Yorgancıoğlu ile devam kararı alınırken

Kurultay denince farklı şeyler düşünüyoruz.

Kurultay denince farklı şeyler düşünüyoruz.

Bunlar tabi ki çok da iyi şeyler değil.

Bu elde olmadan, kendiliğinden oluşan bir durum.

Elbette bu, geçmiş iktidarın, parti içi iktidar meselesini tüm ülkeye mal etme durumundan doğan bir meseledir.

Aylardır bekleniyor, parti dışına taşan kavgalar, basına malzeme vermeler ve her yol mubahtır anlayışının egemen olduğu güç kavgası.

Cumhuriyetçi Türk Partisinin 24. Kurultayı bu beklentiler altında gerçekleşti.

Beklentiler kurultay anına kadar karşılanmadı.

Kurultay sürecinde parti dışına taşan pek olay olmadı.

Çok dikkatli davrandı herkes.

Bu kurultayı topluma mal etmediler.

Öncelikle bu olgunluktan dolayı tüm CTP’li dostları kutluyorum.

Kurultaylarının sonucu önce CTP sonra ülke insanı ve demokrasisine hayırlı olsun.

Kazanan Özkan Yorgancıoğlunu da, kurultayda bir diğer aday Genel Sekreter Sayın

Asım Akansoyu da ayrıca kutluyorum.

Bu bir parti içi meseledir ve bunu yakıştığı şekilde yaptılar.

Artık bunun ötesi yok.

Bundan önceki söylenenlerde, dün dile getirilenlerde elbette parti içinde tartışılmalı ama bugünden sonra ileriye bakılmalı.

Aslında her şey bugünden sonra başlıyor.

En başta CTP içinde partinin geleneğinden kopma eleştirisi ön planda.

CTP’nin kuruluş misyonundan uzaklaştığı, statüko partilerinin siyasetinde ilerlediği,

UBP’lileştiği ve iktidar için mücadele etmeyi değil, düzene uymayı tercih ettiği eleştirisi parti içinde azımsanmayacak derecede ön planda.

Özellikle eski vekiller ve parti içinde görev alanlar bu eleştiriyi dün daha açık seslendirdiler.


CTP’nin ve Başbakan Yorgancıoğlu’nun, DP ile kurduğu ortaklıkta aslında UBP ile ortak olduğu, diğer yandan Sayın Eroğlu ve Türkiye hükümetine teslim olduğu ima dahi edilmeden seslendirildi.

Hatta Özkan Yorgancıoğlu kurultayı kazanmak için İrsen Küçük gibi hareket etmekle suçlandı.

Ve bu kurultayın bu anlamda önemli olduğu vurgulandı.

Yapılan hükümet icraatları ve gidişata bakıldığında bu eleştiriler pek de dikkate alınmayacak noktalar değil.

Bu noktada bu yaklaşım sergilenirken daha baskın çıkan bir başka nokta oldu ki tercihleri etkileyen de buydu.

Bu nokta yapılan “iktidar” da olan partinin kurultayı olmasıdır.

CTP delegesinin genel eğilimi iktidarın değişimle bir zarara uğramaması, bu merkezden sapılabileceği endişesiydi.

Yani iktidardayız, şuan için parti içini bulandırıp, yeni bir maceraya girip iktidarı da zora sokmaya gerek yok.

Karar verilmiştir ve söylediğim gibi önemli olan bundan sonrasıdır.

Sayın Yorgancıoğlu bu seslere kulağını tıkamamalı.

Parti içinde iktidar olup da, ülkenin Başbakanı olamadıktan sonra bir değeri yok.

Evet, CTP daha ılımlı, daha uzlaşıcı, eskiye oranla farklı bir şekilde mücadele ediyor.

Ama diğer siyasi kültürlerden bir farkı varsa bunu ortaya koymalı.

Yapamayacağını söylemeli, söylediklerini de yapmalıdır.

2009 yılında iktidar UBP’ye devredilirken, UBP’nin söylediklerinin tam tersini yaptığı hala akıllardadır.

2013 Temmuzuna gelen süreçte de CTP’nin söyledikleri halen akıllardadır.

Olay sadece iktidara gelene kadar değildir.

Bu halk CTP ve DP’yi yeni halleriyle benimsedi ve iktidara taşıdı.

CTP üzerine düşeni şuana kadar yerine getirmedi.

Yani seçim kazanma ve iktidar olma stratejisini UBP’nin 2009 da yaptığı gibi yaptı.

Önce söyledi, vaat etti şimdi ise unuttu.

Gerçek olan budur.

Bu gerçeği, olması gerekenle değiştirmek en başta Sayın Yorgancıoğlu’nun görevidir.
Toplumun beklentisi bu yöndedir.

Bunları gerçekleştirmek içinde artık bir engel yoktur.

Diğer siyasetlerden bir fark varsa bu açık ve seçik ortaya konmalıdır.

Bu haber 532 defa okunmuştur

:

:

:

: