45’lik Hükümetin Artıları da Var!.........

Akademisyenler genelde okuyucular tarafından tam olarak anlaşılmaz. Çünkü, bugün eleştirdiği bir kurumu/kuruluşu yarın aynı akademisyen takdir edebilmektedir.
Akademisyenler genelde okuyucular tarafından tam olarak anlaşılmaz. Çünkü, bugün eleştirdiği bir kurumu/kuruluşu yarın aynı akademisyen takdir edebilmektedir. İşte bu özellik akademisyeni siyasetçiden ayırmaktadır. Çünkü, akademisyenin siyasi bir parti veya makamın gerektirdiği misyonun aksine konulara beyaz veya siyah şeklinde bakmak gibi bir kaygısı yoktur ve OLMAMALIDIR. Akademisyen aktörleri dikkate almadan olgulara odaklanır ve objektif olarak değerlendirme yapar. Bu çerçevede, özellikle yazım tekniği bakımından eleştirdiğim seçim hükümetini geçtiğimiz günlerde almış olduğu bazı kararlardan dolayı da takdir ettiğimi ifade etmek isterim.
Genelde tüm kesimler tarafından kabul edildiği gibi; KKTC ekonomisinin temel problemlerinin başında kamu kesiminin özel sektöre ivme kazandıracak karakterde olmadığı ve özel sektörün ise birçok sebepten dolayı rekabet gücü elde edemediğidir. İşte bu olgu paralelinde seçim hükümetinin ortaya koyduğu kararlar ve niyet beyanı önemsenmeli ve reel sektör temsilcileri tarafından takibinin yapılması gerekmekmtedir. Şöyle ki; TC-KKTC ekonomik protokolü gereği UBP hükümeti tarafından Bakanlar Kurulu kararı ile 20 Mart 2013 tarihinde oluşturulan Ekonomik Koordinasyon Kurulu ve Reel Sektör Danışma Kurulunu temsilen başkanı Başbakanın başkanlığında geçtiğimiz günlerde toplandı.
Esas itibariyle reel sektörün güçlendirilmesi ve yatırım iklimin iyileştirilmesi için oluştrurulan Ekonomik Koordinasyon Kurulu ve Reel Sektör Danışma Kurulu gerçekleştirdikleri toplantıda ülke ekonomisi için fevkalade önemli vizyon ortaya koydular.
KKTC iş çevrelerinin karşılaştığı bürokrasiyi azaltma ve özellikle inşaat sektörünün canlanmasına etki edecek şekilde yabancıların ülkemizde mülk edinmesini kolaylaştırmaya yönelik alınan kararlar elbette bütünlüklü bir ekonomi politikası için yetersiz ama yine de desteklenmesi gereken bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir.
Ekonomik Koordinasyon Kurulu ve Reel Sektör Danışma Kurulunun ortak toplantısında “Üretim ve imalat yapan tüm sektörlerin ürün ihracatı ile ilgili işlemlerin kolaylaştırılması, ithalat prosedürünün basitleştirilmesi, iş insanı yurttaşların devlet dairelerine verdikleri dilekçe ve başvurulara yasal süre içinde yanıt verilmesi, ülkemizde yerleşik yabancıların ikamet yenileme prosedürünün hafifletilmesi, Tapu Dairesi’ndeki yetersiz imkanların geliştirilmesi ve yurttaşlara hizmet verilen sürenin arttırılması, yabancıların gayrimenkul mal alımlarındaki işlemlerin hızlandırılması ve tıkanıklıkların giderilmesi, ve turizm sezonunun başladığı bu dönemde KKTC genelinde kumsalları da kapsayan bir çevre seferberliği başlatılması” kararları alındı.
Başbakanın başkanlığında Ekonomik Koordinasyon Kurulunun aldığı ve şimdilik niyet beyanı şeklinde olan kararlar için “YETMEZ AMA EVET” mühürünü vurmayı tercih ediyoruz. Bu kararların netice vermesi için gerekli yasal, idari ve kurumsal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Ayrıca, kamunun özel sektöre hizmet eder fonksiyona kavuşması için bugünkü gibi palyatif önlemlerle değil performansa dayalı şeffaf, hesap verebilir ve halkın katılımını içeren kamu reformuna; başta finansman olmak üzere yatırım girdilerini azaltan düzenlemelere; yolsuzluğu önlemeye dönük güçlü bir sayıştay ve yargı reformuna; tekel ve kartelci uygulamaları önleyebilecek tatilden dönen bir Rekabet Kuruluna; Petrol Dolum Tesisi gibi yatırımlara olabilir deme misyonu taşımayan bir YAGA’ya; işletmelerimizi kurumsallaştıracak ve hizmet kalitelerini artıracak bir mekanizmaya; ve onların gerçek kazançlarını rapor etmesini sağlayacak çağdaş bir muhasebe/murakabe sistemine de tartışmasız KKTC’de acil ihtiyaç vardır.
Bu haber 1080 defa okunmuştur

:

:

:

: