30 yıl geride kaldı

Bazen bir türkü tuttururuz içinde acı, hüzün, sevinç, keder, heyecan, coşku, umutlarla yüklü gelecek, hayallere dalarız.
Bazen bir türkü tuttururuz içinde acı, hüzün, sevinç, keder, heyecan, coşku, umutlarla yüklü gelecek, hayallere dalarız. O sıcacık güneşi tutmak! Sıkı, sıkı sarılmak isteriz hiç bırakmadan aydınlık günlere doğru hiç durmadan adım adım ilerlemek ta en zirveye çıkmak isteriz. Orada mutluluk huzur, emeğimizin karşılığını doya doya harcadığımız...Zam yok, sıkıntı yok, tertemiz bir çevre, yollar engelsiz, çukursuz, gece lambaları ışıl ışıl Belçika'da olduğu gibi ışık armonisi aydınlatılan sokaklar her karış toprakta ağaçlar mis kokulu çiçekler. Her yerde gülümseyen insanlar, birbirlerine selam vermeler. Büyük bir dayanışma ile sevgiyi paylaşanlar hastahanelerde, dairelerde çalışan memurlar yüzlerinde tebessüm çiçeklerle karşılıyorlar vatandaşı. Masaları pırıl pırıl, odalar, koridorlar tertemiz. Bugün git, yarın gel yok. Hayat ne güzel olurdu. Hayaller gerçek olsaydı...

K.K.T.C. Otuz yıl önce kuruldu.Büyük bir coşku büyük bir heyecanla adımlar atıldı. Umuda doğru, güzellik fidanları ekildi halk için, toprak ve vatan için. Acılar, sıkıntılar bitecekti. Otuz yılda gördüklerimiz, yaşadıklarımız her geçen günü arar olduk. Hırsızlıklar , trafik canavarı, devlet dairelerindeki yolsuzluklar, parti içindeki kavgalar aşırı hırsların sonunda yaşanan kaoslar, yanan ağaçlar, ormanlar, para uğruna tepelerin delik deşik edilmesi, çevremiz, sahillerimiz her geçen gün kirletilmesi, fuhuşun, eroinin çığ gibi büyümesi. Halkın alım gücünün azalması, hastalıkların çoğalması, artması özellikle de kanser. O yüce makam olan mecliste seyrettiğimiz kavgalar. Otuz yıl... Nelere şahit olmadık ki, dün elektriğe yapılan zamdan sonra bütün alımlar haliyle zamlanmaya başladı. Halk ne yapacak ya da ne yapsın. Bu yükün altından nasıl kalkacak. Dede Efendi'nin bir bestesi var Tenenenni nenni ten. İşte öyle bir şey insanların üretimde verimli olabilmeleri için başları rahat, huzurlu olmaları gerekir. Yollarda caddelerde yürüyen insanlar nedenli huzurlu ve mutludurlar. Bir insanın mutluluğu yüzünden okunuyor. Günümüzde gülen yüzler yerine asık suratlar görüyoruz. Bunu araştırıp da gün ışığına taşımak gerekir. Bağıran, çağıran, sinirlenen bir toplum olduk çıktık. Bazı ülkelerde vekiller hizmet etmek için seçilirler bizde egolarını tatmin etmek için seçilirler. Bu nasıl bir çelişki, yoksa dede efendi asırlar önce bu eseri bizim vekillerimiz için mi yarattı? Bu süreçte bir çok değerlerimizi yaprak dökümü misali tek tek kaybettik. Kimi stresten, kimi üzüntüden … Kimileri uzak diyarlara, çok uzaklara bir lokma ekmek için. Farklı kültürlere doğru uçup gittiler. Gözle görülen güzelliklerde oldu. Bunları çoğaltıp büyütmeliydi sorumlular, kendi harcamalarını, davranışlarını her gün gözden geçirmeliydiler. Halkın refahını, mutluluğunu düşünmeliydiler, düşünmek zorundadırlar. İnsanların, sevinçleri, umutları tükenirse üretim durur, kalite ortadan kalkar. K.K.T.C. Kuruluşunun otuzuncu yılını geride bırakırken egoları bir tarafa bırakıp halk için, ülke için adımlar atılsın...
Bu haber 5543 defa okunmuştur
  • can  lefkoşa - 17.11.2013 Tebrikler kıbrıs nice otuzlara güzelliklere hersey gönlünüzce olsun
  • Mert  Gazimağusa - 17.11.2013 Yüreğinize sağlık çok doğru konulara değindiniz. Sevgiyle kalın...

:

:

:

: