“Değişimi herkesin istemesi lazım”

“Bu mesaj 2013 yılında trafikte ölenlerin sayılarının, basit bir karşılaştırması ile ilgilidir.
“Bu mesaj 2013 yılında trafikte ölenlerin sayılarının, basit bir karşılaştırması ile ilgilidir. Bu çalışmada Kıbrıs'ın güneyi, Malta ve İzlanda (adalar) ile KKTC'nin durumunu kıyasladık.
Trafikte Ölüm Sayıları, 2013 yılı toplamları:

Kıbrıs'ın Güneyi: 44 kişi.

Nüfus: 865,000, 1 milyon nüfusa göre ölüm oranı: 1000000 * 44 / 865000 = 51 kişi

Malta: 17 kişi.

Nüfus: 418,000, 1 milyon nüfusa göre ölüm oranı: 1000000 * 17 / 418000 = 41 kişi

İzlanda: 15 kişi

Nüfus: 320,000, 1 milyon nüfusa göre ölüm oranı: 1000000 * 15 / 320000 = 47 kişi

KKTC: 49 kişi

Nüfus: (Allah bilir ama 300,000 kabul edelim)

1 milyon nüfusa göre ölüm oranı: 1000000 * 49 / 300000 = 163 kişi

Nüfus 500,000 olsa bile, 1 milyon nüfusa göre ölüm oran: 98 kişi

Karşılaştırma ve diğer ülkelere göre ne kadar daha kötüyüz:


KKTC (300,000 nüfusa göre)

Kıbrıs'ın Güneyine göre: 163 / 51 = 3.2 katı daha kötüyüz

Malta'ya göre: 163 / 41 = 4.0 katı daha kötüyüz

İzlanda'ya göre: 163 / 47 = 3.5 katı daha kötüyüz


KKTC (500,000 nüfusa göre--eğer 300,000 değil de 500,000 ise nüfusumuz)

Kıbrıs'ın Güneyine göre: 98 / 51 = 1.9 katı daha kötüyüz

Malta'ya göre: 98 / 41 = 2.4 katı daha kötüyüz

İzlanda'ya göre: 98 / 47 = 2.1 katı daha kötüyüz

Kısa Yorum:

Tek kelime ile trafikte durumumuz VAHİMDİR. Hatta vahim ötesidir.

Kıbrıs'ın güneyi AB'ndeki önde gelen ülkelerin çok arkasında olmasına rağmen, KKTC olarak biz Rumlardan en az iki kat daha kötüyüz!!!

Malta ile kıyaslanamayız bile!!!


Bize 2012 yılı sonunda söylenenler, o zaman da açıkça söylediğimiz gibi, toplumumuzu yanıltmaya yönelikti. Bugün bile 2012'de yaşanan düşüşün gelişigüzel ('random') olduğunu kabul etmek istemeyenler ve toplumu hala yanıltmaya çalışanlar var ...

Trafik kazalarının önlenmesi EĞİTİM, DENETİM, ve MÜHENDİSLİK (Dünyanın 3-E olarak bildiği gibi çerçevesinde yapılacak BİLİMSEL çalışmalarla çözülebilir.

Bizim toplumumuzda, bu konuda çalışabilecek bilgili insanlarımız vardır. Bir başlangıç yapmamız kesinlikle mümkündür.

Toplum da doğruları yapmayı ve çözümleri yöneticilerinden istemeyi bilmelidir.

Medyamız da trafik güvenliği farkındalığının sağlıklı bir düzeye getirilebilmesi için kendi içinde organize olmalı ve tüm ilgililerle birliktelik sağlamalıdır.

Trafikle ilgili tüm kurum, kuruluş ve örgütleri da yöneticilerimiz organize etmelidir.

Çözüme ulaşmak için yapılacak işler somut olarak bellidir.

'X yapsın.' mantığı bize uymaz. BİZ bunu toplum olarak hep birlikte yapacağız.

Öğretmenler ve sürüş okulları eğitim bacağı için uğraş verecek, trafik polisi, sigortacılar ve ehliyet sisteminde çalışanlar denetim bacağında uğraş verecek, trafik mühendisleri veya bu bilgiye haiz mühendisler de mühendislik bacağında uğraş verecek. Halk da kendine düşenleri yapacak. Kendi içinde organize olacak ve hatalı davrananların azınlığa düşmesini sağlayacak. Ayrıca, halktan seçilmiş ve eğitilmiş kişiler de fahri trafik müfettişleri olarak denetime yardımcı olacak (fahri trafik müfettişliği kurslarını 250 kadar Kıbrıslı Türk kaç yıl önce tamamlamıştı. Gerisi gelmedi.)

Biz toplum olarak trafik sorununu ciddi düzeyde hiç çözmeye çalışmadık. Bir çalışalım bakalım neler değişebilecek.

DEĞİŞİMİ herkesin istemesi lazım ...”

Trafikte Kazasız Yaşam Derneği (TRAKAYAD) Başkanı Hüseyin Sevay’dan gelen bir mesajdı bu.

Bugün köşemde paylaşmak istedim.

Hala daha hafızalarımızdadır.

Lefkoşa- Güzelyurt yolu üzerinde, Türkeli kavşağında meydana gelen trafik kazasında dört güzel insanı kaybettik.

Dört genç, donanımlı, akademisyen, öğretim görevlisi bayan.

Yüreğimiz parçalandı, boğazımız düğümlendi.

Peki, bitti mi, unuttuk mu?

Aradan yaklaşık üç ay geçti.

Herhangi bir adım, bir değişiklik oldu mu?

Hayır, olmadı, olan tek bir şey var;

Her zaman ki gibi, ateş düştüğü yeri yaktı.

Birkaç gün herkes konuştu, basın yazdı, ilgili kesimler TV programlarında sorunları anlattı.

Ve bildik durum, çaresizlik aynen kaldığı yerden devam dedi.

Ne yapısal, ne sosyal, ne de fiziksel alt yapı anlamında herhangi bir adım atılmadı.

Bir yenisi yaşanana kadar, yine üstünü örttük acıların.

Sevgili Hüseyin Sevay, yazının girişinde paylaştığım bilgileri ve dahasınıgönderdi.

Karşılaştırma yapıldı, farklı ülkelerle, yakınımız da olanlarla.

En vahim, en vurdumduymaz, en çabuk unutan, en az kendine dert edinen ve maalesef en çaresiz biziz.

Hayat devam ediyor, insan hayatı üzerinde ne bekleyecek zamanımız ne de sabrımız var.

Sorun büyük, sorun ortada, yeni acıların yaşanması beklenmeden, ilgili tüm kesimler, önyargısız bir araya gelmeli.

Kimse bizim için yapmayacak bunları.

Biz, kendimiz, hepimiz için yapacağız.

Daha önceleri de seslendirdiğim gibi;

Trafikte sözü bitirmeyelim.
Bu haber 529 defa okunmuştur

:

:

:

: