‘Dik dur eğilme, bu millet seninle’ sloganlarıyla konuşmasına başlayan Erdoğan, Kazlıçeşme Meydanı’nı dolduran kalabalığı işaret ederek hem Türkiye hem de dünyaya mesaj gönderdi:
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın, 'Büyük oyunu bozmaya haydi tarih yazmaya' sloganıyla dün Zeytinburnu Kazlıçeşme Meydanı’nda düzenlediği 'Milli İradeye Saygı' mitinginde halka hitap etti. Miting alanına eşi Emine Erdoğan ile gelen Başbakan, vatandaşlar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.
Erdoğan, 'Bugün İstanbul’da, işte bu muhteşem, işte bu mahşeri insan selinin içinde tekrar söylüyorum; eğer Türkiye fotoğrafı görmek isteyen varsa, uluslararası medyaya rağmen görmek isteyen varsa, fotoğraf burada” dedi.
Vatandaşların, 'Dik dur eğilme, bu millet seninle' sloganları eşliğinde konuşmasına başlayan; şu anda dünyanın kendilerini izlediğini vurgulayan Erdoğan, 'Dünya da duyuyor, dünyanın birçok dost ve kardeş şehrinde günlerdir oradaki kardeşlerimiz bizim için kalkıyor, yalana, dolana, talana ‘hayır’diyenler bizimle beraber yürüyor. Günlerdir dünyanın değişik yerlerinde bizler için gösteriler yapıyorlar. Kardeş şehirlerin kalpleri burada, İstanbul’da atıyor' dedi.
Uluslararası medya için 'İktidarı istedikleri gibi indiriyorlar, istediklerini yapıyorlardı' diyen ve Türkiye'de de bazı medya kuruluşlarının aynı oyunun içinde olduklarını kaydeden Erdoğan, ancak hepsinin turnusol kağıdı gibi ortaya çıktığını kaydetti.
30 BİN KUMANYAYI GÖNDERENİ BİLİYORUZ
Faiz lobisinin de çok iyi şekilde ortaya çıktığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
'Taksim Meydanı'na 30 bin kumanyayı kimlerin gönderdiğini gayet iyi biliyoruz. Kendi otellerinde terör ile işbirliği yapanları, yatırıp kaldıranları da çok iyi biliyoruz. Bunların hesabı sorulmayacak mı? Bu hesabı sormazsak, o zaman millet bizden hesap sorar. Milletimizin verdiği emanete hıyanet edemeyiz.
Milletin verdiği emaneti hakkıyla yerine getireceğiz. Bu uluslararası medya, Avrupa Parlamentosu Suriye'yi görmez. Suriye'de akan kanı, Suriye'deki vahşeti görmez. Bu medya, bu Avrupa Parlamentosu, Filistin'deki katliamları görmez, Gazze'de olanları bitenleri görmez. Bunlar sürekli olarak Türkiye üzerinde; tabii 10 yıl içinde güç olan Türkiye birilerini kıskandırıyor, birilerini tahrik ediyor. Türkiye nereden nereye geldi, artık buna tahammül edemiyorlar. Kişi başına milli gelirin 10 bin 500 dolara çıktığı bir Türkiye bunları tahrik ediyor. Bunlar bundan dolayı rahatsız oluyorlar.'
YARASI OLAN GOCUNUR
Erdoğan, uluslararası medyadan Türkiye'yi gerçekten tanımak ve anlamak isteyenlerin, 'Türkiye fotoğrafını yansıtmayan' örgütlere değil, kitlesel örgütlere bakmalarını ve özelikle AK Parti'yi tanımaya çalışmalarını istedi.
Kendi ideolojilerini, kendi yaşam tarzlarını Türkiye'nin geneli gibi yansıtanlara karşı, özellikle dezenformasyona karşı Avrupalıların duyarlı olmasını isteyen Erdoğan, 'AK Parti olarak, 10.5 yıldır iktidarız. Millet bize bir emanet verdi. Bu emaneti hakkıyla götürme gayretindeyiz.
Şu anda yaşı 20 ile25 arasında olan gençler, Gezi Parkı'nda olan gençler -samimi olanlar vardı, şu an hepsi çekildiler- ama şunu unutmayın; kişi arkadaşının dinindendir, kişi sevdikleriyle beraberdir. O samimi gençler, ben '3-5 çapulcu' dediğimde rahatsız olanlar oldu, olsunlar. Yarası olan gocunur.
Türk Dil Kurumu'nun çapulcu tanımını yaptım. Çapulcu, kamu düzenini bozmaya gayret edenlere denir. Bunlar kamu düzenini bozmak isteyenler değil mi? Bunlar terör örgütleriyle ilişki içinde olanlar değil mi? Bunları görmeyecek miyiz? Bunları es mi geçeceğiz?' şeklinde konuştu.
SİZ MİTİNG YAPMAK İSTEDİNİZ DE MÜSAADE Mİ EDİLMEDİ
Türkiye'de polisin sınırsız güç kullanma hakkı varken, bunu, kendi dönemlerinde çıkardıkları yasalarla sınırlandırdıklarını, gözaltı sürelerini kısalttıklarını, polisin toplumsal olaylara müdahalesini demokrasi ve hukukun çerçevesi içine aldıklarını belirten Erdoğan, bazı karakollarda ve cezaevlerinde kötü muamele olduğunu, 'işkenceye sıfır tolerans' dediklerini, gösteri ve yürüyüş yapmanın, demokratik hakların ve ifade özgürlüğünün önünü açtıklarını ifade etti.
Erdoğan, 'Siz miting yapmak istediniz de size müsaade mi edilmedi? Siz toplantı, gösteri yapmak istediniz de size müsaade mi edilmedi? Hepsinin önü açık ama nerede? Miting alanı neresiyse orada. Toplantı, gösteri yürüyüşlerine nerede müsaade ediliyorsa orası. Bize ne diyorlar biliyor musunuz, bizimle görüşmeye gelenler. 'Biz istediğimiz yerde miting yapabilmeliyiz'. Şimdi bunlara ne diyeceksin ' ifadelerini kullanınca katılımcılar 'Yuh' diyerek karşılık verdi.
'EY ULUSALCILAR'
'Şimdi buradan, İstanbul'dan Türkiye'ye sesleniyorum' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
'Atatürk Kültür Merkezi bir kamu kuruluşudur, işgal edildi. Kimler tarafından? Bu illegal ve legal zannedilen örgütler tarafından. Oraya bazı paçavralar asıldı. Teröristlerin resimleri vardı orada. Bu illegal örgütlerin paçavraları vardı ama burada Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na hakaretler vardı.
Cumhuriyet Anıtı'nda gördünüz; bölücü başı, yanında Atatürk'ün resmi, yanında Türk bayrağı. Buradan ulusalcılara sesleniyorum; ey ulusalcılar, ey CHP yandaşları; terörist başıyla, Atatürk'ün ve Türk bayrağının resimlerini nasıl yan yana getirdiniz? Nasıl bunu yaptınız? Niye gidip de onları indiremediniz?
ÇIK YAYLALARDA ÇADIRINI KUR
Avrupa ve dünyanın çeşitli yerlerinden bazı 'aklı evvellerin', Taksim Gezi Parkı'ndaki görüntüler için, 'Bu özgürlüktür' dediğini kaydeden Erdoğan, 'Bunun nesi özgürlük Özgürlük, hukuka saygı içerisinde icra edilir veya kazanılır. Bir başkasının özgürlük alanına saldırmak suretiyle değil.
Bunlar milletin özgürlük alanına saldırdılar. O park, bu işgal güçlerinin değil, samimi duygularla orada olan o gençlerin de değil, tüm İstanbullularındır. 'Buraya biz çadırlarımız kurduk'; 'Kuramazsın kadreşim!' Çadır kurulacak yerler bellidir. Yaylalar çok, çık yaylalarda çadırını kur. Dünyanın hiçbir yerinde bunu göremezsin' dedi.
'MESELE GEZİ PARKI DEĞİL, BU İKTİDARI DEVİRMEK'
Gezi Parkı için 'Bir tane çadır olsun da diğerleri de burada kendilerini ifade etsin' şeklindeki görüşü hatırlatan Erdoğan, 'Bunların derdi mesaj falan değil, dert başka. Ne diyor bir tanesi; sözüm ona sanatçı. Sanatçı terör estiren olmaz. Teröre yataklık yapanı ben sanatçı olarak tanımıyorum. Ne diyor 'Mesele Gezi Parkı mı Hala anlamadın mı ' diyor. Şu hale bak. CHP'li milletvekili ne diyor 'Mesele Gezi Parkı değil, bu iktidarı devirmek' diyor. Tamam da bu iktidarı devirmenin yolu belli. Nedir Seçimdir' diye konuştu.
Erdoğan, 2014'te yerel seçim yapılacağını hatırlatarak, 'Yerel seçimde gücünü görürüz, orada görelim. Niye böyle abidik gubidik numaralar yapıyorsun Dürüst ol, samimi ol' dedi.
HADİ BAKALIM BBC BUNU DA GİZLE
Başbakan Erdoğan, konuşmasında uluslararası medyaya seslenerek, şunları kaydetti:
“Uluslararası medya bunu da gizleyin olur mu? Hadi bakalım BBC bunu da gizle, CNN bunu da gizle, Reuters bunu da gizle… Günlerdir yalan haberler ürettiniz. Türkiye’yi dünyaya farklı gösterdiniz. Siz yalanlarınızla baş başa kaldınız, bu millet sizin dünyaya tanıttığınız millet değil, bu millet samimi, bu millet gece tencere tava çalan bir millet değil.
TAKSİM PLATFORMU'YLA GÖRÜŞME
Asla hukuku zorlamadıklarına ve zorlamayacaklarına dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
'Bana günlerce biliyorsunuz heyetler geldi, sanatçılar geldi, 'Taksim Platformu'ndanız' dediler, onlar geldi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak, milletim adına bunlarla görüşmeler yaptım ve kendileriyle konuştuk, görüştük.
'BELLİ BİR GRUBUN PARKI DEĞİLDİR'
Başbakan Erdoğan, daha sonra bir başka grubu daha kabul ettiğini ve onlara da aynı şeyi söylediğini anlatarak, şöyle devam etti:
“Dedik ki, yargı sürecindeyiz, yargı ne karar verirse ona bakacağız. Velev ki yargı lehte karar verdi, o zaman ben diyorum ki halka gidelim, milli iradeye saygı duyalım. Halk ne diyorsa o olsun. Eğer halk diyorsa 'Biz Taksim’e şehir müzesi istemiyoruz'... Şehir müzesini de yaparken Gezi Parkı’nı yakıp yıkmayacağız, kesmeyeceğiz ve oradaki 600 ağacın yaklaşık 500’ünü orada koruyacağız, diğer 100’ünü ise oradan söküp, müzenin çevresine ve yayalaştırmanın içinde de onları kullanacağız.
Ne deseler beğenirsiniz, çoğu dedi ki 'güzel'. E tamam, güzelse o zaman hemen lütfen bu akşam gider gitmez söyleyin ve Gezi Parkı’nı boşaltsınlar. Çünkü Gezi Parkı belli bir grubun parkı değildir. Gezi Parkı tüm İstanbul halkının, tüm meydana gelenlerin parkıdır ve bu parklar asla işgal altında olamaz ve benim artık sabrım buraya geldi. Boşalttınız boşalttınız, boşaltmadığınız takdirde bedeli ne olursa olsun, Kılıçdaroğlu’na rağmen, terör örgütlerine rağmen burayı boşalttıracağız dedik.'
TÜRKİYE BÜYÜK BİR DEVLETTİR
Türkiye’nin sadece Taksim Meydanı, Kuğulu Park ve Alsancak’tan ibaret olmadığını vurgulayan Erdoğan, 'Türkiye Kasımpaşa’dır. Türkiye Fatih, Üsküdar’dır.Türkiye Keçiören, Altındağ, Mamak’tır… Türkiye, Sivas, Erzurum, Kayseri, Antalya, Rize, Muğla, Yozgat, Muş’tur. Türkiye, 81 vilayetinde 76 milyonun beraberce, kardeşçe yaşadığı büyük bir ülke, büyük bir devlettir' diye konuştu.
Bu sözleri üzerine vatandaşlar 'Türkiye seninle gurur duyuyor' sloganları atınca Erdoğan, 'Biz de sizlerle gurur duyuyoruz. Sizlerle iftihar ediyoruz' dedi.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Şimdi böyle bir tablo içerisinde polisimiz, yargımız, demokrasimiz çok zorlu bir sınava tabi tutuldu ama hamdolsun biz bu sınavı başarıyla aştık. Bu ülkeyi, demokrasiyi, hukuku raydan çıkarmak isteyenlere rağmen biz demokrasiyi, hukuku, temel insan hak ve özgürlüklerini öne çıkardık, onların sarsılmasına müsaade etmedik.
Hatalar yapılmış olabilir. Yanlışlar olabilir. İstenmeyen manzaralar ortaya çıkmış olabilir… Fakat Ankara'da dün akşam baktım ki yürüyen bir grubun önünde CHP'li milletvekilleri yere çökmüş, oradan poz veriyorlar, şov yapıyorlar. Ne bu Sen milletvekilisin ya. Milletvekili teröre fırsat vermez, milletvekili ülkesine, devletine yardımcı olur; milletvekilinin yapması gereken budur. Terör estirmek isteyenlerin önünü açmak değildir. Bunlar, terör estirmek isteyenlerin önünü açmıştır.
Şunu herkesin çok iyi bilmesini istiyorum; biz polisimizin yanlışı varsa onu sorgularız ama polisimize şiddet uygulayan, sokaklarda çatışan, caddeleri yakıp yıkan, kamu malına, özel mülke zarar verenleri tek tek inceleyecek ve araştıracağız. Bütün MOBESE kayıtlarında bunlar var. Hepsi inceleniyor.
Sosyal medyada provokasyon yapanları da araştıracağız, medyada provokasyon yapanları, bu olaylara arkadan her türlü lojistik destek verenleri de araştıracak ve deşifre edeceğiz.
Ben merak ediyorum, dünyanın değişik yerlerinden acaba Taksim Meydanı'na girip, bu olayların içerisine karışan yabancıların burada ne işi var? Hatay'da bunları gördük. İşte 4 tanesi şu anda tutuklandı. Olayları organize edenler olarak gördük. Bunları organize edenlerin de bunlar olmadığını kim söyleyebilir'