DÖVİZ TUZAĞINA DÜŞENLER NASIL KURTARILABİLİR?

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş’ın “Liberal anlayış dışına da çıkıp önlem alacağız” ifadesi üzerine diğer ekonomistler yanında ben de basına değerlendirme yaptım

 

 

 

 

 

 

 

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş’ın “Liberal anlayış dışına da çıkıp önlem alacağız” ifadesi üzerine diğer ekonomistler yanında ben de basına değerlendirme yaptım. Ancak, bu değerlendirmeler sonrası Sayın Denktaş’a haksızlık ettiğimiz düşüncesine kapıldım.

Zira Denktaş büyük ihtimalle döviz kuru rejimine KKTC olarak müdahale edebileceğimizi kastetmemiştir. Sorumlu bir devlet adamı olarak Serdar Denktaş döviz mağduriyetleri karşısında gerek bireysel gerek işletmeler açısından gerekse ekonominin bütünü için alınabilecek önlemlere vurgu yapmıştır.

KKTC olarak bizler basmakalıp ifade ile Amerika’yı baştan keşfetmiyoruz. Döviz krizi karşısında başta Türkiye olmak üzere dünya tecrübeleri mevcuttur. Bize kalan dünya tecrübelerini ülkemizin gerçekleri ile örtüştürüp optimal olabilecek önlemler alabilmektir. Ancak, öncelikle bilinmelidir ki bir kesim için alınabilecek bir önlem diğer kesimlerin durumunu kötüleştirebilecektir. Dolayısıyla, döviz tuzağına kaçınılmaz şekilde düşen dar gelirli aile ve kişiler, işletmeler ve devlet sistematik bir bütünlük içinde düşünülerek optimal kararların verilmesi hedeflenmelidir. Bu çerçevede, alabileceğimiz başlıca önlemleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

• Bankalar arası döviz piyasasında bankaların birbirlerinden döviz borç alıp vermelerine akışkanlık kazandırılması ve döviz likiditesinin arttırılmasına Merkez Bankasının katkıda bulunması,

• Merkez Bankası nezdindeki Döviz Piyasasında aracılık faaliyetlerindeki etkinliğin arttırılması,

• Bankacılık sistemine ek likidite sağlamak amacıyla yabancı para yükümlülüklerindeki zorunlu karşılık oranının indirilmesi,

• İhracat reeskont kredisi limitlerinin arttırılması ve faizlerin indirilmesi,

• Merkez Bankası likidite desteği kredileri kullanım koşullarının gözden geçirilmesi ve risk limitleri dahilinde kolaylaştırılması,

• Bankacılık sektörünün özkaynak yapısının güçlendirilmesi amacıyla bankaların kâr dağıtımına sınırlama getirilmesi ve bu yönde gerçekleştirilebilecek banka birleşmelerinin teşvik etmesi,

• Devlete olan Vergi Borçları ve diğer tüm amme alacaklarının düşük faiz ve yüksek vade ile taksitlendirilmesi,

• İthalatta peşin stopaj esasının satış ve tahsilata dönüştürülmesi,

• Yurtdışındaki ve yurtiçindeki varlıkları ekonomiye kazandırmak amacıyla kamuoyunda 'varlık barışı' olarak bilinen uygulamaya geçilmesi,

• İnşat sektörüne yönelik Emlak işlemlerinde stopaj ve diğer vergilerde indirime gidilmesi,

• Reel sektörü desteklemek amacıyla KOBİ'lere çeşitli kaynaklardan (KOBİGEM, kamu bankaları) kullandırılan kredi destekleri kesinlikle siyasi müdahaleden arındırılmalıdır. Bu krediler, özellikle krizden etkilenen esnafın daha verimli çalışmasını sağlayacak yenileme yatırımları ve/veya enerji ikamesi gibi alanlarda kullandırılmalıdır. Bunun yanıda, Türkiye’de olduğu gibi KOBİ’lere yönelik olarak kredi garanti sisteminin başlatılması; ve KOBİGEM aracılığıyla İmalatçı KOBİ’ler, esnaf ve sanatkarlara yönelik olarak Sıfır Faizli İstihdam Endeksli Cansuyu Kredisi desteğinin uygulamaya konması,

• Döviz krizini fırsat bilen tekelci veya fiyat anlaşması yapan kartelci piyasalara hem hükümet hem de Rekabet Kurulunun gerekli ve zamanında müdahale etmesi,

• Döviz borcu olan kişilere yönelik Türkiye’deki uygulama esas alınabilir. Şöyle ki, 'Borçlar Kanunu'nun 'Aşırı İfa Güçlüğü' maddesi gereğince döviz borcu olanlar borçlarını TL'ye çevirme imkanına sahip olabiliyor. Böylece, TL’ye dönüşen borçların vadesi de uzatılabilir.

• Bölgesel, sektörel ve proje bazlı teşvik modeli ile “İndirimli Kurumlar Vergisi Oranı” uygulamasına geçilmesi,

• İndirimli Kurumlar Vergisi” oranlarından yararlanma süresi, bölgelere ve yatırım büyüklüğüne göre değişmesi ve Lefke ve Karpaz gibi kalkınmada öncelikle bölgelere yatırım yapanlar (özellikle yüksek öğretim odaklı), daha uzun süreyle bu imkanlardan yararlandırılması,

• Türkiye’de olduğu gibi Mali tabloların güvenilirliğine ve uluslararası mukayese edilebilirliğine önemli katkı sağlayacak olan Denetim Standartları ve Kamu Gözetimi Kurumu Kanunu Tasarısı ve Muhasebe Standartları Kurulu Yasası gibi çalışmaların tamamlanması; gelirler idaresinin OECD ve IMF tarafından önerildiği gibi özerk hale getirilmesi; E-devlet çalışmalarının tamamlanması,


• Kayıt dışı ekonomi için gerekli yukarıdaki ön hazırlıklardan sonra “Kayıt Dışı Eylem” Planının toplumla paylaşılarak farkındalık yaratılması; lüks tüketen ve zarar gösterip halkı kemiren zümrelerin yüksek oranda vergilendirilerek oluşturulacak kaynakların “Sosyal Devlet” bağlamında dar gelirli (Emekliller, sosyal yardım alanlar, işsizler, engelliler ve geliri belli bir limitin altında olan aileler) için kullandırılması; ve işsizlik sigortası ödeneğinin kullanımının kolaylaştırılması,

• Yukarıda belirtilen KOBİ’ler yanında şirketlerin dış borç yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için döviz cinsi kredilere kefalet ve likidite sağlanması,; ve Mevcut kredilerin yeniden yapılandırılması için kefalet sağlanması,

• KKTC’de tüm tapuların teminat olarak kabul edilmesi için Kredi Garanti Fonu Tarafından bankalara fiili taahhütde bulunulması,

• Döviç açık pozisyonu olan işletmelerin riskini yönetmesi için vadeli teslim piyasalarına (forward, futures, option, swap..) erişimin sağlanması,

• Atıl durumdaki altınları ekonomiye kazandırmak için “FAİZLİ ALTIN MEVDUAT HESAPLARI”na teşvik için başta Merkez Bankası tarafından olmak üzere gerekli motivasyonun sağlanması,

• Bütçe harcamalarında peşkeşin önlenmesi için gerçek anlamda şeffaflık ve hesap verebilirliğin getirilmesi, zaruri ve toplumsal açıdan katma değeri yüksek olan harcama ve yatırımlar haricinde tüm harcamaların durdurularak yapılacak tasarrufun sosyal devlet ve teşvik imkanları için kullandırılması,

• Kamu harcamalarının rasyonalitesini temin etmek için çağdaş normlara uygun Sayıştay müessesesinin güçlendirilmesi ve performans denetimine ivedi olarak geçilmesi,


• Halen bir nevi peşkeş tüzüğü niteliği taşıyan İhale Tüzüğünün kaldırılarak AB normlarında İhale Yasası ile ikame edilmesi,

• Devletten bağımsız toplumsal kaynakları harekete geçirmek ve birçok ülkenin başta tarım olmak üzere bankacılık, turizm, elektrik gibi sektörlerin gelişimine katkı koyan “Kooperatifçilik” sektörünün önünün açılması.


YUKARIDAKİ LİSTE DAHA DA GENİŞLETİLEBİLİR. ÖNEMLİ OLAN BİZLER KKTC OLARAK SORUNLARIMIZI ÇÖZMEDE FİLMİN FİGÜRANI MI OLACAĞIZ? YOKSA SERDAR DENKTAŞ’IN BEYANINDAN DA ANLAŞILDIĞI GİBİ SENARYO YAZMAYA DA ADAY BAŞROL ALMAK İÇİN ÇABA MI SARFEDECEĞİZ. TABİ Kİ, FİLMİN SONUNDA VE.... DİYE ADIMIZIN YAZILDIĞI KARAKTER VEYA DUAYEN OYUNCU OLMAK DAHİ BİZİ ONURLANDIRABİLİR.

Bu haber 786 defa okunmuştur

:

:

:

: