Düşük Protokolün Düşündürdükleri!.........

Geçtiğimiz günler de bir gazetemizde yer alan habere göre, Ankara'da yapılan görüşmelerde dikkat çeken 'resmi ziyaret olmasına' karşın Yorgancıoğlu için resmi tören programı uygulanmadı. Sadece basına Başbakanlık binasında poz verildi.
Geçtiğimiz günler de bir gazetemizde yer alan habere göre, Ankara'da yapılan görüşmelerde dikkat çeken 'resmi ziyaret olmasına' karşın Yorgancıoğlu için resmi tören programı uygulanmadı. Sadece basına Başbakanlık binasında poz verildi. Yorgancıoğlu'nu Ankara Esenboğa havalimanı VIP salonunda KKTC Ankara büyükelçiliği yetkilileri, KKTC Büyükelçiliği askeri ateşe vekili, Ankara Valisi yardımcısı, Ankara İl jandarma komutan yardımcısı ve diğer yetkililer karşıladı. Ancak Erdoğan 2009 yılında yapılan seçimlerden sonra Başbakan olan Derviş Eroğlu'nu Başbakanlık Resmi binada resmi törenle karşılamıştı. Eski Başbakan İrsen Küçük de resmi tören ile karşılanmış, görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenlenmişti (http://www.gazete360.com/Haberler/gundem/yorganciogluna-dusuk-protokol/11704).

Peki biz resmi devlet protokolünü hak ediyor muyuz? Böyle bir sorudan dolayı bazı kesimler beni yanlış anlayabilir. Ancak, “ÖZELEŞTİRİ” kavramını hepimiz biliyoruz. Yani, başkalarını eleştirmeden önce kendimizi de eleştirebilme cesaretini göstermeliyiz. Protokol konusuna dönersek özeleştiriden önce “EMPATİ” yapmamız gerekiyor. Şöyle ki, Türkiye gözüyle KKTC’ye bakmaya çalışalım ve aşağıdaki noktalarda özeleştiri yapalım:
• Halen iktidarın büyük ortağı konumundaki siyasi parti Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan protokole yıkım paketi veya empoze paketi eleştirilerini acımasızca yaparsa,
• Hatta bu siyasi partiye mensup bazı gruplar Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine husumeti misyon edinirse,
• Hükümet kurmakta siyasi cesaret şovu yapacak diye “alo ben Beşir” olayını kasıtlı olarak dillere pelesenk ederse,
• Protokolü revize edecem demesine rağmen ikna edici hiçbir ekonomik vizyon ortaya koymayı başaramazsa,
• FIFA ve UEFA ile şekillenen spor hukukunu bildiği halde Güney Kıbrıs’ın Türkiye’de katıldığı sportif müsabakaları malzeme ederek özellikle siyasi yayın organı vasıtasıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni sürekli riyakarlıkla suçlarsa,
• Gezi olayları sırasında siyasi yayın organı vasıtasıyla Türkiye basınından neredeyse daha ağır şekilde AKP hükümetine eleştirilerde bulunursa,
• KKTC’de alınan neredeyse her acı önlem için Türkiye Cumhuriyeti’ni (TC Elçiliği) günah keçisi yaparsa,
• Beceriksizliğimizden elektrik için yapılan zam için dahi TC Elçiliğine yapılan haksız protestoya zemin hazırlarsa,
• Dünyanın en güçlü ülkelerinin dahi başarmakta güçlük çekeceği asrın projesi ile Türkiye’den KKTC’ye su getirilmesi için dahi samimi olarak teşekkür etme cesaretini gösteremezse,
• Her şeyden önemlisi bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’ye müdahalesinden şikayet ederken öte yandan sürdürülebilirlikten uzak çarpık devlet yapısı için Türkiye Cumhuriyeti’nden para istemeye (bazılarına göre para dilenmeye) devam ederse,
SİZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN YERİNDE OLSANIZ KKTC BAŞBAKANI İÇİN RESMİ DEVLET TÖRENİ YAPARMIYDINIZ?
Bu haber 551 defa okunmuştur

:

:

:

: