Bir tebessümle gelen güzellik.

Günümüzün güçlü kalemlerinden Bestami Yazgan bey’in bir şiirinden bir dörtlükle başlamak istiyorum.

Günümüzün güçlü kalemlerinden Bestami Yazgan bey’in bir şiirinden bir dörtlükle başlamak istiyorum.
“Gönlü muhabbete yurt olanlara,
Düşmanına bile mert olanlara,
Fakat öz nefsine sert olanlara
Hepsine gönülden tazele selam
Sevgiye dostluğa güzele selam”.
Selam ile başlamak, selam ile bitirmek ne güzel. Rabbimiz, bizi varlıklar içerisinde insan olarak yaratmış, bütün alemi bizim hizmetimize vermiştir. İhsan ettiği nimetleri saymaya kalksak buna gücümüz yetmez.Bu dünyada bulunuş sebebi hikmetimizi anlayıp gereğince hareket edebilirsek hem dünyamızı hem de ahiretimizi kurtarmış olacağız.
Beşeri münasebetlerimizde çok önemli yer tutan bazı davranış biçimleri vardır. Bunlardan, geçim ehli olmakla ilgili biraz sohbet edelim istedim.
Mevla’mızın yarattığı bir insan olarak her birimiz farklı özelliklere sahip olsak ta temelde ortak olduğumuz birçok değerlerimiz vardır. Bazı davranışlarımız vardır ki nerede olursak olalım aynı anlama gelir,aynı etkiyi gösterir. İnsani özelliklerini kaybetmemiş herkes bu davranışlardan etkilenir.
Gülmek, insana mahsus bir özellik olarak hangi renkte hangi millette hangi ırkta hangi coğrafyada olursa olsun aynıdır.Gülen bir insan gördüğümüzde onun mutlu olduğunu düşünürüz. Olumlu manada etkilenir onun sevinciyle biz de mutlu oluruz. Ağlamak,her millette aynıdır. Acının dili yoktur. Hıçkırık,her yerde hıçkırıktır.Tenimizin rengi ne olursa olsun göz yaşlarımız hep beyazdır.Ağlayan bir insan gördüğümüzde bizimde yüreğimiz parçalanır, imkanımız varsa derdine derman olmaya çalışırız.
Yeterince kan,göz yaşı ve zulmün olduğu şu dünyada güzel bir şeyler yapamaz mıyız? Elbette yapabileceğimiz çok şeyler vardır. Hayatı güzelleştirecek önemli prensiplerden birisi, komşularımızla, akrabalarımızla, dostlarımızla ve çevremizle iyi geçinmektir. İyi bir kardeş, iyi bir komşu, iyi bir arkadaş olmak hem bizi hem çevremizi mutlu edecek güzel davranış örneklerindendir. Tatlı dilli güler yüzlü olabilmek, hoş görü sahibi olmak, sabırlı davranmak bize olumlu yönde çok şeyler kazandıracaktır.Peygamberimiz’in “tebessüm sadakadır” hadisini hatırladığımızda bunun ne anlama geldiğini daha iyi kavramış olacağız. Güzel sözler söylemenin neticesinde evlerimizde bulunan çiçeklerin bile canlandığını görürüz.”Müslüman,hoş geçinen ve kendisiyle hoş geçinilen kimsedir” buyuran Peygamber efendimiz.Bu mübarek sözleriyle yolun esasını belirlemiş oluyor.Yine çok önemli bir prensip te şudur ki,”Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi kardeşine de yapma”Diğer bir ifadeyle,Kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemeyen bizden değildir.”mealindeki bu sözler de işin pratiğini ortaya koymaktadır.
“ Müminler biri birini sevmede, birbirlerine acımada birbirlerine yardım etmede bir bedenin azaları gibidirler.” Hadisi, bütün inananların bir bütün olduğunu ifade ediyor. Dolayısıyla bir kardeşimizin acısı hepimizin acısı, bir kardeşimizin sevinci hepimizin sevinci demektir.
İki bin üç yılı Hac mevsiminde, görevimizi ifa ettik, Medine’ye henüz geçmemiştik. Mekke’de bir kaç gün daha kalacaktık.O günlerden birinde Kabe’ye Tavafa gitmiştim.Tavafı bitirdim tam çıkarken, Mescid-i Haram’a giriş yapmış,Kabe’ ninRükn-ü Yemani köşesine yakın bir noktada,tavaf alanının dışında bir grupla karşılaştım.Tavafahazırlanıyorlardı.İçlerinde bir tanesi vardı ki, teni siyah mı siyah ancak o kadar olur.Boyu belki iki metreden fazla.Üzerinde bir elbise, bembeyaz, en ufak bir leke bile yok. Kabe’ye dönmüş bakıyor, gözlerinden iki damla yaş, yanaklarına doğru süzülmüş,bir şeyler okuyor,duaediyor.O manzara o kadar hoşuma gitti ki günlerce hayalimden çıkmadı halen görürür gibi oluyorum”.İnananlar kardeştir” ayetinin manasını orada daha iyi anladığımı düşünüyorum.
Bizi biribirimize yaklaştıran bu güzel duygular yanında birbirimizden koparan duygular da vardır.Bunların en başında da haset gelmektedir.Haset,kardeşindeki varlığı güzelliği kıskanmak,elinden çıkmasını hatta onda değil de bu güzelliklerin kendisinde olmasını istemektir.Peygamberimiz buyuruyor ki “Ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi haset de güzel amelleri yok eder”.Bu da demek oluyor ki bir kardeşimizin sahip olduğu hiçbir güzelliği kıskanmamalıyız.Hasetlik bir müminde bulunmaması gereken özelliklerden biridir.Rabbim cümlemizi muhufaza eylesin.
İnsanlara karşı kötü duygu beslememek, hasetten uzak durmakla alakalı olarak Peygamber efendimiz zamanından şöyle bir hadise nakledilir:Peygamber efendimiz, ashabıyla birlikte Mescid-i Nebi’de otururlarken,”Şimdi şu kapıdan Cennetlik bir adam gelecek”buyurdular.Birazsonra,daha yeni abdest almış, yüzlerinde henüz abdest suyunun ıslaklığı olduğu halde genç bir sahabe kapıdan girdi.Bu hal üç gün devam etti üçünde de aynı kişi çıkageldi.Orada bulunanlardan bir tanesi çok merak etti acep bu kardeşimi hangi güzel işinden dolayı Peygamber efendimiz Cennetle müjdeledi diye.Bunu öğrenmek işitiyordu.Yanına gelip dediki” Ailemle aramda tatsızlık oldu beni birkaç gün misafir edermisin,-”tamam “dedi. Beraber gittiler.Üç gün onun evinde kaldı. Beraber yeyip içtiler sohbet ettiler kısacası üç günü beraber geçirdiler.Üç günün sonunda omisafir gelen sahabidediki “kardeşim hakkını helal et üç gündür sende misafirim. Aslında ailemle aramda her hangi bir tatsızlık yoktur. Üç gün üst üste Peygamber efendimiz, şu kapıdan Cennetlik bir adam gelecek dedi hep sen geldin.Merak ettim acep ne gibi bir amel işliyor ki Cennetle müjdeleniyor diye bunu öğrenmek için geldim.Gördüm ki bizden farklı olarak yaptığın bir şey yok.Namazlarını da bizim gibi kılıyorsun diğer ibadetlerin de aynı”.”-Evet kardeşim gördüğün gibi sizden farklı olarak yaptığım bir şey yok.”der tam ayrılacakları sırada şunu ilave eder.” Belki şu olabilir, hiçbir kardeşim hakkında kötü düşünmem,onda var olan hiçbir nimeti kıskanmam Allah’ın Ona verip te bana vermediği hiç bir nimet hakkında hasetlik etmem”.Misafir olan sahabi”-işte bu olsa gerek”der sarılıp kucaklaşırlar ve oradan ayrılır.
Biz de kardeşlerimizi sevelim,selamı, muhabbeti eksik etmeyelim.Asabi bir çehreyle çatık kaşlarla estirdiğimiz soğuk havadan etrafımızda buzullar oluşturmak yerine, tatlı bir tebessümle vereceğimiz sıcak duygularla etrafımıza bahar neşesi saçalım olmaz mı.Gönlünüzden muhabbet, yüzünüzden gülücükler eksik olmasın efendim.Yıllar önce yazdığım muhabbet şiiriyle bitirelim.


MUHABBET

Tamah ile gezmeyelim erenler,
Fani güzel fani cana yâr olmaz.
Sevgi bağın üzmeyelim yârenler,
Bülbül gül açmadan bahtiyar olmaz.

Ağacın haşmeti dal ile olur,
Arının kıymeti bal ile olur,
Kulda vefa güzel hâl ile olur,
Kem sözlerden, tatlı sohbet var olmaz.

Yalan dünya neden olsun kan gölü,
Nice garip gördüm kırılmış beli,
Soldurmayın bağda açılan gülü,
Mazlum hakkı zalimlere yâr olmaz.

Nerde boynu bükük birin görünce,
Soralım hatırın yerli yerince,
Gül açılır sevgi kalbe girince,
Sevenlerin bahçesinde har olmaz.

Değirmen un etmez bir tek taş ile,
Bu hayat çekilmez yalnız baş ile,
Soğan baldır yense arkadaş ile,
Muhabbet evinde ahu zar olmaz.

Başka olur dert ehlinin gidişi,
Hatır sorusuyla sevilir kişi,
Her iki cihanda asandır işi,
Hakk’a dost olana kabir dar olmaz.

Garip Hakkı der ki bunda gelenler,
Hani bunca ağlayanlar, gülenler,
Dosta varır sevmesini bilenler,
Ahirette hesapları zor olmaz.
Bu haber 304 defa okunmuştur

:

:

:

: