Surlariçi’nde polis neden yok?

Çok çok eskidendi. Lefkoşa’ya gelmek bizim için adeta bayramdı.
Çok çok eskidendi.
Lefkoşa’ya gelmek bizim için adeta bayramdı.
Eskiler de “BAS” dediğimiz şimdilerde ise “OTOBÜS” diye adlandırdığımız araçlarla “Şehere” yani Lefkoşa’ya ve de çarşıya Bandabuliya’ya geldiğimiz günler.
Bas’lar yani otobüsler Atatürk Kültür Merkezi ve Lefkoşa Türk Lisesinin bulunduğu yerdeydi o zamanlar.
Özlememek mümkün değil.
Şuan adını anımsayamadığım ve bisikletten bozma arabasıyla seyyar sandviççilik yapan yaşlı amcadan sandviç almak için anacığıma nerdeyse yalvarırdık.
Şoförler her türlü eşyayı hemen taşır, yardım eder ve Bas’lara yerleştirirdi.
Surlariçi en güzel, en alımlı, en sıcak ilişkilerin yaşandığı merkezlerdendi Lefkoşa da.
Şimdiki gibi Lefkoşa’nın içinde ama Lefkoşa’nın dışında değildi.
İnsanlar birbiriyle beraber ama bir birinden böyle ayrı değildi.
Lefkoşa en çok değişen, en çok bozulan ve genleriyle en çok oynanan şehir.
Ve aynası Surlariçi.
Bilinçli veya değil her daim sadece olumsuzluklarla anılan bir bölge.
Lefkoşa Surlariçin’deki yaşam her zaman sorgulanıyor.
Devletin güler yüzü sanki bu bölgede yok.
Surlariçi’nde geçtiğimiz gece bir olay yaşandı.
Genç bir kadının boğazı jiletle kesildi.
Üzücü olan bu olayın seçim konusu kadar konuşulmaması.
Surlariçi ve olay gündeme geldi mi, nedense aklıma hep ayni düşünce gelir.
Bu bölgede polis gücü neden yok?
Ya da orada bulunan polis merkezi neden taşındı?
Polis gücü her yerde gerekli mi?
Ya da polis her olayı olmadan önleyebilir mi?
Elbette hayır.
Fakat bir türlü aklım almıyor.
Mantıklı bir açıklama bulamıyorum.
Bu genellemeyi gerektirir mi?
Tabi ki gerektirmez.
Ama bir daha altını çizeyim aklım ve mantığım almıyor.
Anlayamadığım ve bunu ısrarla vurguladığım konu şu;
Surlariçi bölgesine yakın noktada olan polis merkezi neden başka yere taşındı ve bu bölgeye neden bir merkez kurulmadı?
Eksiğim varsa lütfen düzeltilsin.
Bilmediğim bir nokta varsa söylensin.
Polisin bu bölgeden çıkarılmasında başka düşünceler mi var?
Polis gücünün her yerde veya günlük yaşamda gerekenden fazla etken olmasını da asla savunmam.
Ama bu noktada eksik bir şey var.
Lefkoşa Surlariçi sanki başıboş bırakılmış.
Bu bölgede yaşayan insanların çoğu Türkiye’nin Hatay ilinin çeşitli ilçelerinden gelmiş insanlar.
Kıbrıs’a, Lefkoşa’ya, Surlariçi’ne ne kadar uyum sağladıkları tartışılabilir.
Ya da tam tersi durumda konuşulabilir.
Yani Kıbrıs, Lefkoşa, Surlariçi bu insanlara uyum sağlayabildi mi?
Bu bölge hep olumsuz yönleriyle, seçim zamanları yaşandığı iddia edilen oy alışverişi ve zaman zaman yaşanan suç olaylarıyla anılıyor.
Bir süre önce KKTC Hataylılar Derneği Sayın Bertan Zaroğluna sormuştum;
“Sizce Surlariçi neden bu halde?” Diye;
“Burası Lefkoşa’nın kalbi en güzel yeri. Surlariçi’nin hep olumsuzlukları gösteriliyor. Ama olumsuzlukların giderilmesi için yapılan bir çalışma yok. Bu ülkeyi yönetenlerin birçoğu bu bölgeden yetişmiş. Buradaki okula gitmiş. Ama ilgilenmiyorlar. Biz bir çocuk parkı için mücadele edip uğraşıyoruz ama bu sesi duyan yok. Eleştirmek, hep kötü yönleri göstermek, tamam ama bunları nasıl gidereceğiz, ne yapmamız gerek ya da bu kadar zor mu onu anlamış değilim. Çocukların, gençlerin gidebileceği bir kütüphane yok. Bir yer istedik, el uzatan maalesef yok.”
Olayın ve suçun olmadığı hiçbir ülke yok.
Fakat bu önlem alınmayacağı anlamına da gelmiyor.
Emniyet güçlerinin bir görevi ve belki de en önemlisi suçun olmasını engellemektir.
Bu haber 638 defa okunmuştur
  • Cozum Melissa M.  New Jersey - 05.07.2013 Cozumu herkes bilyor ama bilmezmis gibi yapiyor. Onune geleni adaya almayacaksin, vatandas yapmayacaksin ve de en ufak suc isleyeni paketleyeceksin. Polis orada yok cunku o bolge onlar icin bile tehlikeli. Canlarini sokakta bulmadilar ya. 3 maymunu oynamayi birakin artik. Kibrista 70-80 milyon insani koyacak yer yok!
  • Romandaki gibi ince  NY - 05.07.2013 Neydi su filmin adi. Gliba da 'Agir Romanin' dumbeleksiz halidir. Bana en son gittigimde bu filmi animsatti. Soguk, irkiltici, baska bir dunya.

:

:

:

: