Anasayfa Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle   |   Bize Ulaşın   |   Künye                  

Anasayfa Haber Politika Ekonomi Dünya Spor Magazin Yazarlar Arşiv Reklam Seri İlan E-Gazete
Arama  
YAZARLAR
Erçin Şahmaran

Hiçbir kaza kader değildir

   
         

Paylaş





Kader nedir?

Kadere inanır mısınız?

İnsanın tüm hayatı, kaderinin onun için yazdıklarından ibaret midir?

Yoksa bu çaresizliğin getirdiği bir inanış mı?

Kim bilir?

Belki de işin içinden çıkamadığımız zamanlarda sığındığımız bir limandır kader.

Yaşanacak her ne varsa, kaderden öteye gidemiyorsa bunca çaba, mücadele neden?

İnternet ortamında kaderin ne olduğunu sorguladım.

“Kader, bütün olayların önceden ve değişmeyecek biçimde düzenlediğine inanılan doğaüstü güç, ezeli takdir. Yazgı veya mukadderat olarak anılır. Kader kavramı birçok farklı din ve felsefi akımda önemli bir yer tutar.”

Yukardaki tanım, kaderi anlatan özet bir cümle.

Hayat karmaşası içinde, kaderin de, şansın da, çabanın da yeri olduğuna inananlardanım.

Tüm bunların yanın da;

Sebepsiz de hiçbir şey olmaz.

Kuzey Kıbrıs’ta insan hayatı da dahil, bir çok olay pamuk ipliğine bağlı.

Ciddiye alınan, önem verilerek yapılan çok az iş var.

Sahiplenme duygumuz gelişmemiş en başta.

Hep bir kolaycılığa kaçma durumu yaşıyoruz.

Yaptığımız her ne olursa olsun, gerçek anlamda önem vermiyoruz.

Tüm bunların sonucunda ortaya birçok olumsuzluk çıkıyor.

Bu olumsuzluklara kader diyebilir miyiz?

Elbette bazı etkenlerin katkısı vardır ama yaşanan her ne olursa olsun kadere bağlamak yine kolaycılığa kaçıp, sorumluluk almamaktır.

Kıbrıs’ın kuzeyinde ciddi anlamda sorun olmaya başlayan olaylar yaşıyoruz, kötü olansa giderek artış gösteren bu olaylar için adım atılması gerekirken zamana bırakılıp adeta üstünün örtülmesi.

Zamanı bir mezarlığa dönüştürdük.

İçinde neler var neler.

Birçoğunu bugün için anımsamıyoruz bile.

Trafik kazaları mesela;

Her an nerede, ne yaşanacak diye, yüreğimiz ağzımızda bekliyoruz.

Ve elbette “iş kazası” denen daha çok insan hatası ve ihmalinden kaynaklanan olaylar.

İlgili kurumlara 200-300 arasında iş kazası bildiriliyormuş bir yıl içinde.

Ama gerçekte 500 ile 600 arasındaymış bu sayı.

Denetim, her alanda olduğu gibi çok çok az.

Ki esas mesele de tabi ki bu.

Son üç yılda 714 iş kazası yaşanmış bu ülkede.

Bu kazalar sonucunda 18 insan hayatını kaybetmiş.

Yanlış mıyım bilemiyorum ama bu kazalardan dolayı yargılanan ve ceza alan biri olduğunu duymadım.

Aksi bir durum varsa lütfen düzeltilsin.

Özellikle ülkemize çalışmak için gelen insanların bu ülkeyi, çalışma koşullarını ya da yapılacak işi ne kadar tanıdıkları şüpheli.

Aynı şekilde, bu insanların yapılacak işe olan yatkınlıkları da ciddiyetsizce karşılanıyor.

Çalışmaya bir gün önce başlayan bir insana, on metre çalışma yüksekliği olması gereken bir iş ortamı için nasıl olur da yetmiş metre yukarıda bir çalışma ortamı yaratılır.

Kullanılan aracın, gerecin, sağlamlığı, yasal belgelerinin varlığı, yapılacak iş için güvenilirliği ne kadar yerine getiriliyor?

Bunları kim denetliyor, insan hayatı bu kadar ucuz mu?

Sendikalar veya devletin ilgili kurumları iş kazalarından önce veya sonrasında ve de hak arama sürecinde neredeler?

En başa dönersem;

Hiçbir kaza kader değildir, buna ancak ihmal denir.

Ve ihmale sabep olanlara caydırıcı cezalar gelmedikçe, kazaların en başta önlenmesi için altyapı oluşturulmadıkça, bunların sonu gelmez.


  Haber tarihi 03.02.2014                  Bu haber 368 defa okunmuştur

Yorum Yaz Yazdır

 YORUMLAR
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Star Kıbrıs veya starkibris.net sorumlu tutulamaz.
Kadar
Bence Kadar: Aklini kullanamayanlar icindir. Yani bitkiler, hayvanlar vs vs . Insanin en buyuk kaderi 'Akli'nin' olmasidir. Ama yasayacaklari ve yasadiklari 'Akli'nin' eseridir ve 'Kaderi' degildir. Sayet 'Kader' olsa idi Allah hic bir Kulunun kotu olmasini istemezdi. Kader aklin getirdikleri ile secim yapmaktir. Japonya'nin gelismesi kadermidir yoksa akli kullanip insanalrin yasamini kolaylastirmak midir. Afganista'nin ki kader midir yoksa insanlarin akillarini kullanmamasi midir. Sayet siz belkide tek 'Kaderiniz' olan 'Aklinizi' gerektigi sekilde ve dogru olarak kullanmaktan aciz, tembel ve kotuye kullaniyorsaniz 'Allahtan' yardim dilemek isinizi Seytana havale etmektir. Bir de komsu koyde Kader arkadas vardi.
ince  NY   03.02.2014


Bugün Yazan Yazarlar

Editörden
Din, milletlerin yumuşak karnıdır
Vedat Yorucu
Doğal gaz üleşimi sorun yaratti
Erçin Şahmaran
Zenginle, fakirin ayırımı nedir?

Diğer Yazarlar

Yurdagül Beyoğlu Atun
Mektup meselesi
Gözde Bekir
Elektrik konusunda farklı sesler yükseliyor
Mihrişah Safa
“Hayırla” açılan Pandora’nın Kutusu
Nupelda Karabuğday
Ezan susmaz!
Yusuf Kanlı
Düşünmek zamanı…
Özcan Özcanhan
Özlü müzakereler başlatılmış
İpek Halim
Güzel Ekran: BRT
Hakkı Şener
Bir mesele iki bakış…
Fahriye Özay
At binicilik sporu mutluluktur
Erkan Eğmez
Kıbrıs’ta işler kızışıyor
Ayşe Tural
Güzel bir hafta sonu dileğiyle…
Tansel Fikri
Thatcher’ı Kıbrıs Türkü unutmayacak
Mehmet Hacıarif
1963’te Avustralya’dan Kıbrıs’taki komşusuna gönderilen fotoğraf
Fatih Bayraktar
Kıbrıs Türk Psikolojisi Nereye?
Serhat Yalçın
Yoldaki kan
Niyazi Ergülen
Kıbrıs ve Türkiye’de Siber heyecanı
Salih Doğrusöz
Mevhibe CANGİL kimdir?
Okan Veli Şafaklı
Nerede kaldı yerel yönetimler reformu?
Serkan Güzel
Yine de seveceğiz seni
Metin Silman
Barış Harekatı’nın 40. yılında... O günlere nasıl gelindi XVII
Dr. Mustafa Ertanın
Usulsüzlüklere takip yok mu?
Yeşim Öztopraktan
Beşparmaklar Bakanlığı
Konuk Yazar
Dolar Analiz
Ekrem Günaydın
ABD seçimleri ve Johnson
Emir Abdurrahman Bulut
Nereye gidiyoruz
Tülin Tuncer
Bilim için ölen kadın
Mustafa Ulaş
Vatandaşlıkta “hakça” bir düzenleme yapılmalı
Nihan B. Yücel
Hava sizi vurdu mu?
Mustafa Ahmet
İşin içinde iş var
Serdar ARAPOĞLU
Akdeniz Bahçesi
Dervis Eksici
KKTC’nin yapılandırılıp kusumsallaşması şart
Hüseyin Turan
D Smart 264. Kanal ve Türksat 3/A'da “Kıbrıs Saati”
Hamit Arslan
SORUMLULUK DUYGUSU
Erdem Çağlayan
Övmek ve yermek için henüz erken
Teoman Turan
Taciz için yasal düzenleme gerekiyor
Esra Türkel
“Hayatımın Acı Öyküsü”
Gül Çakır
Aman dikkat! Sübyancı değil, “Pedofili”
Kaan KUTLAY
Finansal Piyasalarda Sığ Sulardan Derin Sulara


ANKET

Yerel seçimin ardından ülkede erken seçim olmalı mı ?
EVET (% 27)
HAYIR  (% 71)
BİR FİKRİM YOK  (% 2)
Diğer Anketler