BBC’de küfrün bedeli

BBC deyince aklınıza ne gelir ? Dünyanın en ciddi, aklı başında, haberleri güvenilen, programları eğitici, öğretici, dizi ve belgeselleri dantel inceliğinde işlenmiş, kısacası saygın bir yayın kurumu değil mi ..
BBC deyince aklınıza ne gelir ?
Dünyanın en ciddi, aklı başında, haberleri güvenilen, programları eğitici, öğretici, dizi ve belgeselleri dantel inceliğinde işlenmiş, kısacası saygın bir yayın kurumu değil mi ..
Milyonlarca TV kullanıcısından alınan lisans parasıyla ayakta duran, binlerce kişinin çalıştığı dev bir işletmedir aynı zamanda..
British Broadcasting Corporation (Britanya Yayın Kurumu) veya kısacası BBC..Ya da halk arasındaki adıyla BBC Teyze..
1922 yılında kurulan, dünyanın en geniş yayın kurumunda bugün tam 28 bin 500 kişi çalışıyor. Dünyanın dört bir yanında meydana gelen olayları, radyo ve TV’lerinden dinleyici, ,izleyicisine anında, gerçekleştiği şekilde, doğru aktarmasıyla tanınıyor..
Son günlerde, BBC üzerinde büyük gürültüler koptu..
Herkesin gözü, kulağı BBC’den gelecek haberlerdeydi..
Olay, BBC Radio-2 ‘de program sunan Russell Brand ile ülkenin en fazla kazanan sunucu-programcısı Jonathan Ross’un konuk katıldığı yayında, yaşlı bir aktörün telesekreterine bıraktıkları edepsiz ,küfürlü mesajdı..
Önce programa topu topu 2 şikayet geldi.. Radyo programını dinleyenlerden sadece 2’si, koskoca adamların, 5 yaşındaki çocukların bile yapmayacağı aptalca, çocukca konuşmalardan rahatsız olup, BBC’ye şikayette bulundu..
BBC’nin uzun yıllar önce çok ünlü dizisi “ Fawlty Towers”da İspanyol garsonu canlandıran , şimdi 76 yaşındaki emekli aktörün telesekreterine bıraktıkları bayağı mesaj, basına sızdı...
Ve pandomim böylece koptu..
Mesajın kelime kelime ayrıntısı, Russell Brand ve Jonathan Ross’un şakaları, herkesi şok etmeye yetti.. Konuşmalarda halkı rahatsız eden, içeriğinden çok, iki sunucusunun umursamaz, şımarık, “biz yaparız, olur” türünden davranışlarıydı..
Russell Brand, BBC’nin sicili fazla parlak olmayan, ancak espri gücü fazla, programdaki canlılığı nedeniyle genç dinleyicilerini çekmek için işe aldığı yeni bir isimdi.. Uzun saçları, ünlü kadınlarla ilişkileri, üstü açık esprileri ile BBC’deki programına , gençleri bağlamayı başardı..
11 Eylül’de New York’daki ikiz kulelerin yıkılması ardından, çalıştığı işyerine Osama Bin Ladin kıyafeti giyip gelen bu deli-dolu yayıncı, o gün işinden de oluvermişti..
Kısacası Brand’in sicili zaten lekeliydi..
Jonathan Ross’a gelince.. 47 yaşındaki bu sunucu da Radio-2’nin program yapımcılarından.. Ancak asıl ün ve parasını, BBC TV’sinde her Cuma akşamı sunduğu talk show’lara borçlu.. Ayrıca Film programları, BBC’nin BAFTA ödülleri, Royal Variety Show gibi en ünlü programlarının da sunucusu.. Geçen sene, kurum ile 3 yıllığına 18 milyon sterline anlaşma yaptı..
Günde 17 bin sterlin kazançla, İngiltere’nin en pahalı sunucusu ünvanına kavuştu..
İki sunucunun, edepsiz mesajlarının kopardığı gürültü, bu hafta İngiltere’yi epey meşgul etti..İki kişiyle başlayan şikayetler, saatler içinde çığ gibi büyüyerek, perşembe günü 35 bine ulaştı.. Onbinlerce şikayetle karşılaşan BBC, derhal iki sunucuya işten elçektirirken, halkın baskısı daha da arttı.. Halk ve basın, iki programcının, atılmasını istedi.. Adeta, yaptıklarının bedelini ödemelerini talep etti..
BBC Genel Müdürü de BBC Vakfı ve Yöneticilerini, “ Acil” toplantıya çağırdı.. Toplantı başlamadan Russell Brand, olaydan büyük üzüntü duyduğunu belirtip istifa etti.. Toplantı devam ederken, Brand’in programının kontrolundan sorumlu 21 yıllık BBC’ci , görevinden istifa ettiğini açıkladı.. Acil toplantıdan, Jonathan Ross’a, 3 aylık, ücretsiz “ceza” verilmesi kararı çıktı..
Yıllık bütçesi 4 milyar sterlini bulan ve her kuruşu vergi yükümlülerince karşılanan BBC’de, son sözü söyleyen yöneticiler, halktan gelen baskıya bir anlamda boyun eğdiler..
BBC gibi ciddi bir yayın kurumundaki bu skandal, belki başka kanalda olsa bu kadar dikkat ve tepki çekmezdi.. Ancak adı BBC olunca, herkes biraz duruyor..
Küfürlü konuşmanın bedeli 2 istifa, 35 bin şikayet ve en pahalı sunucuya 3 aylık , ödeneksiz cezayla bitti gibi görünüyor..
Başbakan Gordon Brown’dan , Ana Muhalefet Lideri David Cameron’a, sokaktaki vatandaşa kadar tepki gören skandal, BBC’ye pahalıya mal oldu..
Hem adı lekelendi, hem de kurumdaki bazı gayri ciddi davranışlar ortaya çıktı. BBC’ciler, şimdi her programı, yayınlamadan iyice denetlemeden geçiriyor.. Yayın ilkelerine, halkın hassas olduğu noktalara büyük dikkat gösterileceği belirtiliyor.
Bu arada, BBC’nin ana rakipleri ITV, SKY ne mi yaptı dersiniz ? BBC’deki skandalı, anı anına, canlı haber kanallarında verdiler.. En ağır eleştirileri getirdiler..
BBC ‘ye gelince.. O da hem radyo, hem TV’lerinde, kendi kurumundaki skandalı tarafsız, haber anlayışıyla anında canlı yayınladı. En acımasız eleştiri, yine BBC’cilerden geldi..
Yani kol kırılıp, yen içinde kalmadı.. Herşey, halkın gözü, kulağı önünde yapıldı..BBC’ciler, böyle bir skandalı yaşamama konusunda oldukça ciddi..86 yıllık kredilerini kaybetmeye niyetli değiller..BBC’den de zaten bu beklenir..

Bu haber 186 defa okunmuştur

:

:

:

: