Ekonomik kriz ve zamlar

Evet aylardır bizim duymaktan, sizin okumaktan yorulduğunuz “Ekonomik Kriz”, Akdeniz’e de ulaştı..
Evet aylardır bizim duymaktan, sizin okumaktan yorulduğunuz “Ekonomik Kriz”, Akdeniz’e de ulaştı..
Bize birşey olmaz diyen ülkeler, küresel krizden kurtulamıyor.. Nasıl kurtulsunlar ? Tsunami dalgaları şimdi geliyor ..
Gordon Brown Hükümeti, 500 milyar sterlinlik yardım paketinin ilk bölümü 37 milyar sterlinini 3 bankaya verdi bile.. Bu bankalar resmen devletleştirildi..
Londra FTSE endex haftaya çalkantılı, inişe geçmiş başlasa bile hafta içinde biraz toparlandı.. Bankalar rahatlar gibi oldu, Merkez Bankasinin yüzde 0.5’lik faiz indirimi nefes aldırttı.. Ancak yıllar sonra enflasyon oranı ilk kez yüzde 5.2 olarak açıklandı..
Bu rakam, İngiltere’de 16 yılın en yüksek oranıydı.. Enflasyonun gayri resmi rakamının yüzde 18 hatta yüzde 20’leri bulduğunu ileri sürenler de var..
İşsizlik ise 2 milyonu aşarak, rekora koşuyor..
Bankalara yardım paketi çıktı, çıkmasına ancak..
Önce enflasyonun ilk kez bu kadar yüksek rakama ulaştığının, hemen ardından “beyaz yakalılar” denen kamu sektöründe görevli 30 bini aşkın memurun, önümüzdeki üçyıl içinde işten çıkartılacağı haberleri, ardı ardına birbirini izledi..
Bir yandan piyasaya sıcak para akışı sağlanıyor.. Bir yandan işten çıkartılanlara, onbinlerce çıkartılacakların ekleneceği haberi veriliyor..
Enflasyonda hedef alınan yüzde 2’lik oran, kat kat aşılıyor..
Bir yandan, işssizlik, yükselen fiyatlar ; piyasaları, evleri, aileleri allak bullak ediyor..
Önümüzdeki yıl, 3 milyon emlak sahibinin, evinin haciz edilme tehlikesiyle karşı karşıya geleceği tahmin ediliyor..
Bir tarafta bunlar.. Diğer tarafta, 37 milyar sterlinin , bankaları kurtarmak için verildiği gün ortaya çıkan başba bir rakam, herkesi hayrete düşürmeye yetiyor da artıyor..
Büyük firmaların direktörleri, yönetim kurulu başkanları, CEO’larına geçen sene ödenen miktar, sterlinle 17 milyar..
Yani, dev bankaları kurtarmak için Hükümetin, vergi yükümlülerinin parasından verdiği 37 milyar’ın neredeyse yarısı..
Bu miktar paraları alanlara neden “ Fat Cat” (şişman kedi) denmesinin sırrı da bu..
Gordon Brown Hükümeti, parayı harcayacak yer bulamayan bu “Şişman Kedilere” karşı, adeta savaş açtı.. Ancak, iş işten geçtikten sonra..
Bankaların, kredi veren kurumların neden iflasın eşiğine geldiği, devletleştirildiğinin sırrı anlaşılıyor gibi..
Maliye Bakanı Alistair Darling, ne kadar da “ para verdikleri, devletleştirdikleri bankaların iç işlerine, yönetimlerine karışmayacaklarını” söylerse söylesin, artık eski bonuslu, ikramiyeli günlerin gelmemek üzere bittiği açıkca telaffuz ediliyor..
İngiltere’de birçok şey, eskisi gibi olmayacak şekilde değişmeye başladı bile..
Öğretmenler, hemşireler, polis, emniyet görevlileri, demir yolu işçileri gibi kamu görevlerinde çalışanların maaşları zaten sınırlıdır..
Devlet memurluğunun maaşı, birçok ülkede olduğu gibi azdır..
Aldıkları zamlar, hiçbir zaman çift haneli olmamıştır..
Bir örnek vermek gerekirse, daha iki gün önce İngiliz Emniyetinde görevli polislere önümüzdeki 3 yıl için verilecek zam oranları açıklandı. Sendika ve işveren, yani İçişleri Bakanlığı 3 yıl için ortalama yüzde 2.6’lık zam için el sıkıştı..
Alan razı, veren razı.. Polis teşkilatı adına anlaşmayla ilgili açıklama yapan Paul McKeever,
“ realist” olduklarını belirterek, tüm dünyada kredi krizinin yaşandığı bir dönemde bu rakama razı olmaktan başka çareleri olmadığını, Hükümet veya İçişleri Bakanlığıyla “savaşmak” yerine, suçlularla “savaşmayı” tercih ettiklerini açıkladı..
Enflasyonun yüzde 5.2 olduğunun açıklanmasının ertesi günü , yüzde 2.6’lık artışa “evet” dedi İngiliz polisleri..Örnek bir davranış. Zaten, devler memurları, sağlık görevlileri, İngiltere’de bundan fazla artışa alışık da değildir..
Tabi ki çalışan hakkını isteyecek. Tabi ki sendikalar onların sesi olacak. İşveren bu taleplere, isteklere makul teklifle karşılık verecek..
Ancak bazan böylesine olağanüstü dönemlerin yaşandığı zamanlarda, iktidarın, muhalefetin omuz omuza aynı safta bulunduğu günlerde , İngiliz polislerinin örnek tutumu gibi davranışları beklemek de “lüks” olmasa gerek..
Evet dünya, Avrupa, Amerika, Asya’nın bir bölümü oldukça zor ekonomik şartlardan geçiyor. Asıl dev dalgaların 2009’da geleceğini tahmin ediyor, ekonomistler..
Şahısların olduğu gibi, devletlerin, siyasi erk’in de hala almadıysa, artık önlemini almasının zamanı geldi de geçiyor.. Dünya devleri Amerika, İngiltere’de bol sıfırlı rakamlarla dolu “kurtarma paketleri” açıklanmasına rağmen, hala birşeyler rayına giremiyorsa, siz varın gerisini, onların dışında kalan ülkeleri düşünün..
Bol keseden gelen zamlar dönemi galiba kapandı.. Üzülsek de, yansak da geriye dönüş yok.. Elinizdekiyle yetinmek galiba en akıllıcası..
Bu haber 177 defa okunmuştur

:

:

:

: