

:

: