Bu halka güvenin

Çözüm sürecinin takipçiliği ve sahiplenilmesi konusunu ısrarla vurguluyorum.

Çözüm sürecinin takipçiliği ve sahiplenilmesi konusunu ısrarla vurguluyorum.

Çözümden korkmak nasıl izah edilebilir ki?

Ya da, hem müzakereci Cumhurbaşkanına güvenmek, hem de tam anlamıyla başlamamış müzakere sürecini baltalamaya çalışmak nasıl bir çelişkidir?
Sayın Cumhurbaşkanı, göreve geldiği ilk günden müzakerelere kalındığı yerden devam
edeceğini beyan etmedi mi?
Çözüme evet, ama yaklaşım mutlaka ki “çözüm nasıl olursa olsun” değil.
Ve toplumun iradesidir karar merci.
Son durumu da müzakere süreci belirleyecek.
Kendinize güvenmiyorsanız o “herşeyi onlar için yaptığınızı” söylediğiniz halkınıza güvenin.
Müzakere etmeden, hayırları kuşanmak, toplumsal çıkarları hiçe saymaktır.
Bu önyargı şuan için gereksiz.
Şuan için gerekli olan sürecin önünü açmak.
Gündemden düşürmemek, motivasyonu sağlamak.
İlk adım;
İyi niyetle, resmin bütününü görmek ve göstermek .
Bu noktada hükümet ve siyasi çevrelere de önemli görevler düşüyor.
Dünya sadece bizim olduğumuz yerde ve baktığımız noktada değil.
Bir ülke düşünün ki yıllardır ayni gündemleri tartışıp, konuşuyor fakat bir adım dahi yol aldığı yok.

Hayatın her alanında bir kazanma ve kazandığını koruma hoyratlığı ile bencilliği var.
Bu ülkenin gündemi değişmeli.
En başta siyaset olduğu yerin hakkını vermeli, ciddiye almalı.
Bu ülkenin şuan için istediği tek olumsuzluk, siyasi istikrarsızlık ve siyasi kaostur.
Görev başında olan bir hükümet vardır.
Bu hükümet üzerine düşenleri yapmalı, zaten yapması gereken bu.
Eğer bozulacaksa neden kuruldu?
Uyumsuzluk varsa, bu iddiayı ortaya atanlar hangi uyumda sorun var, onu da anlatmalı.
Sağda birlik, beraberlik dedikoduları ne düzeyde?
Beraber hareket etmek, ortak hükümet kurmak kime ne sağlayacak?
Topluma birşey kazandırmayacağı kesin, sizin uyumunuz kimsenin umurunda değil.
Devlet, hükümet, ciddiyet ister, ahlak ister, bedel ödeme ister, radikal ve zamanında karar alama ister.

Bu tür tartışmaları toplumun gözü önünde bu derece ve düzeyde yapmak siyaset seviyesinin en güzel örneği.
Geçmiş hükümetten sonra değişen nedir?
Önce bunu anlatın, anlatın ki yeni maceralara bir mazeretiniz olsun.
Bu noktada Cumhuriyetçi Türk Partisi yönetimini de anlamakta zorlandığımın altını çizmek isterim.
Ortağı olduğunuz hükümetin bir tarafı yanarken, yaylım ateşine tutan vekiller her gün bir yerde hedefi size çevirirken bu sessizlik niye?
Bu sessizlik iktidar içinse yazık oluyor.
Tekrardan altını çizeyim;
Bu ülkenin gündemi bunlar değil.
En başta hükümet ve hükümetin ortakları “muhalefette başka iktidarda başka” söylemini değiştirecek icraatlara ve toplumun önceliklerine yoğunlaşın.
Aynen seçim öncesi söylediğiniz gibi.
Başka lüksünüz de yok.

Bu haber 517 defa okunmuştur

:

:

:

: