Tencere tava, kuzeyde ve güneyde elektrikte ayni hava!.....

Geçtiğimiz dönem Elektrik Kurumunda özelleştirmeme yönünde kendisine derogasyon tanınan Güney Kıbrıs bugünlerde aynı kurumun özelleştirme olgusu karşısında sendikal eylemlerle çalkalanmaktadır.
Geçtiğimiz dönem Elektrik Kurumunda özelleştirmeme yönünde kendisine derogasyon tanınan Güney Kıbrıs bugünlerde aynı kurumun özelleştirme olgusu karşısında sendikal eylemlerle çalkalanmaktadır. Hatta, bizde de EL-SEN ve o günün muhalifi bugünün ise iktidar mensupları Güneyde elektrik kurumunun özelleştirilmesinin AB tarafından neredeyse yasaklandığını ve benzeri şartları taşıyan elektrik kurumunun bizde de özelleştirilmemesi gerektiği yönünde argüman geliştirmişlerdi. Oysa gerçek tamamen bu şekilde değil aşağıda belirtildiği gibi idi.

Malta gibi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 2003 /54 / ECYönergesi’nin belirli hükümlerinden ayrıklığı 25 Eylül 2006 Komisyon Kararı ile onaylanmıştır. 2003 /54 /EC yönergesinin 2. Maddesinin (26). bölümünde Kıbrıs Cumhuriyeti ‘küçük izole sistem’ olarak değerlendirilmiştir. Bu yönergeye göre, ‘küçük izole sistem’, 1996 yılında, saatte 3 000 GW’tan az tüketim yapmış olan ve yıllık tüketiminin %5’inden daha azını diğersistemlerle olan interkoneksiyonlarından edinen sistemler anlamında kullanılmıştır. 1996’daKıbrıs Cumhuriyeti, saatte 2 315,3 GW’lık tüketim yapmıştır. Kıbrıs Cumhuriyeti izole fakat enterkonekte olmayan bir güç sistemidir. Adadaki elektrik piyasasının büyüklüğü ve yapısı göz önüne alınırsa, şimdilik, elektrikte rekabetçi bir piyasanın amaçlarına ulaşılması ve bu sistemin bir üye ülkenin ana şebekesi ile enterkonekte olma ihtimalinin imkânsızlığı, başvuruya eklenen belgeler ve sonrasında edilenlerle yeterince ispat edilmiştir. Komisyon, Kıbrıs Cumhuriyeti’ninbaşvuru sebebini incelemiş; ayrıklığın ve başvuru için gereken şartların, 2003/54/EC yönergesinin amaçlarının muhtemel başarısını etkilemeyeceği konusunda tatmin olmuştur. KıbrısCumhuriyeti’nde elektrik sektöründe önemli değişimler olması halinde Komisyon kararı ileayrıklık kaldırılabilir. Bu maksatla, Kıbrıs, elektrik sektöründeki devrimleri izlemeli, ve herhangi bir önemli değişimden, özellikle yeni jenerasyon lisanslarından, piyasadaki yeni girişimcilerden,fiyatlardaki hareketlenmelerden ve ayrılığın yeniden gözden geçirilmesini gerektirebilecek yenialtyapı planlarından, Komisyon’u haberdar etmelidir.

Güney Kıbrıs’a tanınan derogasyonAB’nin da dahil olduğu TROIKA tarafından hükümsüz hale getirilmiştir. Şöyle ki, AB Komisyonu, AB Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) üçlüsünden oluşan TROIKA Güney Kıbrıs’a kurtarma planı çerçevesinde elektrik kurumu, telekomünikasyon ve limanların özelleştirilmesi şartında bulunmuştur. Uluslararası kurtarma anlaşmasına göre; 10 Milyar Euro’luk yardıma ilaveten Güney Kıbrıs hükümeti bu özelleştirmelerden 1.4 Milyar Euro ilave kaynak yaratmayı taahhüt etmiştir (http://www.startribune.com/world/247037971.html).

Peki Güney Kıbrıs’ta Elektrik Kurumunun özelleştirilmesini gerekli kılan başka koşullar yokmudur? Elbette vardır. Bu gerekçe ise bizim KIB-TEK’in durumundan farklı değildir. Şöyle ki, Eurostat verilerine göre,Kıbrıs sadeceAlmanya veDanimarka’dansonra, 2013 yılının ilkdönemindeüçüncü en yüksekhanehalkıelektrik fiyatlarına sahip ülke olmuştur. Ancak, satın alma gücü açısından, Güney Kıbrıs halkının27 AB ülkesine göre en pahalıelektriğiödediği bildirilmiştir ((http://cyprus-mail.com/2013/11/24/our-view-eacs-arguments-against-privatisation-are-disingenuous/). Nasıl ki, bizdeki (KKTC) elektrik zamları çalışan maaşının % 20-25’ine tekabül ederek üreticinin de belini bükmekte iken benzeri durum Güney’de de mevcutdur. Tabi ki bu durumun devamı genelde vatandaşı perişan ederken yaklaşık 2000 TL yakıt tahsisatı alan ve mesailerle maaşı 12000 TL’ye çıkan EL-SEN mensuplarının işine gelmektedir. Kendi sırça köşklerinde yaşamaya devam etmek için ise Türkiye’ den kablo ile elektrik gelmesine dahi anlamsızca ve gerçekçi olmayan gerekçelerle karşı çıkmaktadırlar.
Elbette TROIKA sadece fiyat açısından elektrik özelleştirmesini talep etmemektedir. Bunun yanında, kamunun ekonomiye müdahalesini önlemek, kaynak tahsisini rasyonel hale getirmek, verimlilik ve etkinlikle açıklanamayan politik müdahaleleri ve çıkar gruplarının aktivitelerini sınırlamak ve ülkeye daha fazla yatırım çekmek için ilgili KİT’lerin özelleştirilmesini öngörmektedir (http://cyprus-mail.com/2013/11/21/economy-council-favours-full-privatisation/).
SÖZDE AB UYUM SÜRECİ İÇERİSİNDE OLAN BİZLER; İŞİMİZE GELDİĞİ ZAMAN AB KRİTERİ, İŞİMİZE GELMEDİĞİ ZAMAN İSE BİZİM ŞARTLARIMIZ FARKLI DEYİP STATÜKOYU DEVAM ETTİRİP ETTİRMEYECEĞİMİZE ARTIK KARAR VERMEK DURUMUNDAYIZ.
Bu haber 545 defa okunmuştur
  • Akılsızlık defteri Lale  Girne - 06.03.2014 Ctp zaten Avrupa uyumyasasını işine geldiği gibi yorumluyor. Ctp nin oturmuş bir ideolojisi ve fikri yapısı yok günübirlik siyaset yapıyor. Itici ve fakirin yanında olması gereken sol bir parti sermaye partisi oldu. İşine gelirse ak parti düşmanı işine gelirse en iyi anlaşan parti. İşine gelirse dini eğitime karşı ama açılışını yapar başarılar diler. Elektriğimin özelleşmesine karşı ama özelleşmesi için altyapıyı hazırlıyor yuh artık. Ctp ne dediyse akıl defterinde tersimi yaptı oldu akılsız defteri.

:

:

:

: