Ejder bey sizi yine eleştiriyorum

Kıbrıs’ın kuzeyinde siyaset denen çok denklemli bulmaca her gün daha da karışıyor. 28 Temmuz seçimine hazırlanan siyasi partilerden seçime kısa bir süre kalmasına rağmen önümüzdeki beş yılda neler beklememiz gerektiği ve nelerin sözünü verdiklerine dair henüz bir gösterge yok.

Kıbrıs’ın kuzeyinde siyaset denen çok denklemli bulmaca her gün daha da karışıyor.
28 Temmuz seçimine hazırlanan siyasi partilerden seçime kısa bir süre kalmasına rağmen önümüzdeki beş yılda neler beklememiz gerektiği ve nelerin sözünü verdiklerine dair henüz bir gösterge yok.


Hepsinde ayni telaş hepsinde ayni beklentiler.
Seçimlerde iyi sıralardan aday olmayı uman vekillerimiz hiçbir şeyden ders almamış gibi görünüyor.

 
Geçici hükümette geçici Bakan olmadığı için partisinden istifa eden isimler var.
Devleti, devletin yasalarını, siyasi saygıyı, etik değerleri hiçe sayarak sırf tanıdığı diye iki saatte vatandaş yaptığı dizi oyuncusunu marifet yapmış gibi savunan ve eskiden Bakan olanlar var.

Birinci sıradan vekil adayı gösterilmedi diye isyan eden, şantaj yapan ayrılırım diyenler bile var.

Ve Sayın Ejder Aslanbaba.
Kişisel hiçbir sorunum yoktur altını bir kez daha çizeyim.
Sayın Aslanbaba ile ilgili bugüne kadar iki yazı yazdım.

Öncelikle ilk yazımdan bir kesit aktarayım;
“Yıl 2005, aylardan Kasım. KKTC’de dünyaya gelen ikiz bebeklerin gözleri ile ilgili sıkıntılar, sorunlar vardır. Soruna çare olarak gösterilen adres İngiltere’nin Başkenti Londra. KKTC’den temaslarda bulunuldu. İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerle irtibata geçildi. İngiltere’ye gidiş saati, havalimanı, kaç kişi, kimler hepsi bildirildi. Uçak Stansed havaalanına indi. Anlaşıldığı gibi, limanda iki kişi ikiz bebekleri ve anne ile babayı karşıladı. Sevgili Kemal Soyer ve taksici arkadaşı şimdilerde hayatta olmayan Bulut. Aileyi gecenin geç vakitlerinde bir eve yerleştirdiler. Bir hafta süresince ikiz bebeklerin sağlık kontrollerindeki gidiş geliş organizasyonlarından, ailenin öğle ve akşam yemeklerine kadar tüm ihtiyaçları karşılıksız olarak karşılandı. İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerin vatan ve vatanından gelen insanlara olan sevgi ve saygısı açık şekilde gösterildi. Sanırım bu durum biz Kıbrıslı Türklere ait bir güzelliktir.

Kıbrıs’tan iki bebeği ile İngiltere’ye, Londra’ya giden ailenin yerleştirildiği ev bugün UBP İskele Milletvekili ve tartışmalı Dış Türkler Başkanlığının başında bulunan Sayın Ejder Aslanbaba’nın evidir. Bu durum kendisine iletilince, Kıbrıs’ta olmasına rağmen kardeşi sevgili Mustafa Aslanbaba aracılığı ile yardımcı oldu. Ne aile onu tanıdı, ne de o aileyi. Bu yabancı bir ülkede, sağlık gibi önemli bir konuda, çok önemli bir yardımdır.”

Bu yazıyı Sayın Aslanbaba’nın yine tartışıldığı bir zamanda tartışılması gerekenin isimler değil düzen olduğunu anlatmak gaylesiyle yazmıştım.
Ama olmadı Sayın Ejder Aslanbaba tartışılmaya devam etti.
İstikrarlı ve duruşu olan bir siyasi çizgi tutturamadı.
Ejder beyle ilgili ikinci yazımın konusu ise Meclis çalışmalarına gelmemesi ve bununla ilgili dilediği özürdü.
Şimdi o yazımdan da bir bölüm aktarayım;
“Meclis denen bir yer var.
Hani kuzey Kıbrıs halkının iradesi deniyor.
Bu Meclis genelde nisap sorunu yaşıyor.
Bu Meclisin seçilmiş vekillerdi de var.
Hani halkçı, her şeyi halkı için yapan.
Halkına daha iyi hizmet verebilmek için partiden partiye dolaşan.
Bu vekillerden biri var.
Meclise uğramayan.
Nasılsa maaş çalışıyor, kimsede bir şey yapamıyor.
Sayın Ejder Aslanbaba.
Doğrusu ilk zamanlara göre beni günden güne şaşırtan.
Sayın Aslanbaba bir süredir Meclis çalışmalarına olan devamsızlığıyla gündemde.
Bir yazı göndermiş Sayın Ejder Aslanbaba.
Bu yazı Meclis Genel Kurulunda diğer vekillere okunmuş.
Bir özür yazısı ve bundan sonraki oturumlara katılma sözü.
Meclis Başkanlık Divanı bir kez daha vurgulamış;
“Milletvekillerinin Meclis faaliyetlerine katılmaları asli görevleridir”.
Ve bir kez daha konu kapandı.
Özelde bu olaya genelde bu tür sorumsuzluklara “özürden” çok “istifa” erdemi yakışır.”

Sayın Aslanbaba yine gündemimizde.
Bu defa ki gündem sebebi 28 Temmuz erken seçiminde aday olmayacağı ve bunun belli olma şekli.
Bilindiği gibi Ejder bey 2009 seçimlerinde Demokrat Partiden aday olmuş ve kazanmıştı.

Daha sonra Demokrat partiden, Ulusal Birlik Partisine geçiş yapmıştı.
Ama bununla da kalmadı ve UBP’den ayrılan sekiz vekille DP-UG konsepti içinde yeniden ilk vekil seçildiği DP saflarında yer aldı.
Amaç DP-UG çatısı altında yeniden siyaset arenasında yer bulmaktı.
Ejder Aslanbaba DP-UG ismi altında aday gösterilmeyecek.
Bunda Demokrat Parti tabanının hayır yönünde gösterdiği direnç etkili olmuştur.
Sayın Aslanbaba’yı telefonla aradım.

Daha önce yazdığım ve kendisi ile ilgili eleştiriler yönelttiğim yazılarımı hatırlattım.
Ve bugünkü yazım için de “yine sizi yazıp, eleştireceğim” dedim.
“Her türlü eleştiriye açığım. Yeter ki ailem ve kişisel haklarıma karşı saygılı olunsun. Bugün itibarı ile %99 aday değilim. Çok büyük bir mucize olmazsa da aday olmayacağım. Yine işime, hayatıma döneceğim. Belki önümüzdeki belediye seçimlerinde şansımı bir daha denerim. Sağlık ve eğitim hariç her konuda kim olursa olsun tartışmaya hazırım. Bende dâhil Mecliste ki vekillerin en az kırk tanesi değişmeli. Meclise hukukçu, ekonomist, akademisyenler lazım. Çok projeler ürettim, kaynaklarını da buldum. Bunlar nedense konuşulmuyor.

28 Temmuz seçiminden sonra göreceksiniz muhalefette olan partilerin ilk söyleyeceği seçim sisteminin değiştirilmesinin gerekliliği olacaktır. Ama bunu yapmaya gelince yapmıyorlar. Meclise gitmedim evet ama o dönem UBP mahkemelikti başkanı bile belli değildi. Bunu İrsen beye de söyledim. Sonra gitmeyen sadece ben değildim. Sadece benim eleştirilmem manidardır. Söylediğim gibi eğitim ve sağlık hariç özelikle de turizm konusunda tartışmaya hazırım. Benden daha iyi olan varsa hayatta vazgeçemeyeceğim saçlarımı bile keserim. Ben parti Başkanlarının her söylediğine “peki efendim diyemediğim” için bu durumdayım. Tek isteğim benimle ilgili kararı halkın vermesiydi olmadı. ”
Evet, Ejder Aslanbaba aday gösterilmiyor.
Konu ilk gündeme geldiği zaman ADA TV de sevgili Mert Özdeş’in programı “Öğlen Ajansı” da konuyu değerlendirmem istenmişti.
Aynen şunları söyledim, şimdi de yazıyorum.
Konu Ejder Aslanbaba’nın aday olup olmayacağı değil.
Neden aday olmak istediğidir.
Seçilmişken toplum yararına ne yaptığıdır.
Siyasetin yeni ve farklı yüzü olarak ezber bozan olmak varken, siyasetin azgın sularında adeta kaybolmuştur.
Demokrat Partiden seçilen, güven duyulan daha sonra Ulusal Birlik Partisi çatısı altında “Dış Türkler Birimi” diye bir birim kuran yine istikrar tutturamayıp yeniden DP tabanına dönen Sayın Aslanbaba yeniden aday olmayı ve yeniden Meclise girmeyi gerçekten hak edecek performansı ortaya koyabilmiş midir?
Bu yaşananlar ve elbette öncekiler de düşünüldüğünde Demokrat Parti yönetimi ve tabanına biraz olsun hak vermek gerekmez mi?
Ülke adına, bölgesi adına, partisi adına ve uğruna parti değiştirdiğini söylediği “Dış Türkler” adına ne yapmıştır?
Ejder bey bu soruları kendi kendine sormalıdır.
Bu soruların gerçek cevaplarını ancak Sayın Ejder Aslanbaba bulabilir.
Sayın Aslanbaba’nın vekil olmayacak olması kimseyi sevindirmesin.
Bu yapının, bu sistemin, bu siyaset denen karmaşanın, siyasi partilerin, yüce Meclisimizin için de Ejder Aslanbaba’lardan çok var.



Bu haber 884 defa okunmuştur
  • Kanimca ince  NY - 21.06.2013 Halepte arsinda ortadadir. Boyu'nun ve eni'nin olcusunu aldirmak isteyenin terziye ihtiyaci yoktur. Ama ben bu olcuyu alamam illaki terzi lazim derseniz ve de hic bir terzi yerinizde duramadiginiz icin sizin olcunuzu bicip elbise dikemez ise fazla alinmayacaksiniz, Niye hic bir terzi size elbise dikemez diye.

:

:

:

: