“Bu kadar laubali bir Meclis yok”

CTP-BG Miletvekili Tufan Erhürman’la Anayasa ile ilgili değişiklik ve herkesin beklediği, aylarca söylediği hatta tüm siyasilerin vaatt ettiği konularla ilgili konuştuk. Sayın Erhürman bana bıkmış gibi geldi.

CTP-BG Miletvekili Tufan Erhürman’la Anayasa ile ilgili değişiklik ve herkesin beklediği, aylarca söylediği hatta tüm siyasilerin vaatt ettiği konularla ilgili konuştuk.
Sayın Erhürman bana bıkmış gibi geldi.
İlk defa bu kadar dolu ve gergin gördüm.
Konu tabi ki Meclis çalışmaları.
Bir hukukçu gözüyle bizzat Meclisin ve vekillerin yasaları, hukuku çiğnediğini anlattı.
Anayasa değişikliği için seksen madde hazırlanmış.
Mazbata diye bilinen konu da artık son rötuşlar yapılmaktaymış.
İyi idare yasası detaylı olarak anlatılınca faydalı olacak bir yasa olarak görülüyor.
“Meclis sadece hükümetin meclisi olarak görülüyor ülkemizde. Ben üç hafta bununla mücadele ettim. Ve itiraf ediyorum ki artık yenildim. Mücadelem şu;
UBP’nin Sayın Genel Başkanı kürsüden hükümeti eleştiriyor. Elbette normal. Ama icraatlar konusunda eleştirsin. Hükümet Meclise yasa getirmiyor diyor. Ben cevap verdim. Sayın Başkan bunu başka yerde söylerseniz insanlar size ağzı açık bakar.
Yasayı yasama organı yapar, hükümet yapmaz. Mecliste bütün vekiller yasa sunabilir. Hala daha eleştiriyorlar, hükümet yasa getirmiyor. Hala daha Mecliste yasama ile yürütmeyi bilmeyen vekiller var.
Hükümet, iktidar fark etmez yasama yasa üretecek. Mecliste elli vekilin ellisi de onay verse referandumda onay çıkmazsa Anayasanın bir virgülünü bile değiştiremezsiniz. Hep korkulur referandumdan çünkü hükümete bir güven oylaması olarak görülür.
Ben Meclise girdim gireli gerek Genel Kurulda gerek komite çalışmalarında, şimdi isim vermiyorum ama birkaç hafta daha böyle giderse isim isim de açıklayacağım, direkt olarak yapılan çalışmaları engellemeye yönelik hamleler var.
Bir şans daha veriyorum bu durumdakilere. Anayasayı değiştirmek istiyoruz, siyasi partiler yasası için değişiklik hazırlıyoruz, seksen doksan sayfa komiteye geliyor. Üç haftadır komite bir adım bile ilerlemiyor. Çeşitli sebepler var, daha sonra isim isim açıklayacağım.
Bunlar herkesin ortak vaatleriydi. Ama iş yapmaya gelince ki hem ben hem de partim bu yükü yüklendik. Taslakları biz hazırlıyoruz. Götürüyoruz görüşülüp bitecek. Birileri yaptırmamaya, ayak sürümeye çalışıyor.
Geçmişte olduğu gibi bunlar yapılmayacak ve biz de bunları söylemeyeceğiz öyle zannediliyor. Düşünce Meclisin saygınlığına gölge düşmesin. Hayır, bundan sonra böyle bir şey yok. Bu halka bu yönde sözler verildi. Yasaların dörtte üçü hazır. Bir tek iç tüzük kaldı.
Ki bu Mecliste iç tüzüğe uyulsa samimiyetle söylüyorum biz harikalar yaratırız. Üstüne basa basa ve kelimeleri seçerek söylüyorum bu kadar laubali bir Meclis çalışması dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz.
Haftanın iki günü Meclis iç tüzüğü çatır çatır ihlal ediliyor. Ve vekil efeleniyor. Ben iç tüzüğü çiğnerim kimse de karışamaz. Ben hukukçuyum, göz göre göre bunu hazmedemiyorum. Yanlış bir şey yapmamak için dışarı çıkıyorum. Yani değişen hiçbir şey yok. Sürelere asla uyulmuyor. Getirilen konular dışında her şey konuşuluyor.”
Evet, KKTC meclis’in yeni ismi bu kadar kötümser.
Oysa biz ne gördük veya görüyoruz?
Meclis çalışıyor, üretiyor, beklentileri karşılamak adına çalışıyor.
Görüntü bu.
Toplumun “değişin yoksa değiştiririm” tehdidi ve alışıla gelmiş alışkanlıklar görünen o ki değişmedi ve değişmeyecek.
Sayın Erhürman’ın söylediklerinden hareketle sırf siyaset olsun, sırf kasaba anlayışından kopmamak, onlar kötü biz iyi sloganını siyaset diye devam ettirmek bitmedi ve bitmeyecek.
Üretmeden tüketmeye alışmış, sadece kişisel ilişkilerle Meclise girmeyi siyasetçi olmak bilmiş, bireysel çıkarlarla oy hakkını kullanan toplumdan tepe tepe faydalanmış, sıkıştığı anda tüm kabahati başkalarına atmış bu yapının siyasetçi denen isimleri görünen o ki daha çok tartışalacak.
Tufan Erhürman sözünü tutmalı ve Meclis’te çalışmayan, engel olan, komitelere gitmeyen, gerekli özeni göstermeyen kim olursa olsun ismini açıklamalı.
Anlayışlar, görüşler, vizyonlar değişmediği sürece yasalar değişse ne olacak?
Benim anladığım;
KKTC Anyasası’nın değişmesi zor ama onu değiştirecek olanlar değişmesi çok daha zor.

Bu haber 623 defa okunmuştur

:

:

:

: