Anasayfa Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle   |   Bize Ulaşın   |   Künye                  

Anasayfa Haber Politika Ekonomi Dünya Spor Magazin Yazarlar Arşiv Reklam Seri İlan E-Gazete
Arama  
YAZARLAR
Erçin Şahmaran

“Asrın projesi” var mı?

   
         

Paylaş





Bu ülkenin önemli sorunlarındandır.
Susuzluk veya kuraklık ya da yağış anlamında su kaynaklarının yetersiz olması.
Ki yağışın olması bir dert olmaması bir başka derttir bu memlekette.
Devlet rekabet edilmesi en zor sektördür.
Buda bize has bir durumdur aslında.
Verimlilik sıfır, üretim sıfır, tüketim, uyumsuzluk, israf had safhada.
Başıboş bir yapı, kimsenin gerçek anlamda sahiplenmediği sadece faydalanma anlamında hak iddia ettiği bir düzen.
Suyla başladık ya yazıya, susuzluğu iyi biliriz.
Her şeyin başıdır hatta “su hayattır” diye de boşuna söylenmemiştir mutlaka.
Su kaynakları fazla ya da yeterli sayılacak derecede olsa neler yapılmaz ki.
Her alanda üretimi hızlandırır, uçurur.
Tarımdan, sanayiye, inşattan turizme kadar her alanda, her sektörde gerçek anlamda verim ve dinamizm demektir.
Hele bizim gibi her sektörü sorunlu ve verimsiz olan, gelişmekte bile sayılmayan ülkelerde.
Büyük şehirlerin birçoğunda günlük kullanılabilecek su ancak birkaç günde bir gelir yaşam alanlarına.
Hatta kırsal bölgelerde bırakın tarımsal veya başka amaçlar için su kaynaklarının bulunmasını, öyle yerler var ki evlere bile iki hafta da bir su gidiyor.
Elde olan ve zaten kıt kanaat durumda bulunan kaynakların etkin ve ekonomik kullanılması bir yana müthiş de bir su israfımız, dikkatsizliğimiz ve sorumsuzca tüketimimiz söz konusu.
İlk başta söylediğim gibi devlet bir sektör oldu.
Ama üretmeyen bir sektör.
Bu noktada devletin yapacakları önemli, planı, programlı, kaynakları yönlendirme ve kullanma amaçlı projeler.
Hiçbir şey elbette sadece sözle olmaz.
İşte Türkiye den gelecek su.
Namı diğer “Asrın projesi”.
Tabi ki önemli bir olaydır yapılacak olan.
Böylesi dev bir proje amacı, düşüncesi, niyeti ne olursa olsun doğru planlama ve projelendirme ile olması gereken yerde ve zamanda kullanılmasıyla bu ülke için önemli birçok olayın başarılmasını sağlayabilir.
Hazırlıklar her yerde, her bölgede, her toprak parçasında devam ediyor.
Yüklü araçlar geçiyor yollarda, dört tarafta suyu taşıyacak borular konuşlandırılmış.
Bu borular ki Türkiye ile KKTC’yi yürekten, gönülden, göbekten, böbrekten bir birine bağlayacakmış!
Sanki ayrıymış gibi.
Bu borular ki otuzuncu yılı kutlanacak olan KKTC’nin spor açılımında Türkiye’nin amatör liglerine katılma projesini de gerçekleştirecek!
Ayni borularla değilmidir ki elektrikte gelecek Kuzey Kıbrıs’a, yani bize yapacak bir şey kalmayacak!
Asrın bu projesiyle Rumları da serinletecek, kıskandıracaktık oysa.
Devlet bütçesinin %35’ne denk geliyormuş ayni proje.
Bunlar asrın projesi için bazılarınca üretilen tek şey olan bazı laflar.
Bir şeyler hızla gidiyor yolunda.
Ama bu yol bizim yolumuz değil.
Çünkü bizim bir yolumuz yok.
İşte esas mesele bu!
Bu su bu ülkeye gelince sadece gelmiş olacak.
Var mı bir proje, bu su nerelerde kullanılacak, hangi alanlara ağırlıklı olarak aktarılacak, nerede depolanacak?
Hangi bölgede, hangi ürün yetiştirilebilecek?
Topraklarımızın bölgesel karakteri nedir, hangi bölge hangi alanda daha çok verim ve üretim sağlar?
Bu ülkenin bu sorulara cevap verecek, çalışmalar yapacak, planlı programlı ciddi düşüncelere hayat verecek insan kaynağı var.
Ama öncelik üretmek değil ki.
Öncelik her türlü kaynağın, her türlü imkânın çeşmesini, en başta tutan olmak.
Suyun gelmesinde etkili olamadık, hiç olmazsa kullanımında etkin olalım.
Tüm sektör temsilcileri, bölge temsilcileri, siyasi erk, üniversiteler, akademisyenler, aydınlar bir araya getirilmeli.
Kısa vadeli, orta ve uzun vadeli projeler hazırlanmalı ya da yurt içinde veya dışında bu iş için destek alınıp programlar düşünülmeli.
Ülkenin önceliklerini, sektörlerin verimliliğini en iyi bizler bilip, değerlendirebiliriz.
İstediğimiz gibi yapmak varken bunu yerine getiremediğimizden hep başkalarının söylediğini yanlışta, eksikte olsa yapmak zorunda kalıyoruz.
Daha sonra da hatayı kendimizde değil başkasında arıyoruz.
  Haber tarihi 11.11.2013                  Bu haber 409 defa okunmuştur

Yorum Yaz Yazdır



Bugün Yazan Yazarlar

Editörden
Evet mi? Hayır mı?
Dr. Mustafa Ertanın
Hade vira hükümet
Hakkı Şener
Bir vuslat hikayesi…
Serdar ARAPOĞLU
Bahçemizdeki zararlılar
Emete Gözügüzelli
Siz, Bizi Değil, Sadece Kendinizi Kandırıyorsunuz !!!

Diğer Yazarlar

Erçin Şahmaran
CTP ve UBP’de ilk yaklaşım olumlu
Gözde Bekir
Elektrik konusunda farklı sesler yükseliyor
Okan Veli Şafaklı
Bizim için hayati, kardeş ülke için çerez tabağında leblebi !...
Mihrişah Safa
Ayfer Orhan destek bekliyor
Nupelda Karabuğday
Çocuklara kıymayın efendiler!
Yusuf Kanlı
Garanti meselesi çetrefil iştir…
Erkan Eğmez
Yeni hükümete doğru
Kaan KUTLAY
Olası çözüm üzerine birkaç soru
Ayhan ŞAHMARAN
Efsaneler ve turizm
Teoman Turan
Taciz için yasal düzenleme gerekiyor
Özcan Özcanhan
Özlü müzakereler başlatılmış
Nihan B. Yücel
Cumartesi günü güzel başladı
Vedat Yorucu
Polonya, kaya gazı yatırımlarına teşvik veriyor
Fahriye Özay
Monaco'dan sevgiler
Ayşe Tural
Biraz da yüreğinize dokunuversem…
Tansel Fikri
Yunanistan'daki finansal çöküş ve Kıbrıs sorununun çözümü açısından alınması gereken dersler
Mehmet Hacıarif
Veda yazısı yazmak her zaman zordur…
Niyazi Ergülen
Dr. Siber neden, Thatcher olmasın
Serkan Güzel
Gerçekler yalancıdır sakın inanma!
Metin Silman
Barış Harekatı’nın 40. yılında... O günlere nasıl gelindi XVII
Yeşim Öztopraktan
Beşparmaklar Bakanlığı
Konuk Yazar
Modernleştikçe risk artıyor
Ekrem Günaydın
ABD seçimleri ve Johnson
Emir Abdurrahman Bulut
Nereye gidiyoruz
Halit ÇELİKBUDAK
Daha sağlıklı bir gelecek için…
Kemal OKTAR
Zordur KKTC ‘de milletvekili olmak
Oğuz Köse
Çirkin rekabet
Yalçın Cemal
Çiftçinin eylemi
Emekli Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel
KKTC Yargısı (7)


ANKET

Nükleer santral sizce gerekli mi gereksiz mi?
Evet (% 59)
Hayır (% 40)
Fikrim yok (% 2)
Diğer Anketler