Suçlu kim?

“Genç Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dış yardımlara olan ihtiyacı aşikardır. Uzun sömürge devresinden sonra bağımsızlığına yeni kavuşan ve zengin tabii kaynaklara sahip olmayan bir devlete, hangi taraftan gelirse gelsin her türlü dış yardım makul olacaktır.

“Genç Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dış yardımlara olan ihtiyacı aşikardır. Uzun sömürge devresinden sonra bağımsızlığına yeni kavuşan ve zengin tabii kaynaklara sahip olmayan bir devlete, hangi taraftan gelirse gelsin her türlü dış yardım makul olacaktır. Ne var ki hiçbir devlet ötekine onun kara kaşı kara gözü için yardım eli uzatmaz. Karşılığında politik mi olur, ekonomik mi olur, bazı menfaatler umar. Hiç olmazsa kültürel etkiler bekler.
Bu yardımlardan tam anlamıyla faydalanan uluslar az olmuştur. Bu acı ve belki de tuhaf bir gerçektir. Bazı yardımlar, o yerler halkının yardımı yapanlara karşı düşmanlık duygularının uyanmasına bile sebep olmuştur. Bunda yardımların halka ve dolayısıyle memlekete intikal etmeyip yalnız belirli menfaatçı guruplarına yaraması hususu başta gelir. Bazı dış yardımlar da dar görüşlü hükümetlerin elinde bir iç politika aracı olmuştur. Murakabeden kurtulmak isteyen kimi iktidarlar aldıkları yardımları kendileri gibi düşünmeyenleri sindirmek ya da seçim kaygısıyla gelişi güzel sarf yollarına gitmişlerdir.
Adamıza yapılacak dış yardımlar kapanın elinde kalan dolayısıyle zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir araç durumuna düşülmemelidir. Dış yardımların, devletçi bir görüşle hazırlanacak teşebbüslerin, örneğin modern tarım, hayvancılık, madencilik, sağlık hizmetleri projelerinin gerçekleştirilmesinde dikkat ve bilgiyle sarfı gereklidir.”
Yazılanın yazıldığı zaman ve yerde kalmaması önemlidir.
Yazmanın belki de en güzel taraflarından biridir bu.
Bu iş bir bakıma bir günlük tutma, tarihe not düşürme anlamındadır.
Yukarıdaki satırlar diş hekimliği yanında aydın kişiliği ile Kıbrıslı Türkler için önemli bir değer olan Haşmet Muzaffer Gürkan’a ait.
Yıllar öncesine, Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluş günlerine ait düşünceler.
“Cumhuriyet Düşünceleri” isimli kitaptan ve “Dış Yardımlar” başlığıyla yayınlanan yazıdan bu köşeye taşıdığım bu cümleler sanki de bugünü anlatıyor.
Bugünün Kuzey Kıbrıs’ı ve oluşan sistemin nasıl oluşturulduğu, mevcut yapının amacını nasıl aştığını ve kişiselleştiğini, bu anlamda yapılan hataları bir kez daha düşündürdü bana bu satırlar.
Kuzey Kıbrıs’ta 1974 sonrasında oluşan yapı ve bu anlamda özellikle Türkiye’den gelen maddi kaynak doğru yerlerde kullanılsa, bu yolla mevcut kaynaklar daha verimli, daha üretken ve tasarruflu bir şekilde yönlendirilse hem bağımlılık noktasına gelinmezdi hem de günden güne ihtiyaç anlamında artmazdı.
Onca kaynak, onca mal-mülk, onca tarla-arsa, Rumun bıraktığı ne varsa popülizm, iktidarcılık, adamcılık ve sindirme için kullanıldı yıllarca.
Sömürüldü Kıbrıs’ın kuzeyi, bizzat yöneticiler tarafından.
Ayrıcalıklı zümreler yaratıldı.
Her dönemde sadece isimleri değişti.
Yıllar önce Kıbrıs Cumhuriyeti için yazılan uyarı niteliğindeki bir yazı otuzuncu yılına giren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde aynen yaşanır durumda.
Zenginler yaratıldı adaletsizlikten faydalanılarak.
Zenginler daha zengin, fakirler daha fakir yaşar oldu.
Her türlü kaynak, kimin elinde ise, onda kaldı.
Ne mevcut kaynaklar, ne de dış yardımlar doğru zamanda ve doğru yerde kullanıldı.
Her gelen üzerine biraz daha ekleyerek büyüttü yükü.
Büyüyen yük en kolay noktaya, topluma gönderildi hep.
Toplumda bu yükü her daim sırtladı.
Günümüze gelecek olursam;
Üzerinde durmadan geçemeyeceğim.
İdare edilemeyen, partizanlığa, iktidarın devamına ve popülizme kurban edilen kurumların durumu içler acısıdır.
Bunu kabul etmeyen yoktur.
Bu nokta da soru şudur;
Suçlu kim?
Sıkıntılı olan kurumları kimler bu hale getirdi.
Bu soru neden hiç cevap bulmaz.
Elektrik zammı en nihayet yapıldı.
Hayırlı olsun, bu toplum iki gün sızlanır, günün sonunda bunuda sineye çeker.
Elektrik kurumununun yapısı sürdürülemezmiş!
Halkın durumu sürdürülebilir midir?
Bu devlet yapısı sağlıklı mıdır ki kimse dokunmak, değiştirmek istemiyor.
Çözüm yerine, günlük, kolaycılık politikaları herkese karşı güveni zedeler ve tepkileri artırır.
Bunların sonucunu görmekte uzun bir zaman almaz.


Bu haber 546 defa okunmuştur

:

:

:

: