Türkiye de ekonomik sıkıntı krize dönüşür mü?

Dövizin yükselmesi zaten başlı başına bir kriz oldu çıktı, her ne kadar bu olumsuz ekonomik gelişmeler dış kaynaklıdır diye yorumlansa da mutlaka iç ekonomik önlemlerin de payı olsa gerek.
Dövizin yükselmesi zaten başlı başına bir kriz oldu çıktı, her ne kadar bu olumsuz ekonomik gelişmeler dış kaynaklıdır diye yorumlansa da mutlaka iç ekonomik önlemlerin de payı olsa gerek. Türkiye ekonomisi dış yatırımlar ile büyüdü bu büyüme çok sağlıklı bir büyüme mi diye hala daha ekonomi uzmanları tartışıyor. Bir yorumu dinledim de beni çok endişelendirdi, inşaata yapılan yatırımlar, dıştan gelen paranın doğru yönlendirilmediği konuşuldu ve inşaata aşırı yatırım yapıldığı dile getirildi.
Aklıma hemen 2004 ANNAN planından sonra Kıbrıs’ta yaşanan kontrolsüz inşaat yatırımları geldi. O yıllar içerisinde korkunç bir ithalat oldu ve gayri safi milli hasıla ithalata bağlı olarak büyüdü ve veriler milli geliri yüksek gösterdi, o zaman ekonomi %17 büyümüştü. O dönemin hükümeti bunu büyük bir başarı olarak niteledi kişi başına gelirin de yanlış hatırlamıyorsam 17.000 dolar olmuştu, gerçekte bu büyüme yakalandı mı? Çok geçmeden belli oldu ki bu bir balon büyüme ve arkasından çökme gerçekleşti.
Türkiye’de başka bir rakam ki bu korkutuyor Türk halkı bankalara 350 milyar TL borçlu olduğu veriler ile açıklanıyor, bu borç büyük bir rakam. Türkiye bunun üstesinden gelir mi? Doğru politikalar ile evet ama bu biraz da güvene bağlı ve istikrara bağlı olarak gelişiyor. Dıştan dayatılan Türkiye’de istikrar olmadığını kabul ettirip yabancı sermayenin çekilmesini sağlamak, bu Türk ekonomisini zora sokar. Batılı ekonomilerin de bir türlü hazmedemediği Türkiye’nin komşuları ile özellikle ticareti geliştirmesidir, bu rahatsızlık bir çok defa Rum medyasında yer aldı.
Türkiye savunma sanayisi olsun birçok alanda çok ciddi teknolojik atılımlar ve yatırımlar gerçekleştirdi, dışa bağımlılığı çok aşağılara çekti ve doğudan gelen sıcak paralar ile bir seviyeyi yakaladı. Kamu borcu büyük 400 milyara kadar yükseldi ama bana göre halktan aldığınız bor ile halk için yatırımlar yapmaktır ve doğru yerde harcamaktır, neticede her şey halk için. Buna göre ülkemizi cazip hale getirip yatırımları çoğaltmak.
Ekonomik kriz olması için dış güçler her zaman için devrede olur Türkiye’nin kendisine yeten bir ülke olmasını engellemek için mutlaka boş durmayanlar var göz ardı edilmemeli, ancak demokrasi de katledilmemeli. Dıştan gelen yatırımcı ki bunu hükümet edenler her fırsatta dile getiriyorlar, biz ülkedeki yatırım iklimini her yönü ile dış yatırımcıya cazip hale getirdik ki, gelip yatırımlar gerçekleştirdiler. Demokrasi başta olmak üzere paket halinde geçen AB yasaları ve daha sıralayacağımız yüzlerce hükümet kararları ve bunlara bağlı olarak yolsuzluklar üzerine giden adil bir yapı. Bunu kaçırmamak gerekir, ama stikrarı bozup Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak bir başka plan.
Türkiye petrol boru hatlarının geçiş merkezi, hem karası hem de denizi ile çok stratejik bir bölge, doğu ile batının kesiştiği merkez, ticaret ağının yoğun olduğu bir ülke ve Ortadoğu lider ülkesi olma yolunda olan bir güç. Batı ekonomileri doğunun zenginliklerinden besleniyor bunu görmemek aptallıktır.
Türkiye içini karıştırıp hükümet krizi yaratmaya çalışanlar var, bu Türkiye yi sıkıntıya sokup dıştaki gelişmeler de fazla aktif olmayı engellemeye çalışacaklar. Kıbrıs doğal gaz ve petrol bölgesi olma yolunda batılı güçlerin amacı ise bu bölgeden Türkiye’yi uzak tutmak olacak, yatırımlarda pay sahibi olmasını engellemek yegane amaçları. Bana göre açıkça doğu Akdeniz’den Türkiye çıkarılmaya çalışılıyor, Ortadoğu’da ayni film.
Türkiye’de ekonomik kriz yaratmak, iklimi sarsmak esas hedefleri iç ve dış etkenlerin. Bu planı bozmak hükümetin başarısı her yönü ile doğru önlemler alınmalı demokratik yapı asla sarsılmamalı, dik durulmalı ve en önemlisi halk ile barışık olmalı, bizi sıkıntılardan çıkaracak yine bizim halkımızdır.
Kolay gelsin TÜRKİYE.
Bu haber 372 defa okunmuştur

:

:

:

: