Rekabet edebilecek yeni hükümet

Sıcak havayı her anlamda hissediyoruz. Hani şarkısı da var ya “sıcak daha da sıcak olacak”. Sıcak hava sırf iklimle bağlantılı değil elbette.
Sıcak havayı her anlamda hissediyoruz.
Hani şarkısı da var ya “sıcak daha da sıcak olacak”.
Sıcak hava sırf iklimle bağlantılı değil elbette.
28 Temmuz erken genel seçimlerine doğru zaman akarken kuzey Kıbrıs siyaset arenası da ısınıyor ve daha da ısınacak.
İç konularla çok uğraşacak 28 Temmuz sonrasındaki siyasi yapı.
Siyasiler, seçime hazırlanan yeni yüzler oldukça heyecanlı.
Son dönemlerde seçimleri, siyasi partileri ve adayları yazıyoruz.
Televizyon ekranlarında gördükçe tanıyoruz.
Düşünce, fikir, proje ve çözüm önerilerini ADA TV’de Cuma akşamları yayınlanan “SÖZ SİZDE” programında gündeme getirip seçmenin önüne koyuyoruz.
Vekil adaylarına yönelik ciddi eleştiriler var.
Daha zaman varken bu köşeden bir uyarı olsun;
Adaylara yönelik gelen en önemli eleştiri “ezbere ve boş konuşuyorlar” düşüncesidir.
Ve siyasi partileri aday bulamama noktasında görüyor insanlar.
Evet, yeni ve genç isimler ama gerçek anlamda dopdolu, katkı sağlayacak, bilgili, sorun analizi yapabilen ve çözüme en hızlı ulaşma kabiliyetini barındıran enerjik vekilleredir ihtiyaç.
Bu yöndeki eleştiriler boş değildir.
Seçime sayılı günler kala henüz parti programında neler yazdığını bilmeyen vekil adayları var.
Ezbere söz ve konuşmalar, öğrenilmiş güzel cümleler bilinçsizce tekrar ediliyor durmadan.
Bunu neyi getirir?
Sıradan olmayı, hayal kırıklığı yaşamayı ve bir şeyleri değiştirmek isterken, değişmemeye hizmet etmeyi.
Hazır olunmalı hem de tam anlamıyla.
Bu devlet yapısını hem Türkiye, hem de güney Kıbrıs’la rekabet edebilecek, her türlü koşulda zemin oluşturacak noktaya getirmek tek amaç olmalı.
Kuzey Kıbrıs’ta egemen olmuş siyasi yapılar sadece mevcut sınırlar içinde iktidar olmayı ve bunun devamını sağlamayı hedef seçtiler hep.
Bunun için devlet dedikleri yapıyı geliştirmek ve sağlam bir zemine yerleştirmek için adım atmadılar.
Rekabet hayatın her alanında var.
Bu durum sadece belli konular için geçerli değildir.
Ülkeler arasında da rekabet ortamı vardır.
Her şeyin her türlüsüne hazırlıklı olmak lazım.
Kuzey Kıbrıs’ın tarihi bağları olduğu bir Türkiye var.
Fakat bu iki ülkenin birbirlerine sağladığı stratejik avantajlar ve bu durumun aslında her iki ülke içinde vazgeçilmez bir nokta olduğu gerçeği de var.
Nasıl ki oradaki hükümet bu çıkarlarını koruyabiliyor, burada oluşacak yeni hükümet ve Meclis kendi çıkarlarını korumayı bilmeli.
Kimse kendi kendini kandırmadan, bu ortak nokta bulunmalı.
Kıbrıs konusunda yanlış ve sorumluluk almadan yürütülen politika veya politikasızlık bu konuda Kıbrıslı Türkleri “vasıfsız ve iradesiz” bir noktaya getirmiştir.
Bugün için sorunun çözümünde öncelik Kıbrıslı Türklerin paylaşım noktasındaki kazancı değil, Türkiye’nin, güney Kıbrıs ve üçüncü ülkelerin ne kazanacağıdır.
Yeni hükümetten bu konuda irade beklemekte çok hayali midir?
Kusura bakmayın ama devlet yönetmeye talipseniz, hakkını da vereceksiniz.
Bu haber 565 defa okunmuştur

:

:

:

: