Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu cesaretle bir adım attı.

Ülkenin gerçekleri doğrultusunda, genelde sporda, özelde futbolda, uluslar arası anlamda, yaşanan sıkıntılara bir çözüm formülü üzerinde yoğunlaştı.

Ülkenin gerçekleri doğrultusunda, genelde sporda, özelde futbolda, uluslar arası anlamda, yaşanan sıkıntılara bir çözüm formülü üzerinde yoğunlaştı.
Bu formül bizim gözümü kapattığımız ve yarım asırdır başımızı kumdan çıkarmadığımız dünya gerçekleri ile örtüşüyor.
Elbette hemen her şeyi kabul edelim diyen yok.
Bu bir formüldür ve artık spor camiasını aşmış bir olaydır.
Toplumun genelini ilgilendiren bir noktadır tartışılan.
Siyaseti, kulüpleri, her kesimi bir yerden bağlayan bir meseledir bu.
İşin kötü tarafı her zaman olduğu gibi tartışmayı ve ortak uzlaşıyı yine beceremiyoruz.
Böylesi bir düşünceyi bile iç siyasete malzeme yaptık.
Zürih’e gidilmeden ve bu metin imza edilmeden önceki yazımda şöyle demiştim;
“Sayın Sertoğlu ve Federasyona güveniyorum”.
Hala ayni noktadayım.
Düşüncelerimi bugüne bırakmamın sebebi ise en yetkili ağızdan en doğru bilgiyi almayı beklemekti.
KTFF Başkanı Sayın Hasan Sertoğlu’nun basın toplantısını izledim.
Ne yaptığını bilmeyen biri gibi değildi.
Amaçlarını anlattı, tek tek her ses verene üslubunca cevap verdi.
Bu konumda olan ve bunca baskıyı göğüsleyen birinin amacı ne olabilir ki?
Kuzey Kıbrıs’ta bir avantaj elde etmek mi?
Hiç sanmıyorum.
Konuyla ilgili bir önceki yazımdan bir hatırlatmayı da yaparak devam edeyim;
“Futbol federasyonu önemli bir adım attı ve inisiyatif üstlendi.
Bir zinciri ve çaresizlik çarkını kırmanın sınırlarını zorluyor.
İşte bu noktada, bu amaca omuz verilmeli.
Siyasete kurban edilen ve içinde bulunduğumuz mevcut durumun bir çare üretemediği ve pek de umursamadığı gençlerimizin spor yapma hakkını almak için her kapı aralanmalı.
Başta Sayın Hasan Sertoğlu olmak üzere ben Futbol Federasyonu ile KOP yani Kıbrıs Futbol Federasyonunun görüşme ve işbirliğinden umutluyum.
Siyasiler gizli gizli görüşürken, açık açık ve cesaretle genelde Kıbrıs Türk sporu özelde futbolumuz için yapılmayanları yapmaya çalışanları engellemeye çalışan, kendi insanına güvenmeyen ve de aslında hiçbir şey yapmayanları da anlayamıyorum.
Sormak lazım;
Bu ülkenin gençleri için ne yapıldı?
Siyasi parti renklerine göre ayrılmadı mı gençlerimiz, adaletsiz ve fırsat eşitliği olmadan devlet olanaklarından yararlanmada ayırımcılık yapılmadı mı, kendi ülkelerinde görüp, izleyemediği Türkiye spor kulüplerinin oyuncularını güney de görmek üzmüyor mu bu gençliği?”
Bu sözlerin anlamı acelece karar vermek ve ne olursa olsun kabul etmek değildir.
Bu tartışmayı ve alınacak en doğru kararı bu toplumdan kimse esirgeyemez.
Evet, spor kulüpleri temsilcileri karara etki edecek, elbette siyasi kesim bu kararı değerlendirecek ama bunlarla bitmeyecek.
Gerekirse referandum yapılsın ve son sözü toplum söylesin.
Kuzey Kıbrıs’ta yaratılan ayrılıkçı yapı, üretmeyi laf kalabalığından ve hamasetten öteye götüremeyen statüko bekçileri hala daha oturarak hiçbir şeyin çözüleceğini anlayamamış.
Hala daha iyi bir şeyler yapmaya çalışanları engellemeye hatta vatan haini ilan etmeye kadar vardırıyorlar işleri.
Esas vatanseverlik nedir?
Vatanını ve insanını seven, koruyan, bölmeyen ve her türlü çıkarını en üstte tutan anlayış demektir.
Çocuklar spor yapmasın, kapatın spor kulüplerini, yöneticileri de, sporcuları da, hatta seyircileri de dışarıdan getirin hepsini şükran bağıyla göbekten başka yerlere bağlayan, bu mudur çözüm?
Yarım asırda ne yapıldı bu ülke insanı için?
Bu soruyu tekrar tekrar sormak ve hatırlatmak lazım.
Artık eskisi gibi değil.
Kıbrıs Türkü dünyayı görüyor, dünya bir yerlere giderken kendisinin olduğu yerde saymasını hazmedemiyor.
Düşüncelerle gelişen bazı değişimleri hayat geçirmeye başladı ve önünde duranı da zamanla engel olmaktan çıkaracak.
Herkesin bu gerçeği görmesi gerek.
En başta futboldaki açılım tartışmasının sporla bağlı kalmasını sağlamalı herkes.
En doğru yol elbette bulunacaktır.
En doğruyu yine bu sıkıntıyı en derinden yaşayan bu halk bulacaktır.
Son söz Sayın Sertoğlu’nun;
“Biz Yönetim Kurulu olarak 'gancelli'yi araladık. Bu 'gancelli'nin içerisine girip girmemek, kulüp başkanlarının bildiği bir şeydir. Ya gancelliyi açıp içeriye girecekler ya da tükenmeye devam edeceğiz.” Biz kimseye teslim olmuyoruz. Biz kimsenin boyunduruğu altına girmeyeceğiz. Yalan, yanlış ve iftira atmayınız.”
Bu haber 541 defa okunmuştur

:

:

:

: