KTHY ve ETİ’yi bir daha yazmak istedim

Daha önce, bir yazıma şöyle başlamıştım; “Artık ülkede yaşanan hiçbir şey için şaşırmıyorum.
Daha önce, bir yazıma şöyle başlamıştım;
“Artık ülkede yaşanan hiçbir şey için şaşırmıyorum.
Ne sapık ilişkiler, ne cinsel fanteziler, ne söylenen ve söz de kalanlar, ne her yönüyle çöken yapı, ne de bunlardan bir haber ülke yönettiğini zannedenler.
Gerçekten şaşırmıyorum, belki de en kötüsü de budur.
Şaşırmamak, normalleştirmek, kabullenmek, bilemiyorum.
Zaten bu kadar otoriteden uzak bir yapıdan, daha fazlasını beklemek büyük saflık olur.”
Evet, bu düşüncelere hayat vermiştim bir yazımda.
Bugün için, KTHY ve ETİ’nin kapatılma sürecini bir kez daha yazmak istedim.
Kıbrıs Türk Hava Yolları süreci hala akıllarda.
Ve kuzey Kıbrıs’ta yaşayan herkesin yüreğinde bir burukluk, vicdanında bir rahatsızlık, hala aynı yerini koruyor.
KTHY süreci henüz aklanmadı, aklanması içinde elle tutulur, gözle görülür, sonuç aldıran bir adım yaşanmış değil.
ETİ içinde aynı şeyler söylenebilir.
ETİ’nin, KTHY kadar gündem olmaması, belki çalışan sayısı, belki ülke imajına sağladığı katkı sebebiyle, çok ön plana çıkmadı.
Ama sonuç aynı, çalışanların kaderi aynı ve hizmet verdikleri alanlarda, boşlukları hala aynı derecede hissediliyor.
Yani yine, yeniden bu ağır bedeli toplum ödüyor.
Cuma akşamı “SÖZ SİZDE” programım da KTHY ve ETİ’yi konuştuk.
HAVA-SEN Başkanı Sevgili Buran Atakan ve sendika üyesi Mustafa Yücelen ile beraber.
Haberin detayları ile bugün buluşacaksınız.
Ama ben bir kez daha yazmak istedim.
Özellikle KTHY ile ilgili sürecin bir kırılma noktası var.
Sendika Başkanı Buran Atakan anlatıyor, aynen aktarıyorum;
“Elimde Sayın Ali Çetin Amcaoğlu’nun Başkanı olduğu bir komitenin hazırladığı rapor var. Dönemin Meclis Başkanı Sayın Hasan Bozer’e yazılmış. Rapor 9 Haziran 2010 tarihli. Uçuşlarımızın durdurulmasından 12 gün önce. Uçuşlarımız 21 Haziran 2010 da durdurulmuştu. Ve raporda üyelerin oybirliği vardı. Rapor şunu söylüyor; “Komite ilgili taraflarla görüşmüş olup. KTHY’nin yaşatılması için bir eylem planını hazırlamıştır. Uçuşların devamının sağlanması, turizm sektörünün olumsuz etkilenmemesi, KTHY’nin içinde bulunduğu durumun rahatlatılmasına olanak sağlamak için eylem planını bilginize sunar, bu planın, hükümet, basın ve diğer ilgililerle paylaşılmasının, faydalı olacağını bildirir saygılar sunarım.” Bu rapor uçuşların durdurulmasından on iki gün önce veriliyor ve ivedi deniyor. Rapor Meclis’e 9 Mayıs 2011 de geliyor. Tam on bir ay sonra dağıtıldı. Böyle bir şey olamaz.”
Tek kelimeyle böyle bir şey olamaz.
Komite kuruluyor ve bir rapor hazırlanıyor.
Rapor tarihi 9 Haziran 2010.
KTHY’nin uçuşlarının durdurulmasından 12 gün önce.
Yani önlem alınabilinir.
Kuzey Kıbrıs dünyaya açılan tek penceresi, milli hava yolu kurtarılabilir.
Hatta Türkiye Sivil Havacılık Dairesine bu rapor gönderilseydi, belki de bu süreç hiç yaşanmayacak bugün bu satırları yazmayacaktım.
Ama bu hayati öneme sahip rapor, KKTC Meclisine tam on bir ay sonra geliyor.
Fazla söze gerek yok, yorum kamuoyunun.
Kendi adıma sadece şunu söyleyebilirim;
Yazık olmuş hem de çok yazık olmuş.
Bu hata veya ihmal değil.
Bunda her türlü düşünce akıllara gelebilir.
Peki, bitti mi?
Hayır, bitmemeli.
Meclis’te konuyla ilgili yeni bir süreç bu hafta başlayacak.
Hızlı bir sonuç, hem yapanın yanına kalmamasını, hem kamu vicdanını, hem de bundan sonra adım atılırken keyfiliği sonlandıracak.
Bu bir lekedir ve temizlenmesi gerek.
Sorumlular üstüne düşeni yapsın, bizlerde takipçisi olalım.

Bu haber 507 defa okunmuştur

:

:

:

: