“Şura” amacına ulaştı mı?

Hepimiz kabul ederiz ki, plansız yaşıyoruz.
Hepimiz kabul ederiz ki, plansız yaşıyoruz.
Başımıza gelen birçok olumsuzluğun sebebi, ileriyi düşünmeden, günlük düşünüp, günlük yaşayarak, hayatımızı tesadüflere bırakmamızdır.
Geleceği düşünmüyoruz.
İhtiyatlı olmak, önlemler alabilmek, olumsuzlukları daha başlamadan ortadan kaldıracak tedbirleri düşünmek, pek bize göre değil.
Devlet yapacağı her şey için planlama yapmalıdır.
Devlet en başta vatandaşlarının, eğitimden, sağlığa hayatını planlamalıdır.
Sağlıklı, amacına uygun olan ve zamanla amacına ulaşan planlamalar için öngörüler yapılır, çalışmalar yapılır, imkânlar çerçevesinde kaynaklar ayrılır.
Ve sağlam, etkili, verim alıcı planlamalar, her anlamda iyi hazırlanmış projelerden oluşur.
Bu söylediklerimi bir noktaya getireceğim.
Anlattıklarımın hepsini öncelikle bir araya getirmek gerek.
Plan ve projeleri tartıştırarak, ilgili kesimleri bir araya getirerek farklı düşünce ve yaklaşımları kaynaştırarak, ortak bir ürün elde etmek, en baştan bir yol haritası çizmektir.
Eksiklikleri görmek, enerji ve zaman kaybını en aza indirmek, hiç aklımıza gelmeyen tasarrufu da hayata geçirmektir aynı zamanda.
Tüm bunları harmanlamak ve verim almak için bazı konularda “Şuralar” düzenlenir.
Kuzey Kıbrıs’ta da zaman zaman şuralar düzenleniyor.
Elbette bir amacı vardır.
Konu ne olursa olsun, herkesin söyleyecek sözünün ve önereceklerinin önemi her daim değerlidir.
İşin içinde olan insanların, kurumların, sivil toplum örgütlerinin tek amaç için toplanması, tartışması ve konunun özüne ilişkin, objektif, verimli, amacından sapmadan, daha iyiyi amaçlayarak, fikir üretmesi, hayat bulmasını sağlamak için takip etmesi, mutlaka ki tek amaçtır.
Kuzey Kıbrıs’ta geçtiğimiz günlerde yapılan eğitim şurası amacına ulaştı mı?
Ya da amaç neydi?
Ön plana çıkarılan sadece bir kaç madde mi olmalıydı?
İlgili Bakanlığın web sitesinde Şura ile ilgili yapılan açıklamalar şöyle;
“Şura’nın Amacı;
Milli Eğitim Şurası Tüzüğü’nün 3’üncü maddesi bağlı olarak, Kıbrıs Türk Toplumu’nu geleceğe taşıyacak eğitim sistemini yeniden yapılandırmaya yönelik olarak, bugünün ihtiyaç ve koşullarına göre eğitimde yaşanması gereken dönüşümleri hayata geçirecek yol haritasını belirlemek, eğitim-öğretim konularında izlenecek temel politikaların kararlaştırılması ve uygulamaya konmasıyla ilgili önlemleri saptamak.”
Ve bir diğer açıklama;
“Şura’nın Görevleri;
Şura, ilgili tüzüğün 3’üncü maddesinde öngörülen amaçların gerçekleşmesine ilişkin görevleri yürütür. Şura, bu görevleri yerine getirirken milli eğitimin amaç ve ilkelerine, öğretim sistemi ve programlarına, bunların kapsam ve içeriğine, eğitim kurumlarının yapısı, eğitim ortamları ve öğretim sürelerine ilişkin genel veya özel önerilerde bulunabilir; anılan konularda yasa, tüzük ve yönetmelik tasarıları hazırlanması yönünde tavsiye nitelikli kararlar üretebilir.”
Sonuç olarak bu amaçlara ulaşıldı mı?
Meselenin özü bu.
Kuzey Kıbrıs’ın yerlerde sürünen, her yıl daha da gerileyen, gün ve gün bizi daha çok düşündüren eğitim sistemimiz birkaç maddenin tartışılmasıyla düzelecekse, varsın sadece bunlar tartışılsın.
“Andımız kaldırılmalı, okullarda mecburi din derslerine son verilmeli, Hala Sultan İlahiyat Koleji kapatılmalı, kesintisiz 11 yıllık eğitime geçilmeli.”
Kararlar sadece bunlar değil ama nedense sadece bunların tartışılmasını anlayamıyorum.
Öne çıkarılan ve tartışılan bu maddeler eğitim sistemimizi düzeltecekse, hepsi bugünden tezi yok hayata geçirilsin.
Hiçbir şeyin aşırısı veya olması gerekenden fazlası fayda getirmez.
En güzeli, insan gelişimi içinde, olması gereken kadar, tüm konuların bulunmasıdır.
Bunlar kesinlikle tartışılmalıdır.
İliklerimize kadar işlemiş siyasetten arınarak, önyargısız, objektif ve katkı sağlamaya yönelik çalışmalara odaklanmalı ve enerjimizi doğru yerlere sabitlemeliyiz.
Eğitim şurası için bu düşünceleri seslendirdikten sonra yazımı şu şekilde sonlandırmak istiyorum;
Önerilen ve tartışılan her konunun konuşulmasını, ortak düşünceyle yapılabilecek olanların yapılmasını destekliyorum.
Ama, amaç ve görev olarak belirlenen toplumun eğitim kalitesinin artırılması ise tabloyu bir bütün olarak ele alıp, tüm eksikliklerle değerlendirmek ve çare aramak daha akılcı ve gerçekçi olacaktır.
Bu haber 572 defa okunmuştur

:

:

:

: