Öldürücü topuklar

Şöyle bir an düşünün.. 10-15 santimlik , sipsivri veya kalın topuklu bir çift ayakkabıyı ne zaman giydiniz ? Yazın bir akşam yemeğinde mi ? İşe giderken mi ? Yoksa bir düğün, nişan sosyal toplantıda mı ?
Şöyle bir an düşünün..
10-15 santimlik , sipsivri veya kalın topuklu bir çift ayakkabıyı ne zaman giydiniz ?
Yazın bir akşam yemeğinde mi ? İşe giderken mi ? Yoksa bir düğün, nişan sosyal toplantıda mı ?

Boyunuz en az 10 santim uzamış.. Kendinizden emin, size tepeden bakanlara , en azından göz göze gelebilecek kadar boylanmış, elbisenizi güzel taşıdığınıza inanmış bir halde, en son ne zaman arz-ı endam ettiniz ..
Londra’daki yeni sezon ayakkabılar, tam boy fukaraları için tasarlanmış, merdivene gerek kalmayacak yükseklikte..
Hangi vitrine baksam, 2-3 parmak kalınlığı yükseklikte burnu olan, bir tekme atsanız, allah muhafaza kemiğinizi kıracak cinsten ayakkabılar bu sene pek moda..
Ayakkabının topuğuna gelmeden, önce önden başladım anlatmaya.. Ne sivri, ne yuvarlak, geometrik ne isim verildiğini bilmediğim şekilde burunlar..
Değişik burunlar , ancak söz birliği etmişçesine altları yüksek..
Yüksek, ancak platform değil..
Topuklar ise , öldüresiye yüksek.. 13, 15, hatta 20 santimi aşan boyda..
Bunlara boşuna “killer heels” yani öldürücü topuklar denmemiş..
Düşünün bu topuklarla , hele dar etek giyiyorsanız, bir yere yürümeyi.. Yetişmeyi .. Koşmayı demiyorum, çünkü düşüncesi bile insanın içine korku saçıyor..
Madonna’dan, Posh Spice Victoria Beckham’a, Gwyneth Paltrow’dan aklınıza gelebilecek her ünlünün, adeta ortak moda imzası, şimdi bu öldürücü topuklar.
Hadi mankenlerin podyumda bunları gösteriş için, taşıdıkları kıyafeti tamamlasın diye giymesine bir şey demiyorum..
Bir elbiseyi en güzel tamamlayan aksesuarın, ayakkabı olduğunu unutmuş değilim..
Gardrobumda, dolabımda koyacak yer kalmamasına rağmen, “Hiç de ayakkabım yok” diyecek kadar ayakkabı delisi olduğumu da..
Ancak yaşı ne olursa olsun, kadınların vazgeçemeyeceği ayakkabıların, bu sezon moda olanlarının ne kadar zararlı olduğunu, neden “killer heels” dendiğini biliyor musunuz ?
Evet, kim giyerse giysin, üzerinizdeki kıyafeti güzelleştiriyor.. Boyunuza en az bir karış katıyor..
Güveniniz artıyor..
Ama’sı var..
Ayağınızı burktuğunuzu düşünün.. Belki de burktunuz..
Bunlarla yürürken, hızlandığınızı, belki de koşmak zorunda kalacağınızı hayal edin..
Aslında buna “hayal” değil, “kabus” denebilir..
Boynuzundan başlayıp, belinize, kalçanızdan kuyruk sokumunuza, bileklerinizden topuğunuza, ayak parmaklarınıza kadar ne büyük işkenceye maruz kaldığınızı biliyor musunuz ?
Bu soruya birçoğumuzun yanıt “evet”tir.. Yıllardır yazılıyor, çiziliyor..
Yaralananlar, burkulanlar, ayağını , bacağını kıranlar mı ararsınız.. Sonuç, evet sonuç ortada.
Yüksek topuklar bu sene her zamankinden daha yüksek ve daha moda..
Yani kadınlar sözden anlamıyor..
Biz yine de zararlarını bir kere daha hatırlatalım..
Önce baştan başlayalım.. Yüksek topuğun en fazla zararı, en uzak olduğu nokta “boynumuza”..
Her adım attığımızda, doğal ekseninden dışarı hareket eden belimiz, boyun ağrılarına yol açıyor..
Aşağıya inelim, sırtımıza.. Yüksek topukların üzerinde durmak için sarf ettiğimiz gayret, belimizi ağrıtmazda ne yapar...
Dizlerimiz. Bizi yıllarca, yaz- kış, zayıf-şişman demeden taşıyan dizlerimiz, bu öldürücü topuklarla daha da eğilip, büküldüğünden , kartilajda büyük zarara yol açar..
Ya pazımız.. Bacağımızın arkasındaki pazı bölgemiz, postürümüzdeki değişiklik nedeniyle kısalır.. Ve sonunda ne mi olur.. O nefret edip, dolapların en arkalarına adeta fırlatıp, attığımız dümdüz, topuksuz ayakkabılar “imdada” yetişir..
Gelelim bileklerimize.. Öldürücü topukların incecik gösterdiği, zarafet sembolü bileklerimiz, sonunda ya burkulmaya, ya da kırılmaya mahkumdur bu topuklarla.. Uzun uzun giyerseniz, olacağı sonunda bunlardan biridir ne yazık ki..Bir kere bileğiniz kırıldı mı, zaten o bilekten hayır da gelmez..
Aşağı doğru inmeye devam ediyoruz.. Topuklarımız.. Sıkı, dar ayakkabı giyenler neler çektiğini bilirler.. Bir de üstüne üstlük bir karış yüksekliğindeki topuğu ekleyin.. Vurmalar, su toplamalar, ağrılar çekilmez hal alır..
Ayaklarımızın altı ,yani tabanlar.. Tabana kuvvet lafını hatırlayın.. Koşmak için bize lazım olan tabanlarımız, öldürücü topuklar yüzünden kemikleri etkiler.. Tarak kemiğimizde yanmalar, iltihaplar oluşabilir..
Ve de en sonuncusu, ayak parmaklarımız.. Hani yazın rengarenk ojelerle , terliklerimizden, ayakkabılarımızdan görünen son noktalarımız. Sivri uçlu ayakkabı giyenler, bayanlara dikkat..Ya üst üste binen parmaklara ne dersiniz ? Hepsi ayakkabıların yol açtığı dertler..
Vuran, sıkan, acıtan ayakkabılarınızı çıkarttığınızdaki rahatlığınızı da herhalde hiçbir şeye değişmezsiniz..
Yüksek topuk giyen kadınların yüzde 40’nın, yukarıdakilerden en az birkaçını tattığını biliyor muydunuz ?
Kışlık ayakkabılarınızı alırken, siz birkaç kere daha düşünün.. Uzun süreli giyeceğiniz günlük ayakkabı, çizmelerinizi mümkün olduğu kadar rahatlatıcı modellerden seçin.. Şık olsun, ama rahat olsun..
Killer Heels’in kurbanı olmak istemezsiniz herhalde..
Dost başa, düşman ayağa bakar demişler.. Yüksek topuklu, modaya uygun ayakkabılarınızı da almadan iyice deneyin, yürüyün.. Ve de alıp, giydiğinizde de mutlaka ve mutlaka yanınızda düz, rahat ayakkabı taşıyın.. Benden söylemesi..

Bu haber 215 defa okunmuştur

:

:

:

: