“İşsiz kalacağınıza bir köşede oyalanın”

Gerçek şu ki, özelleştirme dendi mi herkesin aklına çeşitli sorular geliyor.
 Gerçek şu ki, özelleştirme dendi mi herkesin aklına çeşitli sorular geliyor.
Özelleştirme işsizlik mi?
Özelleştirme bilinmezlik mi, daha pahalı hizmet alımı mı, yoksa tam tersi mi?
Kapalı bir kutu sanki.
Tabi ki çok taraflı düşünülmesi gereken bir konu bu.
Özelleştirildi denen kurumlar var.
Mesela ETİ.
Bunun yanında ayni olmasada bir KTHY örneği var, kötü yönetim sonucu artık yok.
Eksikliği hala ciddi bir kayıp.
Bu örneklerden geriye şimdi sadece çalışanlar kaldı.
Onlarda özelleştirme yasası ile çeşitli devlet dairelerine aktarıldılar.
Peki, tamam mı?
Yani sorun kalmadı mı?
Bu kurumların, ülkenin her alanına yarattığı katkı bitti.
Bunu artık istemesekte kabullendik.
Devletin bile rant sağlama ve zarar kapatma anlamında topluma uyguladığı baskı tekelleşme durumunda kim bilir neler yaratır.
Elbette ekonomik bir açılımdır söz konusu olan ama normal şartlarda.
En başta amacın belirlenmesi gerek.
Kamunun ve toplumun elde edeceği kazanım, rekabetle oluşacak kalite, yine rekabetin getireceği maliyet düşmesi ve bunun topluma ucuz hizmet sağlaması, tüm ekonomik değerlerin daha verimli, akılcı, pozitif kullanılması.
Bu ülkede her adımın, birilerini kollama, siyasi kazanç uğruna atıldığını düşünürsek bizim ülkemize özelleştirme denen uygulama bir beden büyük.
Bu konuya neden yeniden dönme ihtiyacı hissettim?
Söylediğim gibi bunun farklı noktaları ve tarafları var.

Örneğin bu kurumlarda çalışan insanlar vardı.
Özelleştirme yasası ile başka dairelere aktarıldılar.
Bu kurumlarda çalışan insanlar aktarıldıkları yeni dairelerde farklı statülerde çalışıyorlar.
Aldıkları maaşları daha önceki düzeyden çok çok aşağıya çekilmiş olmasına rağmen.
Yani çok taraflı bir mağduriyet yaşanıyor.
Kendi ellerinde olmayan sebeplerden dolayı işlerini kaybettiler, atandıkları yeni işlerinde maaş farkı oluştu ve statüleri ayni işi yaptıkları diğer çalışanlara göre farklı.
“Kamu görevlileri yasasının 84’üncü maddesi kadroları kaldırılan kamu görevlilerine ilişkin kuralları gösteriyor.
Bu maddeye göre, kamu görevlilerinin kadroları kaldırılsa bile haklarında herhangi bir kayıp yaşanmıyor.
Kısacası emeklilik ve maaşları aynen devam ediyor.
Kamu görevlileri yasası, kadroları kaldırılan kamu görevlilerinin bağlı bulunduğu kurumlarda veya başka kurumlarda eski derecelerine göre bir göreve atanmalarını zorunlu kılıyor.”
Kamu görevlilieri ile ilgili madde böyle söylüyor.
Bir sendikacı ve özelleştirme yasası ile aktarılan bazı çalışanlar hatırlatıyor bunu.
Bu insanların yükselmelerinin önü kapalı.
Aslında yapılan sadece “işsiz kalacağınıza bir köşede oyalanın” demenin yeridir bu uygulama.
Aynisi devlette çalışan engelliler için de geçerli.
Yasaları bu yönde.
Elbette yanlış, adaletsiz, haksız ve eşitliğe aykırı.
Bu noktada mesele şu;
Kim bunları önemseyip düzeltecek?
Bu haber 644 defa okunmuştur

:

:

:

: