AÇIKLIYORUM: “YEMEK ÇATAL VE BIÇAKLA YENİR”

Geçtiğimiz günlerde hükümet tarafından başta kayıt dışı ekonomi ile mücadele olmak üzere bir dizi önlemlerin yolda olduğu açıklamasında bulunuldu

Geçtiğimiz günlerde hükümet tarafından başta kayıt dışı ekonomi ile mücadele olmak üzere bir dizi önlemlerin yolda olduğu açıklamasında bulunuldu. Ancak, yapılan bu açıklamaların nerede ise tamamı yemeğin çatal ve bıçakla yenildiğini ifade eder nitelikte idi. Tabi ki, yemek çatal ve bıçakla yenir bunu ifade etmek pek anlam ifade etmez. Ancak, masada çatal ve bıçak haricinde çok önemli eksiklikleri de görmezlikten gelmek veya bunları halkın gözünden kaçırır gibi tavır sergilemek doğru değildir.

Ülkemizde gerek siyasetin gerekse ekonominin sürdürülebilir yapıya kavuşmasının yolu günübirlik ve konjonktürel pansumanlar olamaz. Eğer öyle olmuş olsa idi acı reçete içeren TC-KKTC protokollerine gerek kalmazdı. Bu maksat için ise Mahfi Eğilmez’in ifade ettiği gibi sürdürülebilirliği sağlamak için yapısal reformların tamamlanması gerekmektedir. Sihirli sözcük olan YAPISAL REFORM ise , BİR SİSTEMİN DAHA VERİMLİ ÇALIŞABİLMESİ VE ŞOKLARA KARŞI DAHA DAYANIKLI HALE GETİRİLEBİLMESİ İÇİN O SİSTEMİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI OLARAK TANIMLANABİLİR.

Hükümetin biraz da kurultay telaşı ile açıkladığı önlemler yapısal olmaktan çok palyatif ve bütçe açığını gidermeye odaklıdır. Bunu ise kayıt dışı ekonomiyi önleme yoluyla yapma hedefindedir. Ancak, bu noktada da eylem planı olmasına rağmen kayıt dışı ile mücadelede yeterli olduğumuz söylenemez. Bu konudaki değerlendirmemi gelecek yazımda yapacağım.

Emniyet teşkilatı başta olmak üzere Devlete yapılan tüm ödemelerin elektronik ortamda yapılması imkanı bugüne kadar çözülmesi gereken bir konuydu. Kaldı ki, ülkemizdeki sorun vatandaşın ödemeyi nasıl yapması gerektiği değil ödeme yapacak gücünün kalmadığıdır.

Dolaylı vergi oranının artırılarak vergi adaletinin bozulduğu ülkemizde halen daha çağdaş bir muhasebe yasasını yürürlüğe koymadan, etkin ve siyasetten bağımsız bir murakabe sitemi oluşturmadan ve vergi bilincini bozan ahlaki yozlaşmanın önüne geçmeden Vergi Usul Yasası, Kamu Alacaklarının Tahsili Usulü Yasası ve Gelir ve Vergi Dairesi Yasası gibi mevzuatta değişiklik yaparak sorunun çözüleceğini sanmak günümüzün hukuk miyopluğu modasına paralel gitmektedir. Yani, kurumların gerçek kazancını ortaya çıkarmasını sağlayacak sosyal, hukuki, idari ve kurumsal düzenlemeleri yapmadan yasalarda yapılacak düzenlemeler etkisiz ve işadamlarına göz kırpmadan ibaret kalacaktır.

Resen Vergi’nin alanı daraltılarak “bilgi ve belge inceleme” üzerinden kesileceği ifade edilmektedir. Resen Vergi ile ilgili seçim arifesinde Kıbrıs Gazetesine yönelik yapılan darbeyi halen daha unutmuş değiliz. Dolayısıyla, böyle bir ifade Resen Verginin siyasi baskı aracı olmasını önlemek için yetersizdir. “Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde ...” denilmek suretiyle re’sen takdir konusunun geniş bir esasa bağlanması öngörülmektedir

(http://www.vergikitaplari.com/pdf_09lar/3.pdf). Resen vergi konusunda ise yetki bizde olduğu gibi değil siyasetin kirli ellerinden kurtarılmış bağımsız ve özerk bir takdir komisyonuna brakılmalıdır.

Yukarıda da belirttiğim gibi ülkemizin yapısal sorunları varken palyatif önlemlerle sürdürülebilr bir ekonomi yaratmamız pek de mümkün değildir. Bunun için aşağıdaki temel problemlerin çözümüne yoğunlaşılması gerekmektedir:

• Ekonomi arz yönü itibari ile düşünüldüğünde; reel sektör rekabet edemez durumdadır. Başta elektrik olmak üzere girdiler ucuzlatılmalıdır. Bunun için işletmelerin alternatif elektrik üretmeye dönük, teknoloji odaklı yenileme, sertifikasyon alma gibi projeleri desteklenmeli ve izolasyonlardan dolayı ortaya çıkan pazarlama, navlun gibi haksız rekabet yaratan pazar kusurlarının giderilmesine devlet çare üretmelidir. Bunun yanında, KKTC reel sektörüne yönelik profesyonelleşme, kurumsallaşma, müşteri gözünde güven ve güvenilirlik yaratma gibi olumsuzlukları gidermeye yönelik devlet tarafından gerekli motivasyon yaratılmalıdır.

• Ekonomide arz yönlü sorunlar olduğu gibi üretileni alabilecek gerekli talebin yaratılması gerekmktedir. Halkbuki, yıllardır nisbeten sabit kalan orta direk vatandaşın geliri başta elektrik, akaryakıt ve dövizin yükselişi olmak üzere günden güne erimektedir. Bu açıdan, zaten düşük kapasite ile çalışan reel sektör üretimini artırsa dahi halkın düşen refahı ile bu üretim artışını absorbe etmek mümkün olabilece mi? Bu açıdan halkın alım gücünü ve dolayısıyla taleb artırıcı önlemlere de gereksinim bulunmaktadır. Bunun için, durgunluk durumunda vergi oranlarının düşmesini öngören otomatik stabilize edici maliye politikaları düşünülmelidir. Bu çerçevede, Mart 2009 Tarihli TEPAV Küresel Kriz Çalışma Grubunun hazırladığı “Türkiye Ekonomisi İçin Kriz Önlemleri” başlıklı çalışmasında ifade edilen taleb artırıci önlemler dikkate alınmalıdır. Bu çalışmada, hanehalkı tüketim imkânlarının canlandırılmasına ilişkin tedbirler temelde sosyal transferler vasıtasıyla ele alınmaktadır. Bu kapsamda, krizden yüksek oranda etkilenen ve aldıkları katkının nerede ise tamamını harcayan düşük gelir gruplarına, emeklilere ve muhtaçlara yönelik transferler ile işsizlik sigortası ödeneklerinin genişletilmiş kullanımı ön plana çıkarılmaktadır.

•Küresel krizin olumsuz etkilerini hafifletmek ve ekonomiyi canlandırmak icin Türkiye’de 6 adet ekonomik paket yürürlüğe konurken 7. Önlem Paketi “istihdam paketi” olmuştur. Son dönemde işsiz sayısındaki hızlı artış üzerine hazırlanan sözkonusu paket, işsizlere, uzun vadede meslek kazandırmayı, kısa vadede de geçici iş sağlamayı amaçlamaktadır (Sudi Apak, Güneş Yılmaz 14-23 -.- Mufad Journal - Sayı 43 - Temmuz 2009 Sayfa:14-23). Yani KKTC’de de kısa dönemde işsizlik için önlem düşünülmesi gerekirken, uzun dönemde de meslek edindirme kursları ve etkin insan kaynakları planlaması ve yönetimi ile yapısal işsizliğe çözüm aranmalıdır. Bu kapsamda düşünülmesi gereken bir hususta gerek TC gerekse KKTC yetkilileri tarafından yapılan altyapı yatırımlarında ABD’de dahi uygulanan “Yerel al veya yerel çalıştır” ilkesi hayata geçirilerek ekonomi için çarpan etkisinin maksimize edilmesi hedeflenmelidir.
ŞU ANDA KKTC EKONOMİSİNE İLİŞKİN HALKA YAPILAN ÖZELLİKLE ELEKTRİK ZAMMINA İLİŞKİN MUAMELE MAALESEF AŞAĞIDAKİ KARİKATÜRDE ANNENİN ÇOÇUGUNA MUAMELESİ GİBİDİR.

Bu haber 518 defa okunmuştur
  • AYIN SONUNDA AVUCUMUZU YALARIZ. LONDRA  LONDRA - 09.12.2013 ELEKTRIK GAZ SU 250--300 TL GUNDE 5 EKMEK ALAN BIR VATANDAS AYDA 150 TL COCUKLARIN OKUL MASRAFI AYAKKABILARI DEFTERI SILGISI KITABI DERKEN AL SANA 500 TL. 680 TL YARDIM ALAN BIR AILE HANGI YEMEGI YAPIP CATAL BICAKLA YIYECEKLER? BAKIN MEMURA 400 TL ZAM YAPILDI. PEKI YA YOKSUL AILELER YA YARDIMA MUHTACLAR? NASIL PARA ARTIRIP YEMEK YAPIP CATAL BICAKLA YIYECEKLER? DUNYANIN HICBIR ULKESINDE 13uncu MAAS DIYE BIRSEY YOKTUR SADECE VE SADECE BIZIM TURIZM CENNETI K.K.T.C.nde VAR NEDEN? CATAL BICALA YEMEK YIYENLER BUYUK EFENDILER M.VEKILLERI,BAKANLAR 4500--5000 TL MAAS ALAN MEMURLAR YIYEBILIR. HELE KARI KOCA MEMUR OLUNCA ONLARA DIYECEK YOK KAPI ONUNDE 2 B.M.W. YADA SON MODEL MERCEDES ONLAR YIYEBILIR CATAL BICAKLA. FAKIR HALKMI? KURU EKMEGE TALIM. YAZIKLAR OLSUN. SOMALI YADA AFRIKADA BU YOKSULLUK YOK BEYLER. KOLTUKLARINIZDAN KALKIN HALKIN ICINE GIRIN HALKIN YASANTISINI GORUN. AMA SIZLERDE HAKLISINIZ O KOLTUKLARDAN KALKARSANIZ YUMURTALARINIZ CILK CIKACAK AMA HALK INDIRMESINI BILIR.

:

:

:

: