AB Komisyonu 2013 Türkiye İlerleme Raporu'nun KKTC Sayıştay ve Ombudsmanı için düşündürdükleri

Avrupa Birliği Komisyonu'nun geçtiğimiz ayda açıklanan 2013 Türkiye İlerleme Raporubaşta demokratikleşme paketi ve daha önce devreye sokulan yargı reformu paketleri açısından değerlendirilebilir

 

 

Avrupa Birliği Komisyonu'nun geçtiğimiz ayda açıklanan 2013 Türkiye İlerleme Raporubaşta demokratikleşme paketi ve daha önce devreye sokulan yargı reformu paketleri açısından değerlendirilebilir. KKTC penceresinden bakıldığında ise ilgili raporun en fazla Kıbrıs sorununa yaklaşımı açısından irdelenmesi beklenir. Ancak, akademik gözle bakıldığında ilerleme raporunun ülkemizdeki Sayıştay ve Ombudsman müesseselerinin yeniden yapılandırılmasına ışık tutabileceği tesbiti yapılabilir.

Öncelikle, yolsuzluklar depremi ile sarsılan Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünkü durumu dikkate alındığında bağımsız, özerk ve hesap verebilir güçlü bir iç ve dış denetimin şart olduğu daha iyi anlaşılabilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nde hükümetten bağımsız olarak böylesi cesur başarılı yolsuzluk operasyonları yapılırken bizde ise 'Devlet malı deniz, yemeyen domuz' veya “Yeyenin yanına kalır” gibi söylemler ahlaki yozlaşmanın zirve yaptığını göstermektedir. Bu yozlaşma hüküm sürerken Maliye Bakanlığı üstüne üstlük gülünç bir şekilde vergi bilinci oluşturacağını iddia etmektedir.
Muhtelif defalar gündeme getirmiş olduğumuz gibi KKTC Sayıştayı ve Ombudsmanı asli misyonlarını yerine getiremeyecek ölçüde etkisizleştirilmiş ve itibarsızlaştırılmıştır.

Kamu kaynaklarının rasyonel dağılımını ve kullanımını sağlamada denetim/heseap verebilirlik yaratma kurumu olan Sayıştay Başkanlığı idari ve mali özerlikliğe kavuşturulmadığı, denetçi kadrolarının yetersiz kalmış olduğu, kurumun tespit ettiği yolsuzluk ve usulsüzlüklerin devlet mekanizması içerisinde etkin bir şekilde yargılanmasının görünmez bir elle engellenmesi ve kamu sektörünün etkinliği ve verimliliği için olmazsa olmaz olan performans denetiminin halen daha işlerlik kazanmaması Sayıştay müessesesini etkisiz kılmaktadır. Üstüne üstlük, Başbakanlık Denetleme Kurulu gibi bir ucube ile Sayıştay bir nevi ikame edilmeye çalışıldı. Neyse ki, mevcut hükümet kurul üyelerini görevden aldı. Ancak, yapılması gereken kurulun tekrar oluşumunu imkansız kılacak şekilde hukuki ve idari olarak lağvedilmesidir.

Devletin vatandaşa kaliteli hizmet vermesini garanti altına almak için özellikle rahmetli kurucu cumhurbaşkanımızın ısrarları ile kurulan Ombudsman kurulduğu günden beri hayali varlığını korumuştur. Benim de yaptığım bir çalışmada ifade edildiği gibi, KKTC’de vatandaşların büyük çoğunluğunun Ombudsman ve işlevinden dahi haberi bulunmamaktadır. Yapılan başvurular sonucunda vatandaşın haklı çıktığı ancak gereğinin yapılmadığı gerçeği Ombudsmanı beyhude bir kurum haline getirmiştir.

Şöyle ki, bir yılı aşkındır yeni Ombudsmanın atanmaması bu kanıyı haklı çıkarmaktadır.

Mevcut Yorgancıoğlu hükümeti olumlu karşılanacak şekilde Sayıştay ve Ombudsmanın yapılandırılması için aşağıdaki hedefleri belirlemiştir:

• Ombudsman ve Sayıştay ile ilgili düzenlemelerin bu kurumların güçlendirilmesi, daha da işlevselleştirilmesi ve daha da bağımsız hale getirilmesi için değiştirilmesi.

• Sayıştay Yasası, Sayıştay’ın özerkliğini ve denetim yetkilerini güçlendirecek biçimde değiştirilecektir.

• Tarafsız ve bağımsız bir kişinin en kısa sürede Ombudsman olarak atanması ve Ombudsman Yasası’nın değiştirilerek kurumun işlevselleştirilmesi sağlanacaktır.

2013-2015 SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİYE GEÇİŞ PROGRAMI MATRİSİ’ne göre ise ‘Kamu mali yönetim sisteminin güçlendirilmesi’ hedefi çerçevesinde “Sayıştay denetiminin güçlendirilmesi amacıyla gerekli yasal düzenlemeler yapılarak, Sayıştay denetimi uluslararası standartlara uygun hale getirilecektir” işlemi Aralık 2013 tarihi itibariyle takvimlendirilmiştir.

AB kamunun etkin yönetimi, demokrasinin güçlenmesi ve insan haklarının yaygınlaşması gibi sebeplerle Sayıştay ve Ombudsman kurumlarına büyük önem atfetmekte ve ilerleme raporlarında ülke performanslarını bu kurumlara göre de değerlendirmektedir. AB Komisyonu 2013 Türkiye İlerleme Raporunda engin devlet geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Sayıştay ve Ombudsman kurumlarının geliştirilmesi için aşağıdaki saptamalarda bulunulmuştur (TUSİAD AB Komisyonu İlerleme Raporu 2013 Türkiye Bilgi Notu Dilek İştar Ateş, Dilek Aydın 16 Ekim 2013):

• Bağımsız kurumların faaliyetinin konuyla ilgili bakanlıkların denetimi altında olması AB müktesebatına aykırıdır.

• 2013 bütçe görüşmelerinde önceki dönem kamu harcamaları yönetimi ile ilgili yeterli bilgi verilmemiş ve bu da Sayıştay’ın yasal görevinin zayıflamasına neden olmuştur

• Nisan 2013’te kabul edilen yasa, Sayıştay’ın hükümetle ilgili her türlü denetimi yapabilmesine olanak sağlasa da kamu reformunun önemli bir bileşeni olan performans denetimi yapılmamaktadır

• İç denetim sistemi etkili değildir, iç denetim ve teftiş fonksiyonları arasında karmaşa bulunmaktadır.

• Ombudsman’ın kendi inisiyatifiyle inceleme yapabilmesi ve yerinde denetimler yapabilmesi, yanı sıra TBMM’nin Ombudsman’ın önerilerini takip etmesiyle ilgili değişiklik taslakları üzerinde tartışmalar devam etmektedir.

• Temmuz ayı itibariyle Ombudsman makamı 3400’ten fazla şikayet almıştır. Gezi Parkı olayları ile ilgili 23 şikayet almıştır.

• Ombudsman, Avrupa Ombudsmanlar Ağı’na dahil olmuştur. Bu ağ kapsamında paylaşılan örnek olay ve vakalardan yararlanarak, bu tecrübeleri Türkiye’deki çalışmalarına aktarması yararlı olacaktır.

• Bu makamın hızlı bir şekilde işlerlik kazanması, vatandaşların haklarının korunması yolunda önemli bir adımdır.

• Ombudsman makamına halkın güven duyması için çaba sarf edilmelidir.

KKTC olarak bizlerin de AB ve T.C tecrübelerinden yararlanarak mali ve idari denetim kurumlarımızı etkinleştirmek için yeniden yapılandırmaya gitmemiz pek de zor değildir. TABİ Kİ NİYETİMİZ VARSA VE TRİBÜNLERE OYNAMIYORSAK!.....

Bu haber 680 defa okunmuştur

:

:

:

: